Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

‘Ağrı ’ deyip geçmeyin

08.07.2021
40

Devamlı çekilen ağrıların ciddi hastalık bulgusu olabileceği ortaya çıktı… Akdeniz Üniversitesi AÜ Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bilge Karslı, 6 ay ve daha …

Devamlı çekilen ağrıların ciddi hastalık bulgusu olabileceği ortaya çıktı…

Akdeniz Üniversitesi AÜ Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bilge Karslı, 6 ay ve daha uzun vakit ağrı sürükleyip rehabilitasyon almayan şahıslarda kalp, solunum, adale ve ruhsal sistemde bir ekip bozukluklar ortaya çıktığını bildirdi.

Prof. Dr. Bilge Karslı, Algoloji Bilim Dalı ’nda illet hastalık ağrıları, bel, boyun, baş, zona ve operasyon sonrası ağrılar üzerine çalışıldığını ifade etti. Ağrının ”subjektif” bir vaziyet olduğunu belirten Karslı, şahısların sezdikleri ağrıyı tansiyon ve nabızda olduğu gibi sayısal olarak tanımlamanın muhtemel olmadığına dikkati çekti.

Hastanın sürüklediği ağrının ebadını tespit edebilmek için şahıslardan ağrılarına 1 ile 10 arasında değişen bir sayı vermelerini istediklerini anlatan Prof. Dr. Karslı, ”Hasta rehabilitasyonun ilk safhalarında ağrısı için 7-8 sayısını verirken bunu 2-3′e düşürdüğümüzde, rehabilitasyonun zaferli olduğunu söyleyebiliyoruz” dedi.

Prof. Dr. Bilge Karslı, yapılan bilimsel araştırmaların ağrı belleğinin anne karnında büyümeye başladığını gösterdiğini söyledi. Şahısların ağrıya verdikleri tepkinin bununla ilişkili olduğunun sanıldığını ifade eden Karslı, şöyle konuştu:

”Ağrı, şahısların geçmişteki tecrübeleriyle ilişkili, güzel olmayan bir vaziyettir. Elle yakalanabilir değildir ve şahıstan şahsa değişir. Anne karnında ağrıyla alakalı belleğin oluştuğu öğreniliyor. Anne karnında oluşan ağrı belleğinin, şahsın tüm hayatında tesirli olduğu, bunun da bazılarının yüksek derecede ağrıya cevap vermezken, bazısının minik ağrılara bile şiddetli tepki vermesiyle görülebildiğini söyleyebiliriz.”Bilge Karslı, şahısta ağrı yakınması bulunması halinde kesinlikle rehabilitasyon edilmesi gerektiğini, Algoloji Bilim Dalı ’nda ağrı seviyesini alt sürükleyip şahsın yaşam niteliğini yükseltmeye müteveccih çalıştıklarını anlattı.

DEVAMLI AĞRI HASTALIK BULGUSU
Ağrıların rehabilitasyonuna müteveccih cemiyetteki şuurun gün geçtikçe çoğaldığını vurgulayan Karslı, ağrı kesici kullanımının ise hali hazırda hakimiyetsiz olduğuna işaret etti. Karslı, laflarını şöyle sürdürdü:

”Oysa bu mevzuda da kumpaslı ve hakimiyetli ilaç kullanımı gerekiyor. Şahsın bir problemi varsa, alakalı doktora müracaat etip, kumpaslı bir rehabilitasyon alıp, tam bir yaşama bu rehabilitasyonu yayması gerekiyor. Ağrı olduğunda hakimiyetsiz biçimde ilaç almaktansa, kumpaslı bir ağrı rehabilitasyonu yapılıp ondan sonra ilaç rehabilitasyonuna müracaat etmek, ilaçların yan tesirlerinden korunmak için de çok ehemmiyetli.”

Devamlı ağrının ise kesinlikle bir hastalığın bulgusu olduğuna değinen Bilge Karslı, kronik ağrı için 3 ile 6 ay arasında değişen vakitleri dikkate aldıklarını söyledi. Karslı, ”Hastalar 6 ay ve daha uzun vakit ağrı sürükleyip rehabilitasyon almadıkları takdirde, kalp, solunum, adale ve ruhsal sistemde bir ekip bozukluklar ortaya çıkıyor” dedi.

Uzun süreli ağrı sezilmesi vaziyetinde zaman kaybedilmemesini isteyen Prof. Dr. Karslı, ”Başta tek bir ağrı kesici veya tek bir usulle rehabilitasyon edebileceğimiz ağrıyı, geç kalındığında 2-3 ilaç daha ilave edip rehabilitasyon edebiliyoruz. Bu da hem maliyeti artırıyor, hem de rehabilitasyon müddetini uzatıyor” diye konuştu.

Sabah

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=52004&cat=220&dt=2008/01/19

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.