Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Her kan grubuna farklı perhiz

29.04.2021
26
Her kan grubuna farklı perhiz

Peter D’adamo’nun yazdığı bir başka popüler kitap olan Eat Rightfor Your Type, dört farklı kan grubuna göre dört deği­şik yeme biçimi önermektedir. Bu kitaba göre: 1. …

Peter D’adamo’nun yazdığı bir başka popüler kitap olan Eat Rightfor Your Type, dört farklı kan grubuna göre dört deği­şik yeme biçimi önermektedir. Bu kitaba göre:

1. 0 Grubu kana sahip insanlar Avcılar, çok fazla et yemek üzere planlanmışlardır ve buğday ve fasulyegiller yiyerek kendilerine hasar verebilirler. Ona göre, “yapışık lektinler ensülin metabolizmanızı yasaklayarak kalorilerin enerji olarak tesirli bir biçimde kullanılmasına mani olurlar. Belli fasulye ve baklagiller, özellikle de mercimek ve kuru fasulye, adale dokularında depolanan ve onları daha alkalinli ve fiziksel etkinliğe daha az yatkın hale getiren lektinler kapsarlar. 0 grubu insanların düşük tiroid fonksi­yonuna meyilleri vardır.”
2. A grubu kana sahip insanlar Çiftçiler, biyolojik olarak
kalp hastalığı, kanser ve diyabete yatkın olduklarından vejetaryen perhizi uygulamalıdırlar. D’adamo esrarengiz bir biçimde, nebatsal yağı bu kan grubunda kilo vermeyi basitleştirecek bir yiyecek olarak üstelemiştir.
3. B Grubu kana sahip bireyler Göçebeler için, değişik çeşitler
ve ekstra süt mahsulleri kapsayan perhizler uygundur. Kalp has­talığı ve kansere mukavemetlidirler, ama multipl skleroz ve lupus gibi bağışıklık sistemi bozukluklarına yatkındırlar. D’adamo’ya göre, et ve karaciğer, bu gruptaki insanların kilo vermesini basitleştirir. D’adamo ayrıca, B grubu kana sahip Kafkasyalı ve Afrikalı fertlere haftada 170-280 gram peynir harcamalarını öneri eder.
4. AB Grubu kana sahip bireyler karmaşık bir perhize, tavuk hariç azıcık ete gereksinim dinlerler. D’adamo’ya göre: “Her ne kadar genetik olarak et tüketimi için programlanmış olsanız da, onları aktif bir biçimde metabolize etmek için yeterli mide asidiniz yoktur ve yediğiniz etler yağ olarak depolanma meylindedir.”

Bilimsel literatürde genetiğin ve hatta kan gruplarının şahsı kalp krizi ve kanser gibi emin hastalıklara yatkın hale getir­diğine dair bazı belirtiler olduğunu bildiğimden dolayı, D’adamo’ya adaletli davranmak için kendimi zorladım; ama iddi­aları o kadar komik ki, destekleyici belgeler ya da bilim­su baskın araştırmalar olmaksızın nasıl böylesi us dışı iddialarda bulunabildiğine şaşmaktan başka bir alternatif kalmadı bana. Üstelik kitabında bahsedilen referansları araştırdığımda, son 30 senede bilim adamlarının bu mevzuda yaptığı suratlarca incele­manın sıçrandığını gördüm. Kan tipi ve hastalıklar arasındaki ilişkiyi rapor eden ehemmiyetli araştırmaların hiçbiri sürpriz bir biçimde referans listesinde yoktu.

D’adamo, iddialarını destekleyen bilimsel referansları ver­mediğinden, son otuz senede bilimsel literatürde, kan tipleri ve muhtelif hastalıklar arasındaki ilişki mevzusunda ve ayrıca lektinler hakkında yazılmış tam yazıları Medline’da inceledim. D’adamo’nun iddialarını destekleyecek bilimsel belirtiler olup olmadığını kavramak için 200′den fazla bilimsel yazı oku­dum. Sanırım, hiçbir okuyucu onun eksantrik fikirlerini değerlen­dirmeden evvel bu kadar araştırma yapmaz.

Bulduklarıma göre, bilimsel literatür koroner kalp hastalığı tehlikesinin A tipi kanda azıcık fazla, B ve AB gruplarında vasati seviyede olduğunu ve 0 grubunda erken kardiyak vefat tehlikeyi­nin azıcık daha az olduğunu desteklemektedir. Bir araştırma, ölümcül kardiyak olaylar mevzusunda AB grubunun azami tehlikeyi taşıdığım göstermiştir; yirmi dört İngiliz şehrindeki 7,662 erkeği araştıran bir başka kapsamlı araştırmada ise, A grubu kana sahip bireylerde iskemik kalp hastalığı tehlikesinin azıcık daha yüksek olduğu görülmüştür. 0 Grubu kana sahip olan kalp hastalarının yüzdesi de oldukça büyüktü ve 0 grubu kana sahip şahısların en çok bulunduğu bir hayli şehirde, azami rakamda kalp hastalığı görülmekteydi.

Bir başka araştırmada koroner bypass operasyonu geçiren 191 hasta araştırılmış ve bypass olan 0 grubu kana sahip hastaların oranının oldukça fazla olduğu görülmüştür. Bu araştırma­cıların vardığı neticeye göre, koroner atardamar hastalığının gelişi­minde, kan grubuyla alakalı etmenlerin tesiri çok ehemmiyetsizdir. 0 Grubu şahısların, hayvansal mahsuller, doymuş yağ ve kolesterol açısından zengin bir perhizin yaratacağı zararlara karşı bağışık­lığa sahip olmadıkları sarihtir.

Amerikalıların yüzde 95′inden aşırısı aterosklerötik kalp hastalığı ya da kanser geliştirmektedir, yalnızca A grubu kana sahip bireyler değil. Hepimiz perhizimizdeki gıda yetersizliğinden dolayı hasta olmaya meyilliyiz. 0 Grubu kana sahip şahısların emin kanserlere ve koroner trombozis’e karşı bir parça daha mukavemetli oldukları reeline karşın, uzun ve sıhhatli bir ömür geçirmek istiyorlarsa, bu şahıslar da daha az hayvansal besin ve daha çok sebze ve meyve yemelidirler. Hangi kan grubundaki bireyler için olursa olsun, hayvansal mahsul tüketimini teşvik etmek, o şahısların uzun vadedeki sıhhatleri açısından hasarlıdır.

Şayet Amerikan perhizini uygularsak, kan grubumuza bakıl­maksızın hepimiz ateroskleroza tutulacak ve onun suratın­den can vereceğiz. Ayrıca, D’adamo’nun 0 ve B grubu kana sahip bireyler için önerdiği perhizleri uygularsanız kardiyak sebeplerle erken vefat tehlikeniz daha da fazla olabilir.

Kalp hastalığı ve birtakım emin hastalıklarda, genetik fak­törler aramızdan kimilerini daha fazla tehlike altına sokmaktadır. Kalp hastalığı ve ateroskleroz genetik olarak heterojendir. Bunun anlamı tehlikenizi etkileyen pek çok gen olduğudur. Kan grubu, alakalı bir hayli genetik işaretten yalnızca biridir ve insanlar­daki genetik yatkınlığın çok minik bir yüzdesini temsil eder. Daha yüksek tehlikeye karşı hafif bir meyil gösteren kan grupları, genetiğin tehlikeyi tanımlamada bir rolü olduğu mevzusundaki yay­gın görüşle meblağlıdır. Misalin, HDL kolesterol seviyesi üze­rindeki genetik tesir, kan grubundan bağımsız olarak uzun ömür üzerinde eforlu bir tesire sahiptir.

Bütün genetik tehlike etmenlerini beraber düşündüğümüzde, ateroskleroz üzerindeki etrafsal tesirlerin genetik tesirlerden daha eforlu olduğu neticesine varılmalıdır. Bütün genetik tesir­leri birleştirip, bireylerdeki kalp hastalığı ve kanser tehlikesini yalnızca kan grubu ile olduğundan daha doğru bir biçimde öğrenebilseydik dahi, etrafsal etmenlerin daha ehemmiyetli olduğunu bulurduk yeniden de. Kolesterol seviyesi, beden ağırlığı, sigara içimi, fiziksel etkinlik, yiyecek tercihleri ve tansiyonun has­talık tehlikeyi üzerinde, kan grubuna mukayeseyle daha eforlu bir tesire sahip oldukları gösterilmiştir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.