Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Akciğer illet hastalıki – Genel Bilgiler

05.04.2021
18
Akciğer illet hastalıki – Genel Bilgiler

Akciğer illet hastalıki 35 yaşın üzerindeki erkeklerde birinci, 35-70 yaş grubundaki bayanlar arasında ise ikinci sırada gelen vefat sebebidir. Günümüzde hâlâ en ehemmiyetli cemiyet sıhhati meselelerinden biridir. Tanı usullerindeki büyümelere rağmen, hastaların üçte ikisinde ur tanısı netleştiğinde hastalık çevre lenf bezlerine ya da uzak dokulara dağılmıştır. Görünürde yayılım bulunmayan olgularda, kural olarak beş seneyi aşmayan yaşam temennisi uzayabilmektedir ve meçhul sebeplerle bayanlarda bu ihtimal daha yüksektir.

GÖRÜLME SIKLIĞI

Bronş-akciğer illet hastalıki tam ülkelerde gitgide daha çok görülen bir ur hastalığıdır. 20. asrın başında vefatların sadece yüzde l i bu hastalığa bağlıyken günümüzde bu oran yüzde 2-3 e çıkmıştır. II. Dünya Savaşı evvelinde akciğer uru tam ur hastalıklarının yüzde 3-5 ini oluştururken bugün yüzde 10-15 ini oluşturmaktadır. Bu keskin çoğalıştan hava lekeliliği, zehirli sanayi atıklarının tesiri, sigara tüketiminin devamlı çoğalması gibi etmenler mesul yakalanabilir. Son 10-20 senede bayanlarda görülme sıklığı ehemmiyetli miktarda arkası-mışsa da hastalık erkekler arasında çok daha yaygındır. İstatistiklere göre erkeklerde görülme sıklığı bayanlardaki-nin 5 katıyla 10 katı arasında değişmektedir.

Akciğer-bronş illet hastalıki çocuklarda ve ergenlik çağında hemen hiç görülmez. Her iki türde de en çok 50-70 ihtiyarla arasında ortaya çıkar ve görülme sıklığı 50-60 ihtiyarla arasında had safhaya erişir. Olguların yüzde Tinde hasta 30 yaşın altında, yüzde 10 unda 70 yaşın üzerindedir.

SEBEPLERİ

Diğer ur hastalıkları gibi akciğer urunun da sebepleri kesin olarak öğrenilmemektedir. Ur hastalıklarının yaradılışında birden fazla faktörün rol oynaması, sebeplerin bulunmasını güçleştirir. Öte yandan illet hastalık yapıcı faktörlerin özgün mü olduğu, yoksa bazı genel süreçleri uyararak mı hastalığa yol açtıkları da tartışmalıdır. Tam bunlara rağmen akciğer urlarının ortaya çıkma riskini kesin olarak artıran etmenler tanımlanmıştır.

Doğrudan ya da dolaylı olarak akciğer illet hastalıkine yol açan organizma dışı ve içi muhtelif risk faktörlerinin başlıcaları şunlardır:

• Başta sigara olmak üzere tütün alışkanlıkları

• Hava lekeliliği.

• illet hastalık yapıcı faktörlerin bulunduğu çalışma civarı

• Bronş-akciğerlerde kronik irin ya da genel lezyonlar.

Etiyoloji hastalık sebepleri açısından bu hastalığın etmenleri iki gruba dağılabilir: İstatistiksel olarak hastalıktan mesul etmenler ve urun ortaya çıkmasına ergonomik şartlan hazırlayan etmenler. Sigara içmenin illet hastalık yapıcı tesiri araştırma ve muayenehane çalışmalarla münakaşasız şekilde ispatlanmıştır. Sigara ile bronş illet hastalıki arasındaki istatistiksel ilişkiye ek olarak, akciğer urunun içilen sigara rakamı ve sigara alışkanlığının müddetiyle de doğru orantılı olduğu tanımlanmıştır. Günde 40 tan fazla sigara içen şahısların bronş illet hastalıkine tutulma riski, sigara içmeyenlere göre 60 kere daha fazladır. İnsan isterse sigara içmeyebilir, ama yaşama ve çalışma etrafında illet hastalık yapıcı başka faktörlerde vardır. Hava lekeliliğine yol açan egzoz gazı, asbest lifi vb sebeplerle büyük kentlerde bronş-akciğer illet hastalıki kırsal kesimden çok daha sık görülür.

Çalışma etrafında bir hayli illet hastalık yapıcı faktörle karşılaşılabilir. Bunlar solunum gönderil illet hastalıkinde doğrudan rol oynayan radon gibi maddelerden başka Özellikle krom, arsenik, kadmiyum, berilyum, kobalt, selenyum, katran, madensel yağlar gibi kimyevi maddelerle birleşince illet hastalık yapabilecek etmenlerdir. Akciğer tüberkülozu, bronşektazi, silikoz, antrakoz, akciğer kistleri ya da enfarktüsü gibi hastalıklar da akciğer urunun yaradılışına etraf hazırlayabilir. Bu hazırlayıcı faktörlere ur gelişimini basitleştiren şahsi “duyarlılık” özelliği de katılır.

NASIL BÜYÜR?

Olguların büyük bir kısmında illet hastalık büyük bronşların yüzeyini döşeyen epitel dokudan kaynaklanır. Urun en sık görüldüğü mesken alanları akciğer göbeği hilus ve etrafındaki bölgedir. Akciğer göbeği damar, asap ve bronşlarının. akciğere girdiği yer olduğundan burada damar, asap ve bronşlar çok yoğundur. Ur daha seyrek olarak çevre akciğer dokusunda da büyüyebilir.

Urun ilk büyüdüğü alanı tanımlama imkânı gelişiminin sadece ilk düzeyinde vardır. illet hastalık bu düzeyde çevre akciğer dokusuna dağılma meyli gösterir. Ur dokusu sıkı, tamlıklı kompakt bir kütle görünümündedir. Beyaz-gri renkli ve hudutları bilinmezdir. Hudutlarının bilinmez olması hastalığın dağılma meylinde olduğuna işaret eder.

Bronş mukozası üzerinde ortaya çıkan ur bayağı olarak akciğer dokusuna dağılma meylindedir, ama bronş boşluğunu da lümen tıkayabilir. Bu düzeyde bronşlara dışarıdan sokulan bir tüp dayanağıyla yapılan bronkoskopide, bronş yüzeyinden çıkan, üzeri pürtüklü girintili çıkıntılı bir kütle kollanır. Bu kütle bronkoskopun dokunmasıyla basitçe kanar.

İlk ortaya çıktığı yerdeki gelişiminin yanı gizeme ur hücreleri kan ya da lenf dolaşımı yoluyla uzak uzuvlara da erişebilir. Buralarda yerleşerek artan ur hücreleri metastaz sınan yayılım odaklarını oluşturur.

BULGULARI

Akciğer illet hastalıki uzun zaman bulgu vermeden büyüyebilir. Bu çok ehemmiyetlidir. Bulguların nasıl ve ne zaman ortaya çıkacağı urun meskeniyle yakından alakalıdır. Akciğer göbeğinde yerleşen urlar, etrafsal akciğer dokularındaki urlardan daha erken bulgu vermeye başlar. Bunun sebebi akciğer göbeğinde büyük bronşların bulunmasıdır.

Akciğer illet hastalıkinin en ehemmiyetli ilk bulguları kuru ve en azından ilk başlarda zayıf bir öksürüktür. Öksürük urun bronş yüzeyini yaralamasından kaynaklanır. İlerledikçe bronşit bulgularını anımsar şekilde sık sık tekrarlanan ateşin çok yükselmediği, bol balgamlı öksürüğün ortaya çıktığı yarıyıllar görülür. Urun büyüyerek akciğer çeperini pleyra ya da kol asap düğümünü etkilemesi sızıyı başlatır. Sızının yeri değişkendir. Sızıyla beraber soluk darlığı ve çizgi şeklinde katı Kapsayan balgam da ortaya çıkar. Balgamdaki kan ur kütlesindeki ya da komşu dokulardaki ufak kanamalara bağlıdır. Urun büyük damarları tahribe uğratmasıyla kan tükürme hemoptizi görülebilir. Kan tükürme öncelikle solunum sistemine dikkat toplayacağından tanı açısından büyük ehemmiyet taşır.

Zaman geçtikçe hasta gitgide artan bir bitkinlik dinler. Günlük işlerini yapamaz hale kazanç. Anemi ve zayıflama neticesinde yorgun düşer. Şiddetli kemik sızıları başlayabilir. Hemen her olguda görülen bir bulgu da dudakların ve el-ayak parmaklarının morarmasıdır. Morarma kandaki oksijen ölçüsünün eksilmesinden kaynaklanır. Kanda oksijenin eksilmesi çomak parmak baget parmak sınan büyümeye neden olur; bu gidişatta genişleyen parmak uçları davul sopalarının uçlarını anımsar. Daha ileri aşamalarda boyun ve koltukaltı lenf bezleri gelişir, sertleşir ve ağrır.

Bazı olgularda göğüs kafesinin üst kısmında toplardamar ağı belirir. Bu büyüme urun üst ana toplardamara baskı yapmasının sonucudur.

Buraya kadar değinilen bulguların hiçbiri sadece akciğer illet hastalıkine özgü değildir. Rastgele bir akciğer hastalığında da görülebilirler. Bu sebeple kesin akciğer illet hastalıki tanısına varılabilmesi için laboratuvar tahlillerinin yapılması zorunludur.

Akciğer illet hastalıkinde erken tanı rehabilitasyonun galibiyet ihtimalini artırabilme açısından çok büyük ehemmiyet taşır.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.