Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Çok yatan mı kilo alır, az yatan mı ?

14.07.2021
12

Uyku ile kilo hakimiyeti ilişkisi, araştırılıyor. Her gün yeni şeyler biliyoruz.. Daha Öncekiler uykusuz kalanların zayıfladığını zannederlerdi. Ama çağdaş tıp araştırmaları bütün tersini gösteriyor. Fazla kilolu …

Uyku ile kilo hakimiyeti ilişkisi, araştırılıyor. Her gün yeni şeyler biliyoruz..

Daha Öncekiler uykusuz kalanların zayıfladığını zannederlerdi. Ama çağdaş tıp araştırmaları bütün tersini gösteriyor. Fazla kilolu insanların ya da asla kilo alamayanların çoğunun, uyku meseleyi var.

Uykuda da etkiniz
Daha Öncekinden insanlar, uykuya daldıklarında her türlü hayatsal faaliyetin ve beynin durduğunu varsayırlardı. Hatta uykuyu vefata benzetirlerdi. Beynin bu süreçte boş ve pasif olduğu, vücudun da yalnızca dinlendiği sanılırdı. Oysa uyku, bizim hiçbir şey olmadan ve yapmadan geçirdiğimiz pasif bir hadise değildir. Uyku, hem bedenimizde hem de beynimizde son derece ehemmiyetli fizyolojik başkalaşımların oluştuğu, devingen bir süreçtir, hatta hummalı bir faaliyettir. Ve uyku sıhhatimiz için en az hareket ve yiyecekler kadar ehemmiyetlidir. Ciddi derecede uyku meseleleri olan insanlarda, metabolizmanın darmadağın olduğu, hayatsal hormonların dibe vurduğu artık gayet iyi öğreniliyor.

Tokluk hormonu
Uyku ile kilo balansı arasındaki ilişkinin en ehemmiyetli faktörlerinden birisi, bize doyma hissini veren ‘Leptin ’ hormonudur ve uykudayken salgılanır. Uyku meseleleri ise iştahımızı çoğaldıran hormonları harekete geçirir. Öte yandan strese karşı mukavemetimizi düşürür, istemimizi zayıflatır. Ve en ehemmiyetlisi kilo balansı için son derece ehemmiyetli olan glikoz hoşgörümüzü düşürür. Başka Bir Deyişle yediğimiz her şey acilen yağ olarak depolanmaya başlar. Tam bunlar natürel olarak kilo balansını allak bullak eder.

Uykusuzluk
Yetersiz yattığımız bir geceden sonra, asaplarımız bozulur. Kendimizi biraz daha iyi sezmek için tatlılara, hamur işlerine ve sevinç verici maddelere sarılmaktan başka bir takat bulamayız. Gelsin kahveler, gitsin çaylar, bisküvitler, çikolatalar… Hatta içki lüzumu dahi sezeriz. Her fırsatta uykumuzdan feragat ederiz. 7 saat, 6 saat, 5 saat yeter derken, başımıza yeni tasalar açarız. Uykusuzluğun neticesinde yavaş yavaş fiziksel sıhhatimizi, anlamımızı, belleğimizi kaybedebileceğimizi, koordinasyon bozuklukları ile karşılaşabileceğimizi öğreniyorduk. Şimdi yeni bir mesele daha çıkıyor karşımıza; kilo çoğalışı! İnsanı kısa vakitte çökertebilen az etmen vardır. Bunlardan birisi susuzluksa, değişiği uykusuzluktur. Açlığa da, hareketsizliğe de, içkiye de, acıya da, karanlığa da bir zaman dayanabiliriz ama susuzluk ve uykusuzluk değişiktir… Uzun lafın kısası, hiçbir ilaç, hiçbir estetik müdahale; sıhhatli olmamıza, genç ve fit kalmamıza, hoşluğumuza uyku kadar verimli değildir. Her fırsatta yazdığım gibi; uyku, tüm kozmetiklerden ve ilaçlardan daha bedellidir!

Dr. Yasemin Fatih Amato / Sabah

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=45697&cat=220&dt=2007/11/28

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.