Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Şahsa Özel İlaç devri başlıyor

05.04.2021
6
Şahsa Özel İlaç devri başlıyor

Her sene 4 Şubat günü, dünya üzerinde vefat sebepleri arasında ilk sıralarda yer alan illet hastalık mevzusundaki bilinci artırmak için Dünya Sağlık Teşkilatı DSÖ tarafından Dünya illet hastalık Günü olarak kabul ediliyor. 2008 Sağlık Bakanlığı bilgilerine göre, ülkemizde illet hastalık surat binde 267 oranında görülüyor. Ülkemizde illet hastalıke bağlı vefatlarda akciğer illet hastalıki ilk sırada yer alıyor. Ancak illet hastalık hücrelerinin genetik parolasını çözmeyi hedef alan araştırmalar sayesinde artık her hastaya aynı rehabilitasyon yerine hastalığa değil, hastaya özel rehabilitasyon çağına girildi. illet hastalık hücresinin genetik yapısını temel alan iki yeni rehabilitasyon usulüne yakın gelecekte yenilerinin ilave edilmesi ve sağkalım oranlarında ciddi çoğalışlar bilave ediliyor.

Daha Önceki ve az tesirli usullerin, yerini çok daha tesirli rehabilitasyonlara bıraktığını söyleyen Türk Akciğer illet hastalıki Derneği TAKD Başkanı Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, moleküler onkoloji ve genetik bilimindeki yeni büyümelerin, illet hastalıkin karışık yapısını kavramayı sağladığını belirtiyor. Mandel, akciğer illet hastalıki hastalarının farklı genetik özelliklere sahip olduğunu ve rehabilitasyonların artık bu özellikleri hedef aldığını söylüyor. Üstelik hedefe müteveccih bu ilaçlar tesirlerini yalnızca hastalıklı hedef hücreler üzerinde gösteriyor.

Farklı illet hastalık cinslerine göre farklı rehabilitasyon

Akciğer illet hastalıklerinin minik hücreli ve minik hücreli dışı olmak üzere iki temel gruba ufaladığını söyleyen Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, minik hücreli dışı illet hastalıklerin yüzde 80-85 tesadüfülme oranıyla daha sık görülen grubu oluşturduğunu söylüyor. Prof. Dr. Nil Molinas Mandel farklı illet hastalık gruplarının hastalığın büyüme sürati, biyolojisi ve başka uzuvlara dağılması açısından farklı bir seyir izlediğinin altını çizerek, geçmişten bugüne rehabilitasyon yaklaşımlarındaki gelişimi şöyle ifade ediyor: “Bu illet hastalık cinslerine göre rehabilitasyon tercihi de farklı olmaktadır. Minik hücreli dışı akciğer illet hastalıklerinin de farklı alt grupları vardır. Geçmişte uzun vakit tüm hastalara aynı rehabilitasyonlar uygulandı. Ancak son senelerde, ur biyolojilerinin farklı olduğu anlaşıldı ve bu alt gruplara göre rehabilitasyon yaklaşımlarımız değişti. Buradan yavaş yavaş rehabilitasyonlar şahsa özel olarak metamorfoza uğradı”.

Akciğer illet hastalıkinde genetik farklılıklar ve sigaranın etkisi

Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, “Günümüzde artık rehabilitasyonu illet hastalıkin genetik özellikleri manipülasyona başladı. Bu genetik farklılıklar ve rehabilitasyonu belirleyecek değişinimlerin varlığını incelemek için patologlarla birlikte çalışmanın ehemmiyeti arkasıydı. Daha Öncekinden urun minik hücreli ya da minik hücreli dışı olarak belirlenmesi yeterli olmaktayken, artık bu grupları da alt gruplara ayırıyor, genetik farklılıkların araştırılmasını istiyoruz. Hastalarımıza, kembitkierapi yanında farklı alternatifleri de sunmak için zorunlu genetik testlerin yapılmasını önerebiliyoruz. Ancak, bu testlere göre hastalarımızın uygun bir rehabilitasyona yönlendirilmeleri söz mevzusu olmaktadır” diyerek hastalığın önlenmesi için alınabilecek tedbirlere dikkat sürüklüyor: “Bu büyümelerle daha öncekinden ümit veremediğimiz hastalarımıza daha pozitif bir bakış açısı sağlayabilir vaziyete geldik. Ama her şeyden evvel hastalığın önlenmesi ve erken teşhis imkânlarının artırılması gerekir. Unutulmaması gerekir ki akciğer illet hastalıkleri yüzde 85-90 oranında sigarayla bağlantılıdır. Sigaraya başlamamak ve sigarayı bırakmak akciğer illet hastalıkini önleyebilir. Başka Bir Deyişle akciğer illet hastalıki önlenebilir bir hastalıktır.”

Genetik testler ile uygun hastalarda doğru rehabilitasyona yanıt oranı yüzde 60’a kadar çıkıyor

Moleküler onkolojideki yenilikler ve gen değişinimlerinin ortaya konmasının bireyselleştirilmiş rehabilitasyonların uygulanmasını muhtemel kıldığını söyleyen Prof. Dr. Nil Molinas Mandel “Böylece kembitkierapiden fayda görmese de hedefli rehabilitasyonlarla yaşantısını sürdürebilecek alt gruplar ortaya çıktı. Minik hücreli dışı akciğer illet hastalıkinde bir zamandır EGFR ismi verilen gen değişinimini hedefleyen rehabilitasyonlara ehemmiyetli miktarda cevaplar alınıyordu. Son senelerde yaşanan bir değişik ehemmiyetli büyüme ALK gen değişinimlerinin varlığının ortaya konması oldu. Doğru rehabilitasyon uygun hastalarda kullanıldığında yanıt oranı yüzde 60’lara kadar çıkıyor. Bu umut verici ilaçlara her gün bir yenisi ilave edilmektedir. Ancak, her yeni ilacın tüm hastalara uygun olamayabileceğini de usta yakalamak koşuldur. Bunun ayırımı için klinisyen, hasta ve patolog arasında çok yakın bir işbirliği gerekmektedir. Bu balakaların ışığı altında, akciğer illet hastalıki hastalarının şahsa özel yaklaşımlar ve rehabilitasyonlar ile daha uzun yaşam talihi ve farklı rehabilitasyon alternatiflerinden faydalanabilme imkânı bulunduğunu söyleyebiliriz” biçiminde konuşuyor.

İleri düzey illet hastalıklerde uru hedef alan rehabilitasyon

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Abonesi Prof. Dr. Büge Öz ise illet hastalıki erken aşamada tutmanın çok ehemmiyetli olduğunu vurgulamanın yanı gizeme bugün artık ileri aşamalarda bile yapılabilecek bazı şeyler olduğunu, ileri aşamada illet hastalıklerde ur bedende dağılmış olabileceği için cerrahinin yerine yalnızca uru oluşturan istenmeyen hücreleri hedef alan bazı özel rehabilitasyonlar olduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Büge Öz “Bu hücrelerin değişinim dediğimiz, değişik hücrelerde olmayan bazı genetik özellikler kazandığını bugün biliyoruz. Bu gen farklılıkları hücreye hakimiyet dışı faize, hücrenin ebedileşmesi kendini hücre vefatından kurtarabilmesi ve ayrıca bedende yayılabilme gibi özellikler kazandırıyor. Artık bu genetik özelliklere müteveccih rehabilitasyonlar geliştirilmeye başlandı. Bunlar içerisinde bazılarının durdurulması, çok özel moleküler casuslar ile muhtemel olabiliyor. Bu moleküler casusların kullanılarak, urun, hücrenin ebediliğinin, kesintisiz olarak artmasının ve beden içerisinde uzak yerlere gitmesinin önlenmesi hedefleniyor,” diyerek yeni nesil rehabilitasyonların emellerini özetliyor.

Hasta kesinlikle onkolog ve patolog ile doğrudan bağlantı içinde olmalı

Bu gen farklılıklarına karşı iki ilaç grubunun çok kısa zamanda çok iyi neticeler verdiğini ifade eden Prof. Dr. Büge Öz bu ilaçların hastaların sağ kalım olarak ifade edilen hastalıksız yaşam zamanlarında da çok ciddi faydalar sağlamaya başladığını dikkat topluyor. Ancak bu rehabilitasyondan yararlanabilmeleri için hastalarda öncelikle bu gen farklılıklarının testlerle gösterilebilmesi gerekiyor. Bunlar rehabilitasyon kararını etkileyen ehemmiyetli testler olduğundan doğru yapılıp doğru açıklanmaları gerekiyor. “Üniversite sağlık kurumuları, bazı devlet sağlık kurumuları ve özel laboratuarlarda bu testlerin güvenilir yapılabilmesi mevzusunda çok yakın gelecekte çok daha iyi bir yere geleceğiz” diyen Patalog Prof. Dr. Büge Öz bu rehabilitasyonlardan yararlanabilecek hastaların birtakım genetik testlerle belirlendiğini söyleyerek, rehabilitasyondan faydalanmak isteyen hastalara şunları öneri ediyor: “Minik hücreli dışı akciğer illet hastalıki tanısı almış hasta kesinlikle onkologuyla irtibatta olmalıdır. Bu testler için onkolog gerek görüyorsa hastasını uygun patoloji laboratuvarlarına refere edecek, hastayla ve patologla birlikte çalışarak neticeleri açıklayacaktır. Bu testler şimdilik iki taneyle başladı ama gelecekte devamının ve daha aşırısının geleceğine vicdandan inanıyorum. Böylece yakın gelecekte illet hastalık ölümcül olmaktan çıkabilir ve hastaların, genetik özelliklerine göre kendilerine en uygun şahsa özel rehabilitasyona erişmesi sayesinde sağkalım oranlarında ciddi çoğalışlar görülebilir.”

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.