Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Annenin genetik özelliği embriyoya geçiyor

29.03.2021
46

Hamilelik sırasında annenin genetik serveti embriyoya, özellikle beyninin gelişimi sırasında geçiyor. Hamilelik sırasında annenin genetik serveti embriyoya, özellikle beyninin gelişimi sırasında doğrudan geçiyor. Fransız tahlilcilerin bu belirtisinin …

Hamilelik sırasında annenin genetik serveti embriyoya, özellikle beyninin gelişimi sırasında geçiyor.

Hamilelik sırasında annenin genetik serveti embriyoya, özellikle beyninin gelişimi sırasında doğrudan geçiyor.

Fransız tahlilcilerin bu belirtisinin otizm, gelişim bozukluğu veya insanların yüzde 20′sini etkileyen bir bağırsak rahatsızlığının anlaşılmasına destekçi olacağı umuluyor. Araştırma takımının başkanı Jacques Mallet, embriyonun ailesinden gelen genlerden bağımsız olarak annenin ehemmiyetli tesirini tespit ettiklerini, embriyonun gelişiminde, özellikle beyninin yanı gizeme kalp ve sindirim sisteminin gelişimine bağlı olarak ilk kere analık serotoninin ehemmiyetini ortaya çıkardıklarını söyledi. Hamilelikte serotonin ayrıca, yaşlılık ve uyku döngüsü, bedenin sıcaklığının hakimiyeti, kan tazyiki, beslenme, cinsel veya analık tavırları gibi başka bir hayli süreçte tesirli oluyor.

Memelilerde, hamileliğin son üç ayından evvel ceninin basmakalıp olarak beyin,kan ve bağırsakta bulunan serotonini bizzat ürettiği şimdiye dek tespit edilememişti. Fransız tahlilciler ise anne rahmindeki embriyonun ilk zamanlarında serotoninin anneden geldiğini ortaya çıkardı. Fransız doktorlar, bunu kanıtlamak için, genetik olarak değiştirilmiş ve kimilerinde kan tarafından taşınan serotoninin yüzde 95′inin kaynağı olan “tph1″ geninin bulunmadığı farelerden yararlandılar. Daha sonra hayvanlar çiftleştirilerek genetik açıdan melezleştirildi.

Neticede, kandaki analık serotonini seviyesinin baskın olduğu tespit edildi.
Fransız doktorların belirttiğine göre, şayet analık serotonini olmasaydı, embriyonun bu maddeyi üretme kapasitesi ne olursa olsun, omurganın yaradılışında anomali yaratır, boyları serotonin seviyesi basmakalıp olan annelerine oranla yüzde 15 ila yüzde 30 oranında kısa olurdu. Bunun tersi olarak, şayet analık serotoninin seviyesi basmakalıp olursa, bebek de basmakalıp büyüyor. Tahlilciler, bu belirtileriyle memelilerde ilk kere embriyoya ait bir genin yerini anneden gelen bir genin almasını tespit ettiklerini belirttiler. Dr. Jacques Mallet, araştırmaları ışığında özellikle annenin serotonin seviyesinin ve bu madde üzerinde tesiri olan antidepresan gibi ilaçların muhtemel tesirlerinin dikkatle araştırılması gerektiğini kaydoldu. Mallet, ceninin yaradılışında tesirli olan başka analık genlerinin de
keşfedilmeyi beklediği görüşünde olduklarını söyledi.

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=9621&cat=220&dt=2006/12/19

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.