Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Diyabet hastalarında ayak kesilmesi yasaklanabilir

08.05.2021
29
Diyabet hastalarında ayak kesilmesi yasaklanabilir

Yapılan araştırmalara göre diyabet sebebiyle ayak kesilmesinin önüne geçilebilir! Oxford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Benjamin A. Lipsky, diyabete bağlı ayak kayıplarının doğru bakımla önlenebileceğini belirterek, “Ayak ampütasyonlarının …

Yapılan araştırmalara göre diyabet sebebiyle ayak kesilmesinin önüne geçilebilir!

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Benjamin A. Lipsky, diyabete bağlı ayak kayıplarının doğru bakımla önlenebileceğini belirterek, “Ayak ampütasyonlarının ayağın kesilmesi yüzde 80 kadarı doğru bakım hizmetleriyle önlenebilir. Doğru bakımdan hedeflediğimiz, hastalara ayaklarına nasıl bakmaları gerektiği ile rastgele bir kasvet olması gidişatında hekimlerini görmelerinin öğretilmesi” dedi.

Lipsky, diyabette ayak kayıplarının önlenmesiyle alakalı yeni bir klavuz hazırlandığını belirterek, dünyanın bir hayli yerinde ayak kesilmelerinin en yaygın sebebinin diyabetik karmaşıklıklar olduğunu bildirdi. Ayağın son düzeyde kesildiğini anlatan Lipsky, ayak kaybını önlemek için yapılabilecek her şeyin çok ehemmiyetli olduğunu vurguladı.

YÜZDE 80′İ ÖNLENEBİLİR
Ayak ampütasyonlarının yüzde 80 kadarının doğru bakım hizmetleriyle önlenebileceği kaydolan Lipsky, şu bilgileri verdi:

“Doğru bakımdan hedeflediğimiz, hastalara ayaklarına nasıl bakmaları gerektiği ile rastgele bir kasvet olması gidişatında hekimlerini görmelerinin öğretilmesi. Hekimin de hastanın ayaklarını senede en az bir kere hakimiyet ederek temkine mevzusunda rolü bulunmaktadır. Hastanın asap sisteminde ya da kan akımında bir eksilme mevzubahisi ise tehlike vardır.

Hasta yüksek tehlike vaziyetindeyse ayaklarına nasıl bakması gerektiği öğretilmeli, uygun kunduraları giymesi mevzusunda bilgi verilmeli. Ayakta ülser ya da rastgele bir yara çıkması gidişatında hastanın doğrudan hekime gelmesi gerekiyor. Hekim de bu sayede enfeksiyonla alakalı rehabilitasyon gerekiyor mu bunu kavrayabilsin. Ayak enfekte ise doktorun kültür numunesi alması gerekir. Çıkan neticelere göre doğru antibiyotiğin tercihi de ehemmiyet talep taşıyor.”

DOĞRU ANTİBİYOTİĞİN TANIMLANMASI EHEMMİYETLİ
Prof. Dr. Benjamin A. Lipsky, Türkiye ve dünyada antibiyotiklere mukavemetli mikroplarla alakalı çok büyük kasvet yaşandığını belirterek, mikropların antibiyotiklere mukavemetli olması gidişatında kültür alınması ve doğru antibiyotiğin tanımlanmasının büyük ehemmiyet taşıdığını bildirdi.

Hekim ve hastanın bir başka mesullüğünün daha olduğunu anlatan Lipsky, “Enfenksiyon yoksa antibiyotik kullanılmaması, aksi vaziyette yalnızca lüzumlu müddette ilacın kullanılması gerekir. Antibiyotik mukavemetinin en büyük nedeni, çok fazla rakamda ve uzun zaman kullanılıyor olması” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRK TOPLUMUNUN YÜZDE 13,7′Sİ DİYABET HASTASI
Hekimin ayağın ne zaman enfekte olduğunu öğrenebilmesi, tanı koyabilmesi ve enfeksiyona uygun rehabilitasyon edebilmesi için bazı rehberler hazırladıklarını dile getiren Lipsky, Beynelmilel Diyabetik Ayak Çalışma Grubu için hazırladıkları rehberin şu an Türkçe de dahil 20′den fazla lisana çeviri edildiğini anlattı.

Türk toplumunun yüzde 13,7′sinin diyabet hastası olduğunu ifade eden Lipsky, “Bu arada 40 yaşın üzerindekilerde muhtemelen oran daha yüksek olacaktır. Diyabeti insanların yüzde 25′inde ayak meseleyi ortaya çıkacaktır. Ayak meselesiyle doğru biçimde ilgilenilmemesi gidişatında, hastaların yarısının ayağın kesilmesi de dahil olmak üzere rastgele bir cerrahi operasyonla karşı karşıya kalacaktır. Bu gidişat dünyanın genelinde hatta Hindistan ve Çin’de de böyle. Amerika ve Avrupa’da, mevzunun bilinirliliği azıcık daha iyi” ifadelerini kullandı.

“DİYABETE SENEDE 7 MİLYON LİRA TÜKETİLİYOR”

Türk Muayenehane Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği KLİMİK Diyabetik Ayak Çalışma Grubu Genel Sekreteri Doç. Dr. Bülent Ertuğrul ise SGK bilgilerine göre, diyabete tüketilen paranın senelik 7 milyon lira olduğunu söyledi.

Diyabet rehabilitasyonsine tüketilen paranın yüzde 70′lik kısmının bu hastalığın karmaşıklıklarına ait olduğunu ifade eden Ertuğrul, şu bilgileri verdi:

“Para, diyabetik ayak, hipertansiyon, böbrek yetmezliği gibi diyabet kaynaklı hastalıklara tüketiliyor. Diyabetin rehabilitasyon giderleri çok daha düşük hakikatinde. Total maliyetin yüzde 20′sine yakın kısmı yalnızca diyabetik ayağa tüketilen para ölçüyü. Bu bilgiler sağlık bakanlığı’na ait ama tüketmelerin bu bilgilerin daha da üstünde olduğunu öğreniyoruz. Ülkemizde, diyabetik ayağa bağlı ayak kayıplarının kaydı bütün olarak yapılamıyor. Ayak kaybı yaşanıyor ama hastanın diyabet olduğu tanısı kayda girmemişse bunun diyabete bağlı olduğu ortaya çıkmıyor, başka bir ayak kaybı olarak olarak kaydolunuyor. Buna rağmen yeniden de ayak kayıpları yüksek ölçüde. 2012 seneyi sayılarına göre 16 bin ayak ampütasyonu yapılmış, bunun 12 bini diyabete bağlı.”

Ertuğrul, bakımının yapılması ve uygun korunma tedbirlerinin alınmasıyla ayak kayıplarının yüzde 80 önüne geçebildiklerini ifade ederek, “Ama ne yazık ki bazı hastalar hala şeker hastası olduğunu öğrenmiyor. Bazen ayak yarasıyla müracaat eten hastanın, şeker hastası olduğu incelendiğinde ortaya çıkıyor. Ne yazık ki hastalar azıcık geç kalıyor” biçiminde konuştu.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.