Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Gay bebek münakaşası

06.04.2021
41

Bilim adamları, anne karnındaki bebeğin gay olup olmadığının anlaşılabileceğini iddia ediyor. Karnınızdaki çocuğun eşcinsel olup olmadığını bilmek ister misiniz? Yapılan araştırmalar, çok yakında bunun reelleşebileceğini gösteriyor. …

Bilim adamları, anne karnındaki bebeğin gay olup olmadığının anlaşılabileceğini iddia ediyor.

Karnınızdaki çocuğun eşcinsel olup olmadığını bilmek ister misiniz? Yapılan araştırmalar, çok yakında bunun reelleşebileceğini gösteriyor. Peki ama doğmamış çocuğun cinsel seçimini değiştirme hakkımız var mı?.

İngiltere’de Deoksirübo Nükleik Asit ve genler üzerinde yapılan araştırmalar, “Etik mi, değil mi?” münakaşalarını da birliktesi getiriyor. Birkaç sene evvel medyada da geniş yer bulan gen haritasının bulunduğu ve insan ömrünün artık uzatılabileceğine dair araştırmalar oldukça akustik uyandırmış, bir kesim buna neşelenirken bir kesim de “Tabiatın balansını bozmaya hakkımız yok,” demişti. Günümüzde gelinen son nokta ise yeniden oldukça büyük bir müzakerenin fitilini ateşleyecek türden. Çünkü İngiltere’de koçlar üzerine araştırma yapan bilim adamları, artık çocuğun anne karnındayken, eşcinsel olup olmadığının anlaşılabildiğini iddia ediyor. Şayet tüm bu araştırmalar reele dönüşürse, yakın gelecekte yaşanacakları kestirmek çok da efor değil. Sağlık Kurumunda oturmuş, üç aylık hamile, çağdaş, eğitimli, kısmen dindar bayanlar karnındaki gay çocuk hakkında karar vermek zorunda kalacak. Eşcinsel dostları olsa da, dostlarının gay çocuklarını çok beğense de, onun biricik oğlu başka bir erkeği hoşlanacak. Bu fikir onu rahatsız etmese dahi ya başkaları nasıl karşılayacak? Neticede anneler iki alternatifle karşı karşıya kalacak. Göbeğinin üzerine uygulanacak bir hormon bandı ile karnındaki çocuğun cinsel seçimini değiştirmek ya da tabiatın balansını bozmamak.

ISMARLAMA ÇOCUKLAR
Tüm bu anlattıklarımız, hakikatinde çok uzak bir olasılık değil. Üç yıldır bu mevzuda araştırma yapan Oregon Üniversitesi analistleri, hormon bandı uyguladıkları gay koçların, dişilere ilgi duymaya başladıklarını ve onları heteroseksüel yapmayı muvaffak olduklarını açıkladı. Gaylikle alakalı böyle bir araştırma yapılması, özellekle ABD’de büyük münazaralara yol açtı ve gay dernekleri tarafından şiddetle kınandı. Eşcinsellerin haklarını korunan tenis oyuncusu Martina Navratilova, araştırmayı ‘homofobik’ ve ‘acımasızca’ buldu ve koçların gay olma haklarının ellerinden alındığını söyledi. İngiliz Sunday Times gazetesinde yayımlanan bir yazı ise bu usulün anne karnındaki embriyolara da uygulanıp, uygulanmayacağı sualini gündeme taşıdı. Yapılan tüm genetik araştırmalar ve son olarak gelinen nokta, çocuk yapmayı da sipariş ve isteğe bağlı hale getirecek türden. Yakın bir gelecekte, “İlk çocuğumuz kızdı, bu seferki erkek olsun,” ya da ataerkil cemiyetlerde; “Tüm çocuklarım erkek olsun,” gibi istekler artabilir. Peki ama istemenin sonu nereye varacak? Gay çiftler, lezbiyen ikizler; tutucu kesimler de dindar ve heteroseksüel çocuklar mı sipariş edecek? Ya da kız çocuğun güzel karşılanmadığı bazı cemiyetlerde, bayan jenerasyonu yok olma riski ile mi karşı karşıya gelecek?

DÜELLO MU BAŞLAYACAK?
Kürtaj ve gay hakları son 30 yıldır zati tüm dünyanın gündeminde. Bazı tutucu kesimler, gaylere de kürtaja da zati karşı olduklarını sık sık dile getiriyor. Bu kitle, şayet cinsel seçimi tanımlama testi asıllaşırsa, oldukça büyük bir meseleyle karşı karşıya kalacak. Ya hiç onay vermedikleri halde eşcinsel bir çocuk sahibi olacaklar ya da kendilerince en büyük günahlardan kürtajı seçim edecekler. Bu gidişatta da gay çiftler, jenerasyonlarını devam ettirebilmek için kendileri gibi gay çocuklar sipariş edebilirler natürel. Bugün zati bazı aileler sperm tercihi ile kısmen de olsa çocuklarının göz rengini, aklını hatta kişiliğini tanımlamaya çalışıyor. Çocuk yapmanın ve dünyaya getirmenin, her geçen gün ‘sipariş’ haline dönüştüğü günümüzde genetik araştırmalar kimi zaman yaşamı daha basit hale getirmek yerine güçleştirebiliyor ve insanları etik olmayan tutumlara itebiliyor.

SABAH

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=17893&cat=220&dt=2007/03/19

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.