Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Diyabet, böbrekleri vuruyor! Diyabetin hasarları nedir? Tesirleri nedir?

05.05.2021
21
Diyabet, böbrekleri vuruyor! Diyabetin hasarları nedir? Tesirleri nedir?

Uzmanlar, dünyada her 3 diyabet hastasından 1’inin aynı zamanda böbrek hastası da olduğunu belirtti. Akdeniz Üniversitesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Azası ve Türk Nefroloji Derneği Başkanı; …

Uzmanlar, dünyada her 3 diyabet hastasından 1′inin aynı zamanda böbrek hastası da olduğunu belirtti.

Akdeniz Üniversitesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Azası ve Türk Nefroloji Derneği Başkanı; Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar, 50. Milli Diyabet Kurultayı’nde diyabet ve böbrek ilişkisini kamuoyu ile paylaştı. Dünya’da her 3 diyabet hastasından 1’ inin böbrek hastalığına tutulduğunu vurgulayan Süleymanlar, “Ne Yazık Ki çoğunlukla erken devrede tanı konulamadığı için hastalık diyaliz evresinde tespit edilebiliyor. Şayet diyabet hastaları hastalık teşhisinden sonra böbrek sıhhatlerini takibe alabilirlerse diyaliz düzeyine gelmeden Türkiye’de böbrek hastalıkları görülme sıkılığı eksilebilir” dedi.

Böbrek hastalıkları en fazla kalp ve damar hastalıklarını tetiklediğini, kalp ve böbrek gözetmesinin en büyük hedef olduğunu aktaran Prof. Süleymanlar, şunları söyledi: “Bir tarafta şeker hastalarının böbrek meselelerini çözmeye takviyeci olurken öteki tarafta kalp ve damar hastalıkları tehlikesinin eksiltilmesi hedefleniyor. Sigaranın vazgeçilmesi, tansiyonun hakimiyeti, şekerin izlenmesi, lipit hakimiyeti kolestrolün kabul edilebilir hudutta olması, kilo hakimiyeti, günde yarım saat ve 1 saat arası yapılması istenen kumpaslı egzersiz böbrek ve kalbi korunmasındaki en ehemmiyetli temkinlerdir. Diyabette tuzun kısıtlanması böbrek ve tansiyonun hakimiyetinde ehemmiyetli kriter. Günlük birey başı maximum tuz kullanım ölçüyü 5-6 gr arasındadır. Son yapılan araştırmaya göre Türkiye’de bu oran 14-15 gr olarak ölçümlenmiştir ve görüldüğü üzere olması gerekenin oldukça üzerindedir.

‘TUZUN HİÇ BİR HALİ DAHA AZ HASARLI DEĞİLDİR’
Hazır besinler, salça, turşu, ekmek, raf ömrü uzun besinler ve tuz açısından zengin besinler kullanırken dikkat edilmesi gerekmekte. Kamuoyunda yanlış aktarılan bir mevzu ise Himalaya tuzları veya Okyanus tuzu gibi değişik bölgelerden getirilen tuzların sıhhate hasarlı olmadığına ait yanlış bilgidir. Bu tuzların hepsi sodyum klorür kapsar ve birbirlerinden hiçbir farkı yoktur. Yalnızca temin edildikleri yer itibari ile maliyetleri yüksek mahsuller oldukları için pazarlama taktiği olarak hasarlı olmadıklarına dair cemiyette yanlış bir izlenim oluşturulmuştur. Bu pazarlama taktiği cemiyet sıhhati açısından büyük tehdit oluşturmaktadır.

Ülkemizde son yarıyıl böbrek hastalıklarının en büyük nedeni diyabettir. Böbrek hastalıklarının %40 nın ana nedeni şeker hastalığıdır. Dolayısıyle diyabetin hakimiyeti aynı zamanda böbrek hastalıklarının da hakimiyetini sağlayacaktır. Kronik böbrek hastalığının çözümünde rasyonel yaklaşım; muhtemelse önlenmesi, önlenemiyor ise erken tanısı ve aktif şekilde rehabilitasyon edilmesidir. Tarama programlarının idrarda mikroalbuminüri/proteinüri ve serum kreatinin seviyesinin ölçümüne direndirilmesi yeterlidir. Cemiyette özellikle alttaki yüksek tehlikeli hasta gruplarının erken böbrek hastalığı açısından taranması temeldir. Diabetes mellitus, hipertansiyon, obezite, metabolik belirti, sigara içimi, ailede hipertansiyon, diyabet ve böbrek hastalığı hikayesi; böbrek hastası adaylarını tanımlayan en ehemmiyetli sinyallerin başında kazanç.

‘GÖZETİCİ İHTİYATLARA AĞIRLIK VERİLMELİ’
Bu noktada kan tazyiki yüksekliği ve kan şekeri yüksekliği ile beraber obezitenin önlenmesi, erkenden tespit etilmesi ve dargın rehabilitasyonlarının sağlanması mevzusundaki cemiyetsel mücadelelerin artırılması, bu mücadelelere tüm doktorların fertsel takviyelerinin sağlanması gerektiği sarihtir. Bu asıllar ışığında böbrek hastalığı ile alakalı çözümlerin sadece hastalığın son yarıyılında uygulanan diyaliz ve böbrek nakli rehabilitasyonlarına dayalı olması doğru değildir. Bu sebeple diyaliz ve böbrek nakline dayalı bir yaklaşım yerine hastalığın rehabilitasyonundan çok önlenmesine dayalı, uzun soluklu ve milli ölçekte uygulanacak bir hastalık yönetimi modeli takip edilmelidir.”

Kaynak: http://www.haberturk.com/saglik/haber/943219-diyabet-bobrekleri-vuruyor

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.