Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Aşk gerçekten hastalık

08.05.2021
7

Aşkın beyni nasıl etkilediğinden ömrünün ne kadar olduğuna kadar merak edilenleri hekimler inceledi Aşkın, beyinde idrak marifetini çalıştıran kısmı tesirsiz hale getirdiği, beyindeki kimyevilerden serbitkioninin aşıklarda …

Aşkın beyni nasıl etkilediğinden ömrünün ne kadar olduğuna kadar merak edilenleri hekimler inceledi
aşk
Aşkın, beyinde idrak marifetini çalıştıran kısmı tesirsiz hale getirdiği, beyindeki kimyevilerden serbitkioninin aşıklarda ve takıntılı şahsiyet bozukluğu olanlarda aynı seviyede olduğu tanımlandı.

İnsanoğlunun en güçlü ve heyecanlı ruh hallerinden olan aşkın nörolojik esaslarını inceleyen nörologlar, bu sevgi ve arzunun yoğunluğunu ölçtüler. Londra Üniversitesi Nörobiyoloji profesörlerinden Semir Zeki, fonksiyonel MRI kullarak yaptığı araştırmada, 17 bireye evvel beğendiği şahsın, ardından da dostlarının resimleri gösterilerek, serebral kan akışları izlendi. Araştırmada insana harikulade mutluluk ve haz veren aşkın, şahıslardaki ”idrak marifetini yitirdiği” ve ”takıntılı şahsiyet bozukluğuna” neden olduğu ortaya çıktı.

BEYİN KİMYASI DEĞİŞİYOR
Araştırmaya göre, aşk, beyinde güven, inanç, haz dinleme ve mükâfatlandırma işlevlerini faalleştiriyor. Aşık olanlarda oksitosin ve vazopressin maddeleri fazla salgılanıyor ve bu da karşıdaki bireye olan bağlılığı artırıyor. Tek eşli kadın ya da erkeklerde daha çok oksitoksin salgılanıyor. Aşıkken depomin ve norepinefrin çoğalıyor. Depomin mbitkiivasyon çoğalışına, mutluluk, coşku, uykusuzluk, kalp çarpıntısı ve soluk darlığına neden oluyor. Norepinefrin de coşku ve enerji seviyesini artırırken, uyku ve iştahı kaçırıyor.

ZEKA YANILMASI
Aşk, insan beyninde idrak ve suçlama yapan kısımları da tesirsiz hale getiriyor. Aşık olan bireyler, hoşlandıklarına karşı idrak marifetini kaybediyor. ”Aşıkken tamamen âmâ oluyor” ve aşık olunan şahsın negatiflikleri beynin bu bölgelerinin çalışmaması sebebiyle görülemiyor.

Beynin ‘zeka kuramı ’ olarak adlandırılan ve başkalarıyla değişikliklerini ortaya koyan mekanizması da aşık olunca devreden çıkıyor. Bu sebeple bireyler aşık olduklarıyla aralarında bir ayrım yapmıyor ve onu kendisi gibi görüyor.

TAKINTILI SEVGİ
Araştırma, aşkın, insanları nasıl takıntılı hale getirdiğini de sarih biçimde ortaya koyuyor. İnsanların beynindeki kimyevilerden serbitkionin seviyesi aşık olanlar da, takıntılı obsesif kompülsif bozukluğu şahıslarınkiyle aynı seviyede bulunuyor.

Aşk bir yandan bireye huzur ve güven verirken, değişik yandan ayaklarını yerden kesiyor. Beyindeki ‘medial insula ’ kısmı aşkla aktive oluyor. Dargın tutumlarla alakalı bu kısım aşık bireylerde çalışıyor ve ihtilafların üstesinden gelmeye yarıyor. Aşk, duygulanım, dikkat, mbitkiivasyon ve hafıza ile alakalı beyin alanlarını faal hale getiriyor. Bu yapıların faalleşmesi, stresin eksilmesine neden oluyor.

AŞKIN ÖMRÜ 3 SENE MI ?
Asap hücreleri arasında gayelere uygun iletişimleri etkileyen ihtar maddelerinden asap sihrime etkeni de NGF aşkın zamanını biçiyor. Ellerin terlemesine ve coşkunun yükselmesine de neden olan NGF bedeli istekli aşkın ilk zamanlarında yükseliyor. Araştırmada insanın doğası haysiyetiyle bu isteği sürdüremediği ortaya çıkıyor ve arzunun şiddetiyle doğru orantılı artan NGF bedeli en fazla 3 sene sonra eksiliyor.

ZENGİN KIZ İLE MUHTAÇ GENCİN AŞKI
Araştırmayı yapan Prof. Dr. Semir Zeki, Anadolu Ajansı muhabirine ”nöropbitkiik aşkı” anlattı. Aşkın, beynin ortaya çıkardığı bir ürün olduğunu belirten Zeki, ”Aşık olan şahsın beyninin depomin içinde yüzdüğünü” ve bunun beyindeki mbitkiivasyon ve amaca müteveccih konsantrasyonu artırdığını söyledi. Aynı bulguları bağımlıların da gösterdiğini dile getiren Zeki, ”Beyindeki bazı kısımların aktivasyonunu yitirmesine neden olan aşkın rasyonel olmadığını” vurguladı. Zeki, ”Bu kadar rasyonellik dışı bir şeyi rasyonel biçimde açıklama etmeye çalışmaktan ziyade neden bu kadar rasyonellik dışı olduğunu kavramaya çalışmak gerekli” dedi.

Aşık olan bireylerde ‘özgür istemin ’ yok olduğunu vurgulayan Zeki, zengin kızın muhtaç gence aşık olabildiğini belirterek, ”Böylesi gidişatlarda anne-babalar, dostlar olarak biz rasyonel biçimde muamele etmeye çalışıyoruz. Bu vaziyette öğüt vermek çok absürt ve zaman kaybı. Bu vaziyete tahammül etmek gerek. Aşk rasyonel olmadığı için böylesi bir vaziyette bizim tepkimiz de rasyonellik dışı oluyor” diye konuştu.

Zeki, ”Aşk bir hastalık ama rehabilitasyon etmeye gerek yok. Yaşamınız boyu devam etmesini istediğiniz bir hastalık. Arzu edilen bir facia” dedi.

Kadınların, aşkta erkeklere göre daha itinalı ve çok daha verici olduğunu belirten Zeki, erkeklerin ‘karşılıksız alma ve kesintisiz harcama ’ tasasında olduğunu korundu.

Kadınların psikolojik açıdan erkeklere oranla çok güçlü olduğunu ifade eden Zeki, kadınların aşkının daha uzun sürdüğünü, ancak bıraktıktan sonra da daha kolay unuttuklarını söyledi.

Anadolu Ajansı

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=59134&cat=220&dt=2008/03/04

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.