Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Anoreksia nervoza

07.06.2021
63

Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır fobi suratından şuurlu olarak fazla cılız kalma gayretleri ile tanımlanan bir bozukluktur. Cemiyette ortaya çıkma …

Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır fobi suratından şuurlu olarak fazla cılız kalma gayretleri ile tanımlanan bir bozukluktur. Cemiyette ortaya çıkma sıklığı öğrenilmemekle beraber daha öncekinden sanıldığı gibi çok ender tesadüfülen bir rahatsızlık değildir. Anoreksia Nervozalı fertlerin takribî %95′ i bayandır. Ve bir bireyin kız kardeşinde bu cins bir bozukluk varsa o şahısta aynı hastalık tehlikeyi besbelli oranda çoğalmaktadır. Bozukluk daha üst sosyoekonomik sınıflarda daha sıktır.

En temel bulgu fazla kilo alma fobisidir. Bu vaziyet bireyin besin mevzusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabilir. Şişmanlama fobisinin yanı gizeme beden imgesinde de bozulma vardır. Buna bağlı olarak bu bireyler çok cılız ve ince olsalar dahi kendilerini kilolu bulabilirler. Beden ağırlığını hakimiyet altında yakalayabilmek için iki yolu kullanırlar: Şahısların bir kısmı besin alımını ileri derecede kısıtlarlar. Zati aldıkları besinin de çok az kalorili gıdalar olmasına dikkat ederler. Bu bireyler buna karşın ağır egzersizler de yaparlar. Öbür gruptaki bireylerde besin alımının ileri derecede eksildiği açlık yarıyılları ile fazla yeme yarıyıllarının birbirini izlediği kollanır. Bu gruptaki bireyler, fazla yemeden sonra şişmanlayacakları fobisiyle boğazlarına parmaklarını bastırarak kusarlar. Sık sık bunu yapan şahısların el sırtında ten sertleşmesi olabilir. Sık kusan bireylerde mide asidinin tesiriyle dişlerde bozukluklar, çürümeler olur.

Bu şahısların yeme tutumlarında ve besinlerle olan ilişkilerinde ilginçlikler kollanabilir. Besinleri gizleyebilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler.

Anoreksia Nervoza ’ nın sebepleri günümüzde kesin olarak öğrenilmemektedir. Hastalığın yaradılışı psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç ebatta ele alınabilir. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığı; bu yarıyılın cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşu dikkate alınacak olursa; cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma mevzusundaki beceriksizliklerin besinlerden fobik sakınma biçiminde ortaya çıkması öne sürülebilir.

Alttakilerin varlığı halinde bu rahatsızlıktan bahsedilmektedir.
1-Bulunduğu yas grubu ve boy uzunluğu acısından basmakalıp kabul edilen en az kilo ya da bu ağırlığın üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun bulmayıp,kabul etmeme.

2-Yas ve boy göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kilosu olmasına karşın kilo almak veya şişmanlamaktan fazla derecede korkma.

3-Bireyin kilosu ya da beden biçimini idrak edişinde bozukluk vardır. Bireyin kendini değerlendirişinde kilo ya da beden seklinin ,basmakalıptan çok daha fazla ve anlamsız miktarda bir yer kaplaması veya o anki kilosunun düşük olmasının ehemmiyetinin farkına varmama.

4-Kadınlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet yarıyılının olmaması

Bu rahatsızlığın kısıtlı bu vaziyet yaşanırken şahısta bir anda “patlayıncaya dek” yeme ya da kendini kusmaya ya da lavman- idrar söktürücüler ile yediklerini çıkarma tutumunun olmadığı tip ya da bu sayılan tavırların olduğu tiksinircesine yeme/ çıkartma tipi olarak 2 biçimi vardır.

Hastaların çoğunun düşünce içeriği yemek ile ilişkilidir. Bazıları kalan, artan, yiyemedikleri besinleri vazgeçemeyip, biriktirir, kimileri de hiç yapamayacağı yemek tariflerini edinmeye çalışabilir. Topluluk içinde yemek yeme mevzusunda gönülsüz davranabilirler. Başlangıç ta etraflarından alaka ve alkış görmek için , kendileri üzerinde hakimiyet sağladıklarını görmek emeliyle alınan yiyecekleri kısıtlamaya başlarlar. Daha Önceki kilolarına ya da etraflarında görünüm olarak alkış kazanan şahısların kilosuna inmek için hedef tanımlar. Kendileri gün içinde değişik zamanlarda tekerrür tekerrür tartar
Tıkınırcasına yeme-çıkartma tipine ait grubun içki-madde makûsa kullanımı, daha çok duygusal vaziyette dalgalanmalar ve cinsel etkinliklere sahip olup, güdülerini hakimiyetlerinin daha güç olduğu kollanmıştır.

Bireyler kilo kayıplarını çoğaldırmak için fiziksel egzersizler yapar ya da yorucu fiziksel meşguliyetler içine girerler. Öyle ki şahıs daha çok enerji tüketip, kilo verebilmek için bitkiurmayıp, ayakta durmayı tercih etebilir ya da durduğu yerde el ve ayaklarını hareket ettirebilir. Bireyin cemiyetsel ilişkileri eksilebilir. Yalnızca is, fiziksel egzersiz ve kilo düşünceleri ile alakalıdır. Bir ten bir kemik kalsa dahi kilolu olduğu görüşüdedir. Bireyler kendilerine listeler hazırlayarak kendilerine menettikleri besinleri belirterek, bunları yemeyeceklerine antlar ederler. Yarim kilo dahi almaları onları cılızlıktan kiloluluğa geçtikleri seklinde düşündürür. Uzun sure bir mevzuya dikkatlerini veremezler . Kendilerine güvensizlik yoğun bir biçimde kendini sezdirmektedir. Gitgide sosyal etraflarını kısıtlarlar.

Çocuk gelişiminin erken düzeylerinde, anne-çocuk bağlantısında çocuğun kendi başına,özgür tavırları üzerine yapılan müdahalelerin ehemmiyetine dikkat çekilmektedir.

Anoreksia başlangıcı sonrasında genellikle obsesif- kompulsif tavırlar başlayabilir. Özellikle paklik takıntıları konut pakliğine müteveccih fazla etkinlikler gibi ve ders çalışma ile alakalı takıntılara tesadüfülebilir. Cinsel gelişimlerinde mesele olduğu gibi , cinsel gönülsüzlük ve öbür cinsel meseleler de birliktesidir.

Bu bireylerde hastalığın yol açtığı bedensel metamorfozlar:
Hastalarda anemi, beden su- tuz balansının bozulması, kanda kolesterol ve üre seviyelerinin çoğalışı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, tiroid bezi hormonlarının düşmesi, bayanlarda ostrojen dediğimiz bayanlık hormonu ,erkeklerde testesteron sınan erkeklik hormonu seviyelerinde düşme neticeyi cinsel işlevlerde eksilme, kalp atımında eksilme ve kumpassızlıklar, beyin boşluklarının beyin dokusuna oranla kapladığı hacmin çoğalışı oluşabilmektedir.

Kimlerde görülmektedir:
Bu rahatsızlık kumpaslı ve bol muhtelif yemek yeme imkânlarının olup, göze güzel görünmenin cılız bir beden yapısı ile paralel düşünüldüğü bati cemiyetlerinde, kentsel alanlarda daha çok kollanmaktadır. Hastaların % 90-95 i bayandır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında tespit etilmekte, genellikle 12-25 yas arasında tesadüfülmektedir.

Son senelerde yurt dışında yapılan çalışmalara göre hastalığın yüz bin şahısta 15-20 arasında görüldüğü tespit etilmiştir.

Rahatsızlığın yaradılışında tesirli tehlike etkenleri:
– Yaşanılan sosyo-kültürel etrafın tesiri ile cılızlığın kesin hoşluk kriteri olması vaziyeti yaygınlaştırmaktadır. Bazı mesleksel alanlar hosteslik, modellik, dans ve müzikle uğraşanlarda bu surattan özellikle tehlike altındadır.

-Bu rahatsızlığı olanların ailelerinde bunalım, alkolizm, kiloluluk ve gene bir yeme bozukluğuna daha çok tesadüfülmektedir. Bu şahısların annelerinin daha çok perhiz yapıp,yeme bozukluğunun olduğu, aralıksız perhiz yapma düşünceleri ile haşır nesir oldukları, kızlarının da perhizleri mevzusunda yoğun düşünceler içinde olabildikleri kollanmıştır.

– Aile yapıları itibariyle, bağımsız hareket serbestisinin verilmediği ve aile işleyişi açısından yeterli neşe alınmayan doyum sağlanamayan ilişkilerin varlığı.

-Evvelinde var olan fazla kilolu beden yapısı

-Çocukluk cağı başlangıçlı diabet seker hastalığı varlığı

– Geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel tacizler.

Rahatsızlıktaki şahsi düşünce yapıları:
– Şahsi açıdan kendilerini takviyeye fukara ama yardim edilemez görürler

– Kendi ve etrafları üzerindeki teftişi kaybetme fobileri vardır.

– Fazla bir biçimde başkalarının görüşlerine bağımlı olarak özgüvenlerini gözetebilen, onların yeterli ya da pozitif dayanağı olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler

– Bir şey ya bütün olmalı ya da hiç olmamalı seklinde bir düşünce yapısı olan bireylerdir.

Hastalığın seyri:
Hastaların yarısının ilerleyen donemde iyileştiği, dörtte bir oranında hastanın kısmen iyileştiği, ancak bir ölçü yakınmalarının sürdüğü tanımlanmıştır. Hastalık neticeyi olum oranının % 5 ortamında olduğu kollanmıştır.

Hastalığın gidisine negatif tesir yapan etmenler:
-Ailede fazla uyumsuzluk, müzakereli etraf

-bulimianın hastalığa eslik etmesi

-Kusma, dışkılamayı çoğaldırıcı ilaç kullanımları

-Obsesif-kompulsif, histerik, depresif, nörbitkiik tavır yapıları, tabanda bulunan psikiyatrik meseleler sebebiyle, şahısta bedensel yakınmaların aşırıca gündeme gelmesi gastrit, kolit vb.

-Hastalığı inkar eden tavırlar içine girilmesi.

Hastalığın gidisini pozitif etkileyen etkenler arasında ise erken başlangıç yaşı, hastalığı kabul etmek ve kendine güvenen bir şahsiyet yapısının bulunması sayılmaktadır.

Rehabilitasyon:
Anoreksia Nervozalı hastaların rehabilitasyonu çoğu defa eforluklarla doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç sene evvel başlamıştır. Rehabilitasyona katılmak ve rehabilitasyon tasarıları için gönülsüzdürler. Bu nedenle genellikle çocuklarının bu vaziyetinden yeis ve evham dinleyen anne babaları tarafından hekime getirilirler. Rehabilitasyonda fertsel psikbitkierapi, grup ve aile terapisi, ilaç rehabilitasyonu gibi usuller kullanılabilir

Psikbitkierapide hastanın kendi duygularını uygun bir biçimde ifade edebilmesi, yeme tutumu üzerine heyeti yanlış düşünce stilinin değiştirilmesi, bedenine müteveccih negatif idrak etmelerin düzenlenmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası meselelerin tanımlanıp, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır.Rehabilitasyonda tutumcu terapi, aile terapisi ve grup terapisi kullanılabilir

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.