Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Bilgisayar başında ‘fıtık’ olmayın

29.04.2021
25

Monitörünüz uygun yerde ve yükseklikte değilse fıtık olma tehlikeniz yüksek. Akdeniz Üniversitesi AÜ Nöroşirurji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recai Tuncer, bilgisayar ekranı uygun yerde ve …

Monitörünüz uygun yerde ve yükseklikte değilse fıtık olma tehlikeniz yüksek.

Akdeniz Üniversitesi AÜ Nöroşirurji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recai Tuncer, bilgisayar ekranı uygun yerde ve yükseklikte değilse, boyun eğilerek ya da dönerek aralıksız pozisyonda kalıyorsa, bu pozisyonların boyun fıtığına taban hazırladığını bildirdi.

Prof. Dr. Tuncer, yaptığı açıklamada, boyun fıtıklarının, bel fıtığından sonra en sık görülen omurga hastalığı olduğunu söyledi.

Boyun fıtığının en sık trafik kazası, bir yerden düşme, başa bir şey çarpması gibi gidişatlarda ortaya çıktığını, uygun olmayan pozisyonlarda çalışan insanlarda da görülebildiğini kaydolan Tuncer, bilgisayar ekranının yanlış yerde durmasının boyun fıtığına neden olduğunu belirtti. Tuncer, “bilgisayar kullanırken boynun pozisyonu ehemmiyetli.

Bilgisayar ekranı uygun yerde ve yükseklikte değilse, boyun eğilerek yada dönerek aralıksız pozisyonda kalıyorsa, bu makûs pozisyonlar boyun fıtığına taban hazırlıyor. Özellikle banka memurlarında boyun fıtığına daha fazla tesadüfülüyor” dedi.

Prof. Dr. Recai Tuncer, bilgisayar başında çalışmak zorunda kalan bireylerin ekranı kesinlikle göz hizasına, ve boynun düz pozisyonda durduğubir konuma yerleştirmeleri gerektiğini kaydoldu.

Boyun fıtığında yaşın da ehemmiyetli olduğunu belirten Tuncer, genç yaşlarda omurgada fıtık yapan disklerin büyük kısmının su olduğunu söyledi. Yaş ilerledikçe akışkanın eksildiğini ifade eden Tuncer, “akışkan eksilince de elastikiyet eksiliyor. Bununla beraber de yaralanma ihtimali yükseliyor. Boyun fıtığı, 40 yaşın üzerindeki bireylerde daha sık görülüyor” dedi. Tuncer, şöyle konuştu:

“Boyun sızısı, omuza ve sırta yansır. Bu, daha başlangıç yarıyılıdır. Daha ileri safhaya geçince kol sızısı ilave edilir. Boyun ve kol beraber ağrıyorsa, bu orta derecede ileridir. Daha ileri evresinde ise yalnızca kol sızısı kalır, boyun sızısı kaybolur. Kola giden asapların kökleri dolaysız olarak etkileniyordur. Bu bulgular genel olarak yana doğru çıkmış boyun fıtıklarında görülür.

Şayet ortaya doğru fıtık oluşursa, dolaysız olarak omuriliğe baskı yapar. Bunda da ikinci grup bulgu olarak, boyundan altında eforsuzluk, yürümede eforluk, ellerde maharet eksilmesi, ince işleri yapamama, anlaşmalar ortaya çıkar. ”

REHABİLİTASYONU BEL FITIĞINA GÖRE DAHA BASİT
Boyun fıtıklarının bel fıtıklarından daha basit rehabilitasyon edilebildiğini belirten Tuncer, boyun fıtıklarının bel fıtıklarına göre operasyon dışıyöntemlere de daha fazla yanıt verdiğini kaydoldu.

Prof. Dr. Recai Tuncer, boyunda uyuyarak istirahate de gerek olmadığını vurgulayarak, boyunluk takmanın ehemmiyetine işaret etti. Özellikle boyun fıtığının başlangıç yarıyılındaki hastaların kesinlikle boyunluk takması gerektiğine değinen Prof. Dr. Tuncer, “boyunluk, başın boyun üzerindeki ağırlığını eksiltir ve boynu istirahate alır. Şayet siz boynu istirahate almadan başka harekâtlar yaparsanız, bundan yeterince yanıt alamazsınız”dedi.

Prof. Dr. Tuncer, başlangıç yarıyılında bu rehabilitasyonu alan hastaların yüzde 80-90′ının iyileştiğini, bunun kalıcı olması için de hastalara misyon düştüğünü söyledi. Boyun fıtığının tekerrür edici olduğuna dikkati sürükleyen Tuncer, şöyle konuştu:

“Aynı yerden de tekerrür edebilir, bir üstten veya alttan da tekraredebilir. Bu hastaların hareket hüneri bir ölçü kısıtlanır. Bukısıtlandığı zaman mevcut hareketleri yapmak için bir üst veya alt tarafdaha hareketli hale kazanç. Bu hareketli omurga bölgelerinde yeni fıtıklaşma tehlikeyi çoğalır. Hasta öğrenmeli ki, bir defa geçirdiklerinde, ‘iyi oldum, hastalık hiç olmamış gibi oldum’ diyemez, zira omurga buhastalıktan sonra hiç hastalanmamış haline dönmez. Bunu yasaklamak içinomurganın takviye dokularını, başka bir deyişle adaleleri kuvvetlendirmeniz gerekli. Adaleleri kuvvetlendirme egzersizleri yapacaksınız. Bunlar gayet kolay, çok basitlikle yapılabilen egzersizlerdir. Ama ne yazık ki, bazen doktorlar unutur, bazen hastaya verirsiniz, hasta bir vakit sonra ‘ben iyiyim’ derbırakır. Hastalık bundan sonra tekerrür eder.

Yeni şafak

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=51726&cat=220&dt=2008/01/17

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.