Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Çocuğunuzun uzuvlarını bağışlar mısınız ?

03.04.2021
12

“Kadavra kamunun mülküdür.” Uzuv nakli üzerine ölümcül bir münakaşa başlatıldı… Türkiye ’nin en çok uzuv nakli yapan merkezlerinden Akdeniz Üniversitesi Uzuv Nakli Kısmı öğretim abonesi Doç. Dr. …

“Kadavra kamunun mülküdür.” Uzuv nakli üzerine ölümcül bir münakaşa başlatıldı…

Türkiye ’nin en çok uzuv nakli yapan merkezlerinden Akdeniz Üniversitesi Uzuv Nakli Kısmı öğretim abonesi Doç. Dr. Alihan Gürkan, “ölümcül” bir münakaşa başlattı.

Uzuv naklinde bu sene ülke genelinde bir seferberlik yapılmış olsada, henüz işin çok başındayız. “Kadavra kamunun mülküdür, paylaşılan yer ise can pazarıdır. Çocuğunuz can verdi demek ne kadar güçse, çocuğunuzun uzuvlarını bağışlar mısınız? demek ondan da güçtür” diyerek içten bir itirafta bulunan Akdeniz Üniversitesi Uzuv Nakli ve Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Abonesi Doç.Dr. Alihan Gürkan, uzuv naklinin 15-20 sene evvel bir fantazi olduğunu söyledi. Gürkan, üniversite olarak 2007 senesinin ilk 10 ayında 265 böbrek nakli hakikatleştirdiklerini bu senenin sonuna kadar niyetlerinin böbrek naklinde 300-320 ’nin üzerine çıkarak Avrupa ’da ilk kez senede 300 böbrek naklini geçen merkez olacaklarını belirtti. Doç.Dr.Alihan Gürkan, uzuv naklinde gelinen noktayı, maksatlarını ve yaptıklarını anlattı:

Uzuv naklinde nereden neredeye geldik?
“15-20 sene evvel uzuv nakli yalnızca bir fanteziydi. 1950 ’li senelerde ilk böbrek nakli yapıldı. Karaciğer nakli 15 sene evvel rutin bir rehabilitasyondu. Geliştiremediğimiz tek şey bağış. 15 sene evvel böbrek nakli yapmak çok büyük bir şeydi. Ama yaşam süresi çok düşüktü. Böbreği taktıktan sonra hasta bir sene yaşıyordu. Şimdi bir senelik yaşam süresi yüzde 90 ’ın üzerinde.Hastayı yaşatma süresi neredeyse Amerika Birleşik Devletleri ’nin yüzde 1-2 puan üzerinde.”

Karaciğeri ikiye ayrılıp nakil yaptık
“Üniversite olarak nitelik içinde çok iddialıyız. Haftada vasati 5-7 arasında böbrek nakli yapıyoruz. Bu volümle çalışıp bu niteliği yakalatmak çok ehemmiyetli. Avrupa ’da butik programlar var. Başka Bir Deyişle seçici program. Uzuv naklinin Versacesi ’ni yapıyorlar. Hastayı seçiyorlar. Bizim ise seri imale lüzumumuz var. Tehlikeli hadiseleri almazlar. Misalin 77 yaşındaki bir hastaya böbrek nakli yapmazlar. Türkiye ’nin en yaşlı müşterisi ile en yaşlı vericisi bizim merkezimizde takıldı. Bir karaciğeri ikiye parçalayarak ilk kez biz nakil yaptık. İlk kan geçimsiz, ilik doku geçimsiz böbreği biz taktık.”

Kadavra kamunun mülküdür, paylaşılmalı
“Uzuv naklinde canlı ve kadavradan nakil yapılıyor. Kadavra kamunun mülküdür. Dolayısıyla ciddi paylaşım kaideleri vardır. Kitabi başka bir deyişle medikal tıp kitaplarına göre, yaşam temennisi 5-10 senenin altında olanlarda uzuv nakli yapılmaz. Paylaşıldığı yer bir can pazarıdır. Gençlerin ve çocukların öncelikleri olmalıdır. Yaşı, bekleme süresi, doku geçimi için hastaya puan verilir. En çok geçimli olan hastaya da takılır.”

Uzuv verenin çocuğuna iş verilsin
“Böbrek Antalya ’da çıktı. Alıcı Erzurum ’da o zaman ne yapacaksınız. Bir böbreğin bekleme süresi 15-20 saattir. Karaciğerin ise 16 saattir. İnsanları karşınıza alıp, sonra da ’sana uydu, öbürleri evine gitsin ’demek dünyanın en güç işidir. Devlet bağış yapana destek verirse çözülür. Aileye takviye yapsınlar, teşfik etsinler. İşsiz çocuğu varsa, işe yerleştirsinler, para desteği, kaynak desteği yapılırsa, uzuv bağışı daha da çok çoğalır.”

Ayla Özcan- Vatan

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=42860&cat=220&dt=2007/11/02

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.