Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Göz altı morluklarından kurtulmak elinizde…

28.10.2021
28
Göz altı morluklarından kurtulmak elinizde…

Zamanla rahatsız edici boyutlara ulaşabilen göz altı morlukları kumpassız uyku, stres, içki ve uzun vakit ekran karşısında kalma gibi fazla yüklenmeler sonrası oluşabiliyor. Genetik yatkınlığın da neden olabildiği bu mesele ağrısız olmakla birlikte kozmetik açıdan kasvet yaratmaktadır. Göz altı morlukları; bir şahsın bitkin, uykusuz, yaşlı ve depresif görünmesine yol açabiliyor. Hatta uyuşturucu kullanıp kullanmadığının sorulmasından oldukça rahatsız olup psikolojik olarak etkilenmektedir. Sarih derililerde de olmakla beraber esmer derililerde daha sık tesadüfülen bir durumdur.

Göz etrafındaki kan damarlarının cilde yakın olması ya da yağ torbalanması sebebiyle bu damarlarda dolaşımın iyi olmaması gibi sebeplerle kan bir araya gelmesi neticeyi görülebilir. İhtiyarlama sürecinde dokuları etkileyen erime, rahatlama ve sarkmalar, göz kapaklarında da görülür. Ayrıca genetik etkenlere bağlı olarak pek çok insanın da gözaltlarında torbalanmalar ve üst kapaklarında makûs biçimlenme oluşur. Göz altı morlukları burada torbalanmaya neden olan yağları besleyen damarların sıkışması neticeyi “kan göllenmesi” yapar. Nezaret morluklarının sebebi, bu bölgedeki damarlarda biriken aldat. Op. Dr. Nuri Battal, operasyonla bu yağların yeri düzenlenirse morlukların da ortadan kalkacağını belirterek;Bu problemin düzenlenmesi ile gözlerin ve suratın görünümü de ciddi bir biçimde değişir. Hatta tüm surat ifadesinin daha canlı, tesirli, genç, hoş ve dinç görünmesi sağlanır. diyor.

Blefaroplasti de denilen göz kapağı cerrahisi ile alt ve üst göz kapağındaki sarkmalar gibi biçim bozuklukları giderilir. Op. Dr. Nuri Battal, bayanlar kadar erkekler tarafından da başvurulan bir yöntem olan operasyonla göz kapağı ve gözün dış kenarındaki ince buruşuklukların da bir ölçü eksildiğini ifade ediyor.

Op. Dr. Nuri Battal, mevzubahisi operasyonun uygulanabileceği gidişatları ise şöyle sıralıyor: Üst göz kapaklarının natürel çizgisini örten ten aşırılığı; üst göz kapağı teninin, görmeye bile mani olacak derecede sarkması; alt göz kapağında torbalanma ve buruşuk; göz altında millete ve morluklar; alt göz kapağının kocamanının altındaki göz akını gösterecek kadar sarkması. Gençlerde ise bu operasyon genellikle yalnızca göz kapağının altındaki yağ dokusunu almak için uygulanır.

Üst ve alt kapak operasyonları ile morluklar ortadan kalkıyor…

Üst ve alt kapaklar bazen beraber bazen de ayrı ayrı operasyon edilir. Sarkık ten üst kapakta daha fazladır. Bu fazla ten ağırlığı sebebiyle kirpik çizgisinin altta durmasına neden olarak hastanın görüş niteliğini bozar. Birey bu vaziyete alıştığı için farkına varmasa da, kaşlarını çatarak bakar ve sebepsiz baş ağrıları sürükler.

Göz çukurundan fırlamış yağ, torbalanmaya ve nezaretinde mor, siyah halkalara neden olur. Bu da surata bitkin ve yaşlı bir ifade verir. Gençlerde genetik olarak görülen bu gidişat, ileriki senelerde ise ihtiyarlamanın bir parçası olarak ortaya çıkar. Op. Dr. Nuri Battal, bu yağların lazer dayanağı ile çıkarılması veya yerine itilmesiyle şahsın suratındaki bitkin ve yaşlı görünümün düzeleceğini belirterek, hastanın dinç ve genç bir görünüm kazanacağını vurguluyor.

Genel ya da yerel anestezi altında, CO2 lazer dayanağı ile kanamasız ve ağrısız olarak

yapılan operasyonlarda, fazla ten sarkmaları ve göz altındaki torbaları almanın yanı gizeme sarkmış adaleler de düzenleniyor.

Muayenehanede veya sağlık kurumunda yapılabilen operasyon kapsamına bağlı olarak 1-2 saat vakitbiliyor. Operasyon sonrası nemli, gazlı bezle pansuman yapılır. Op. Dr. Nuri Battal, hafif bir ağrı olma gidişatında operasyon sonrası birkaç gün ağrı kesici alınabileceğini söyleyerek, şişme ve morarmayı önlemek için de; yüksek yastıkta yatmayı, gözlere soğuk kompres yapmayı öneriyor. Şişme ve morarma bir haftada eksilirken, göz kapağında alana gelen renk başkalaşımı hafif bir makyajla kapatılabiliyor. Operasyondan kısa bir vakit sonra gözyaşı salgısı artabiliyor ve parlak ışığa karşı hassasiyet olabiliyor.

Hasta, operasyonun ertesi günü ayağa kalkabiliyor. Dikişler üç günde alınıyor, hasta basmakalıp hayatına 4 günde dönüyor. Op. Dr. Nuri Battal, kısa müddette iyileşebilmek için 2-3 hafta fazla hareket etmekten, öne doğru eğilmekten sakınmak, gözleri rüzgar ve güneşten gözetmek gerektiğini dikkat topluyor. Yara izi ise 6-8 ay içinde güç fark edilir hale geliyor.

Hastayı günlük hayatından uzaklaştırmayan bu operasyon ile surat estetiğinde belirgin bir düzelme ve gençleşme sağlanıyor.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.