Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Kadınların seks paradoksu

30.03.2021
7

Erkeklerin cinsellikten temennilerini alt yukarıya öğreniyoruz: Zevk, coşku, tutku… Peki ya kadınlarınkiler? Erkeklerin cinsel yaşamdan temennilerini alt yukarıya öğreniyoruz: Zevk, coşku, tutku ve şayet olasıysa küçük …

Erkeklerin cinsellikten temennilerini alt yukarıya öğreniyoruz: Zevk, coşku, tutku… Peki ya kadınlarınkiler?

Erkeklerin cinsel yaşamdan temennilerini alt yukarıya öğreniyoruz: Zevk, coşku, tutku ve şayet olasıysa küçük tefek oyunlar… Oysa kadınlar için gidişat azıcık daha karmaşık, zira kadınlar seksi çok daha değişik ebatlarıyla yaşamanın peşinde…

Cinsellik hem erkekler, hem de ka­dınlar için yaşamın bırakılmaz bir parçası… Ancak bu, iki türün seksi aynı biçimde yaşadığı anlamına gelmiyor. Erkekler için cinsel hazzın esasında biyolojik bir lüzumu karşılama ve gevşeme içgüdüsü ağır basarken ka­dınlar, apayrı duygu ve düşüncelerle yatağa giriyorlar. Başka Bir Deyişle cemiyetsel önyargı­ların aksine erkekler sekse daha meraklı oldukları halde cinsel ilişkide normal kalıp­larla kanaat etirlerken, kadınlar ilişkiye renk katmak için büyük mücadele tüketiyor, yaşamlarının her alanı gibi cinsel yaşamlarını da ara ara gözden geçirilip yenilenmesi gereken bir tam olarak görüyorlar. Üstelik bu gizeme­lardan kimileri, asırlardır devam eden ve her cemiyette kabul gören birtakım basma­kalıp düşünceleri de reddediyor. İşte kadın­ların cinselliği nasıl yaşadığına dair bazı ipuçları ve bilinmez hakikatler…

Daha fazla hareket istiyorlar
Demiştik ya, erkeklerin sekse daha meraklı olmaları onların daha yaratıcı oldukları ve tutkulu bir cinsel yaşam yolunda daha fazla mücadele gösterdikleri anlamına gelmiyor. Aksine, kendine ve partnerine ön sevişmeyi çok görenler dahi var. Onlar için gerçek olan, cinsel birleşme ve boşalma anı. Oysa kadınlar için cinsel birleşmenin evveli ve sonrası da en az kendisi kadar büyük ehemmiyet taşıyor.. Onlar daha hareketli, yeniliklere daha sarih, değişik tatlar alabilecekleri, değişken bir cin­su baskınlık arayışı içindeler. Zati uzun vadeli ilişkilerde ister istemez tekdüzeleşen cin­su baskın yaşamı yeni bir coşku dalgasıyla ta­zelemek için mücadele gösterenler de çoğun­lukla kadınlar oluyor. Seksi bir iç çamaşırı, romantik bir akşam yemeği, ufak sürpriz­ler, yeni fanteziler… Genellikle bu stil fi­lekelerin artta erkekleri bulmak pek muhtemel değil. Onlar kendilerine sunulan zevklerin tadını çıkarmakla kanaat etiyor ama daha durağan, daha normal ve daha tek renkli bir cinsel yaşamdan da şikayet etmiyorlar. Başka Bir Deyişle kadınlar için seks, erkekler için olduğundan çok daha değişik bir anlam taşıyor. Konutlu kadınlar da seksi hoşlanıyorlar; Konutluluğun aşk­la beraber cinsel zevki de öldürdüğü yolun­daki tam tezler yalan… Konutlu kadınların çoğu, seksi “bitmeyen bir balayı” tadında yaşamanın hayalini kuruyorlar.

Kocalarının onlara hep aynı tutkuyla sarılmasını, seneler sonra dahi ilk sevişmenin heyecanıy­la sevişmeyi, kocalarıyla aralarındaki sevgililik ilişkisinin ve tutkunun sürmesini isti­yorlar. Oysa çoğu erkek kendini sevgilisi ya da nişanlısı konumundaki kadını nikaha kadar elinde yakalamak ve etkilemek zorunda hissetse dahi, nikahtan sonra rahatlıyor ve ilişkiyi cinsellik de dahil her doğrultudan boşluyor. Konutluluğun kaçınılmaz olarak rutinleşme riskine düştüğü yarıyıllarda bunu fark eden ve vaziyeti değiştirmek için mücadele gös­teren genellikle kadın oluyor. Ancak natürel ki bu tek taraflı mücadele yeterli değil ve ilişki­nin her açıdan olduğu gibi cinsellik doğrultunun-den de sıradanlasma tuzağına düşmesi ka­çınılmaz. Yeniden de ne olursa olsun kadınla­rın evlenince yatakta uyuşuklaştıkları ya da konutlu kadınların seksi hoşlanmadıkları fikri son derece yanlış…

Cinselliği aşkla beraber yaşamak istiyorlar
Pek çok kadının yaşamında en az bir adet tek gecelik ilişki, yalnızca fiziksel çekimden yola çıkılarak yaşanan bir cinsellik, mutlak be­densel hazları tatmin kısmetine asıllaşen bir sevişme vardır. Ancak tam bunlar, ka­dınların cinselliğe duygularını da karıştır­dıkları aslını değiştirmiyor. Onlar için aşk, paylaşım, şefkat ve alaka “müthiş teknikten” evvel geliyor. Cinsel tatmin an­cak duygusal tatminle bütünleştiğinde anlam ve değer kazanıyor. İster yeni başla­yan bir ilişkide olsun, ister senelerdir süren bir beraberlikte, her kadın cinselliği yaşa­dığı erkek için özel olmak ve onda hayranlık uyandırmak istiyor.

Kadınların çok bü­yük bir kısmı, hatta korunma mekanizma­larını çalıştırıp aksini iddia edenler dahi sek­si yalnızca seks olarak görmeyi başaramı­yor, özellikle ilk sevişmeden sonra ciddi bir temenni içine giriyor, erkekler gibi rahat rahat kapıyı arkalarından sürükleyip çıkamıyor, o en mahrem anların izlerini üzerlerinde taşıyorlar. Karşı tarafın bakış açışı değişik ol­duğu zaman da hayal kınklığına uğruyor, acı sürüklüyor ve depresyona çekiliyorlar. Onlar için kalite nicelikten evvel geliyor: İş­te kadınlarla erkeklerin sekse bakış açıları arasındaki en büyük farklardan biri… Er­kekler nasıl ki yemek mevzusunda pek seçi­ci davranmıyorlarsa, yatakta da önlerine her konanı “yiyebiliyorlar.” Ama bugüne kadar kaç kadınla beraber oldukları, cinsel tatmin ve erkekliğin kanıtı açısından büyük ehemmiyet taşıyor. Kadınlarsa bütün aksine nite­likten çok niceliğe önemsiyorlar. Erkeklere has “Ne sevişsem kar…” görüşünün yerini kadınlar da “Bir kere olsun, bütün ol­sun” fikri alıyor. Tatmin edici olmayan, hiç­bir anlam ifade etmeyen, özelliksiz ve tat­sız seks, kadınların tüylerini diken diken etmeye yetiyor. Başka Bir Deyişle onlar için sayı değil, ka­lite tanımlayıcı… Haftada bir kere asılla­şen, ama fantezilerle zenginleştirilmiş, renk­li, cümbüşlü ve yaratıcı bir sevişmeyi her gün yaşanan yavan, sıradan, öylesine bir cinsel ilişkiye bin kere seçim ediyorlar.

Seks hakkında konuşmaktan korkmuyorlar
Cinsellikten laf faktörün erkeklere has bir özellik olduğu görüşü de bir başka yan­lış düşünce… Zira dostlarla biraraya gelince cinsel içerikli mizahlar yapmak, bel­den alt fıkralar anlatmak, dünyaca ünlü bir seks ilahesini çok hoşlandığını ve onunla bir gece beraber olmak için her şeyi yapabileceğini söylemek ne yazık ki seks hak­kında konuşmak anlamına gelmiyor. Gerçek ehemmiyetli olan gerektiğinde meselelerden bah­sedebilmek, onları çözmeye çalışmak, is­tekleri ve şikayetleri dile getirmek, gerek­tiğinde bazı farklılıklar yapmaya cesaret edebilmek… Bunu da erkekler değil, kadın­lar yapıyor. Onlar cinsel yaşamlarını gözden geçirme, kendilerini tenkit etme, duygularını ve temennilerini dile getirme, başka bir deyişle genel olarak seksten bahsetme mevzusunda çok daha yiğitler.

Erkeklerse dostlarıyla konuşurken aslan kesildikleri, cinsellik hak­kında atıp yakaladıkları halde iş ikili ilişkiye geldiğinde, başka bir deyişle bu mevzuyu hoşlandıkları ve ya­taklarını paylaştıkları kadınla konuşmaları mevzubahisi olduğunda enteresan bir şekilde sessizleşiyor, içlerine kapanıyor ve bu tip konuşmaları afaki bulduklarını emin eden hareketler yapıyorlar.

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=38805&cat=220&dt=2007/10/04

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.