Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Kanserde bu nebatlara dikkat!

28.04.2021
24
Kanserde bu nebatlara dikkat!

Beta karoten akciğer kanseri gelişimini basitleştiriyor… Tanı ve rehabilitasyon olanaklarının her geçen gün büyümesine karşın görülme sıklığı çoğalan kanser rehabilitasyonunda, medikal tıbbın yanı gizeme hakimiyetsiz kullanılan …

Beta karoten akciğer kanseri gelişimini basitleştiriyor…

Tanı ve rehabilitasyon olanaklarının her geçen gün büyümesine karşın görülme sıklığı çoğalan kanser rehabilitasyonunda, medikal tıbbın yanı gizeme hakimiyetsiz kullanılan nebatsal mahsullerin ve vitamin desteklerinin, kanseri önlemek, durdurmak yerine mümkün tehlikeleri artırabildiği, rehabilitasyonun aktifliğini eksiltebildiği ve karmaşıklıklara neden olarak ciddi neticelere yol açabildiği bildirildi.

Uzmanlar, beta karotenin özellikle sigara içenlerde akciğer kanseri gelişimini önlemek yerine basitleştirdiğini, tüm anti-oksidanların potansiyel olarak kemoterapi ve radyoterapinin tesirini eksiltebildiğini, kalsiyum-magnezyum-potasyum ve çoğu zaman vitamin karışımları kapsayan minerallerin özellikle kemik metastazı olan veya kalsiyum yüksekliği bulunan hastalarda mahzurlu olabileceği ihtarında bulunuyor.

Isırgan otunun, kan pıhtılaşmasını sağlayan hücreler üzerindeki negatif tesirinin kemoterapi yan tesirleri ile karışabildiği, fazla sarımsak tüketiminin kanama problemine yol açabildiği için kemoterapi-radyoterapi alanlarda kullanılmaması gerektiğine dikkati sürükleyen uzmanlar, japon eriğinin ölümcül kanamalara yol açabileceğinden kemoterapi ve radyoterapi tesirini eksiltebildiğini belirtiyor. Meme ve rahim kanseri hastalarının soya ve ginseng’deri uzak durması gerekiyor.

Hacettepe Üniversitesi HÜ Onkoloji Enstitüsü Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, nebatsal karışımlar ile vitamin desteklerinin, kanser ve kanser rehabilitasyonu üzerine negatif tesirleri olduğunu söyledi.

Kanserden korunmak için bir ilaç olmadığını, tütün kullanımı ya da pasif içicilik, yanlış beslenme, fazla kilo, fizik etkinlik yetersizliği, güneş ışığı maruziyeti gibi etkenlerin kansere yol açtığını, bunlardan sakınılarak kansere tutulma tehlikesinin ciddi oranda eksiltilebileceğini vurgulayan Çelik, sıhhatli şahısların afaki ilaç ve vitamin takviyelerinden uzak durması, hastalanan şahısların doktor bilgisi dahilinde ilaç kullanması gerektiğine işaret etti.

Çelik, vitamin desteklerinin esas beslenme ögeleri arasında yer almadığını ve bunların netlikle ”ilaç” olmadığını ifade ederek, ABD başta olmak üzere bir hayli ülkede vitamin desteklerinin kullanımının çoğaldığını söyledi. ABD’de saygıdeğer bir müessese olan FDA’nın Food and Drug Administration, Besin ve İlaç Müesseseyi dahi bu tip mahsulleri sorgulayamadığını, onaylamadığını ve riskli olabilecekleri mevzusunda ihtarlarda bulunduğunu dile getiren Çelik, aynı faktör maddeyi kapsayan mahsullerin bir hayli farklı ambalaj ve marka ismi altında satılabildiğini ve kapsadıkları ölçülerin mahsulden mahsule ya da markadan markaya değişiklik gösterebildiğini söyledi.

‘REHABİLİTASYON SÜRECİNDE, EVVELİNDE VE SONRASINDA KULLANILMAMALI’
Çelik, bu mahsullerin tesir veya yan tesiri mevzusunda bilimsel olarak bir bilgi elde etkenin muhtemel olmadığına dikkati sürükleyerek, kanser rehabilitasyonu evvelinde, esnasında ve sonrasında nebatsal karışımlar-vitamin kapsüllerinin kullanımına ”netlikle” izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

İsmail Çelik, ”Zira, nebatsal mahsullerde, içine karışmış toksik maddeler olabileceği gösterilmiştir. Bu mahsullerin saflığı ve eminliği şüphelidir. Özellikle aktarlardan elde edilen nebatsal mahsullerin, doğrudan tabiattan bir araya gelmiş ve işlenmemiş olduğu unutulmamalıdır. Dolayısı ile bunlar ‘sterilize’ değildir, mantar sporları, muhtelif bakteriler kapsayabilirler. Kemoterapi altında enfeksiyon tehlikeyi olan hastalar bu cins mahsulleri harcadıklarında paklik kaidelerine çok dikkat etmelidirler” ihtarında bulundu.

”Bu mahsullerin, kemoterapi ilaçlarının tesirlerinde eksilmeye yol açarak hastalığın aktif rehabilitasyonunu sekteye uğrattığına” dikkati sürükleyen Çelik, ”Bu karışımların yan tesirleri, kemoterapi yan tesiri varsayılıp afaki doz azaltımına gidilebilmekte ve rehabilitasyonun yetersiz verilmesine neden olabilmektedir. Sıklıkla kanamaya yol açmaları sebebiyle kanserli hastalarda ciddi kanamalara ve vefata neden olabilirler” diye konuştu.

‘BETA KAROTEN, AKCİĞER KANSERİ GELİŞİMİNİ BASİTLEŞTİRİYOR’
HÜ Onkoloji Enstitüsü Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik’in verdiği bilgiye göre, antioksidanlar ve vitaminlerin negatif tesirleri bulunuyor. Bunlar içinde yer alanlardan biri olan beta karoten harcanması, özellikle sigara içenlerde akciğer kanseri gelişimini önlemek yerine basitleştiriyor. Sigara içenlerin netlikle B-karoten almaması gerekiyor.

Tüm antioksidanlar, potansiyel olarak kemoterapi ve radyoterapinin tesirini eksiltebildiğinden rehabilitasyon altında antioksidan alınmaması isteniyor. Antioksidan kullanan 200 binden fazla hastanın katıldığı bir tahlilde, Vitamin A, E ve Beta-karoten kullananlarda vefat tehlikesinin daha çok olduğu gösteriliyor. Vitamin C ve selenyum için vaziyet meçhullük gösteriyor. Doktor yardımı olmadan vitamin A ve E kullanılmaması gerekiyor.

Kalsiyum, magnezyum, potasyum ve çoğu zaman vitamin karışımları da kapsayan mineraller, özellikle kemik metastazı olan veya kalsiyum yüksekliği bulunan hastalarda mahzurlu olabiliyor.

Millet arasında çok verimli olarak öğrenilen ısırgan otu, yapılan gözlemlerde kan pıhtılaşmasını sağlayan hücreler üzerinde negatif tesir yapabiliyor, bazı alerji yaratan ve toksik proteinler kapsayabiliyor. Karın sızısı, ishal, ateşe yol açabiliyor. Bu belirtiler de kemoterapi yan tesirleri ile karışabiliyor.

Sarımsak fazla harcandığında veya yoğunlaştırılmış tabletler biçiminde alındığında kanama problemine yol açabiliyor, bazı antiviral ilaçların aktifliğini eksiltebiliyor. ”Kumadin” isimli ilaç kullanıldığında veya kemoterapi-radyoterapi alındığında sarımsak harcanmaması ya da hap olarak alınmaması öneriliyor. Zira, kemoterapinin aktifliğini eksiltebiliyor.

‘JAPON ERİĞİ, ÖLÜMCÜL KANAMALARA YOL AÇABİLİYOR’
Japon eriği olarak öğrenilen Ginkgo Biloba, içeriği sebebiyle kanamaya meyli artırıyor. Özellikle kanı sulandıran ilaçları kullananlarda Kumadin-Heparin ölümcül kanamalar görülüyor.

Mahsulde mevcut olan antioksidan özellikler kemoterapi ve radyoterapi tesirini eksiltebilir. Bu mahsul ayrıca karaciğerdeki bazı enzimleri etkileyerek, kanser ilaçlarının faalliğinde eksilme ya da yan tesirlerinde çoğalmaya yol açabiliyor ve antitümör-antibiotik alanların uzak durması gerekiyor. Kemoterapi ve radyoterapi sırasında Ginkgo kullanılmaması gerekiyor.

Koni çiçeği, kirpi otu olarak öğrenilen Echinacea da karaciğerde devrilen bazı ilaçların aktifliğini eksiltebildiğinden kemoterapi ile beraber alınması önerilmiyor. Iressa, tarceva, irinotecan, topotecan, siklofosfamid, etoposide, teniposide, taxol, docetaxel, vincristine, vinblastin ilaçlarını kullananların bu mahsulden netlikle uzak durması isteniyor.

‘MEME VE RAHİM KANSERİ HASTALARI SOYA VE GİNSENG’DEN UZAK DURMALI’
Soya mahsulleri ise kapsadığı isoflavonların östrojenik hormonal tesiri sebebiyle meme ve rahim kanseri olan hastalarda hasarlı olabiliyor. Soyada bulunan ”genistein” isimli bir madde, tamoksifenin aktifliğini eksiltebiliyor. Tamoksifen kullanan meme kanseri hastalarının soya mahsullerinden uzak durması gerekiyor.

Soya mahsulleri farmakolojik dozlarda bazı ilaçların emilim ve dağılımını da etkileyebiliyor.

Yeşil çayın tablet halinde yüksek dozlarda alınması, mide rahatsızlıklarına, ishale ve kramplara yol açabiliyor.

Bazı ginseng preparatlarında östrojenik maddeler olduğundan, meme ve rahim kanserli hastaların bunları kullanmaması gerekiyor. Ginseng, bazı ilaçların kan seviyesini eksiltebiliyor, kimilerini de artırabiliyor. Iressa, tarceva, irinotecan, topotecan, siklofosfamid, etoposide, teniposide, taxol, docetaxel, vincristine, vinblastin alanların, ginsengden uzak durması gerekiyor.

Cüce palmiyenin, kapsadığı hormonal maddelerden dolayı meme ve rahim kanseri hastalarının harcamaması gerekiyor. Rehabilitasyon için hormonal preparatlar alan meme kanserli hastalarının da rehabilitasyon etkileşimi olabileceğinden bu mahsulden uzak durması isteniyor.

Hipericum perforatum, binbirdelik otu da ilaç etkileşimlerinden dolayı kanser ilacının kan seviyelerini ve tesirini eksiltebiliyor. Bunun dışında bir hayli ilacın tesirini eksiltme ya da çoğaldırma doğrultusunda tesir edebiliyor. Kemoterapi alan hastaların, bu mahsulü netlikle kullanmaması gerekiyor.

‘KEMİK METASTAZI OLANLAR, KÖPEK BALIĞI KIKIRDAĞINDAN UZAK DURMALI’
Kedi otunun, ”Tamoksifen kullananlar ve siklofosfamide, etoposide, teniposit” kullananlarca harcanmaması, ezan çiçeği ile gece mumu yağının serum proteinlerine bağlandığı için ilaç aktifliğini değiştirebildiğinden kemoterapi ile beraber kullanılmaması gerekiyor.

Kaya Koruğu, bazı kanser rehabilitasyonunda kullanılan ilaçların aktifliğini eksilttiğinden kemoterapi ile alınmaması ve karaciğer meseleyi olanlarca kullanılmaması isteniyor. Özellikle karaciğer toksisitesini çoğaldırabiliyor.

Yaban mersinini, kanama problemi olanların, kemoterapi-radyoterapi alanların, ”kumadin” kullananların harcamaması gerekiyor.

Siyah üzüm çekirdeği, yüksek dozlarda alındığında bazı ilaçlarla tesirleşebiliyor. Bu sebeple, ”Iressa, tarceva, irinotecan, topotecan siklofosfamid, etoposide, teniposide, taxol, docetaxel, vincristine, vinblastin ve platin” kullananlarca alınmaması vurgulanıyor.

Köpekbalığı ve sığır kıkırdağı, kalsiyum yüksekliğine yol açabiliyor. Özellikle kemik metastazı olan hastalar ya da vit-D, kalsiyum kullanan hastalarda mahzurlu olabiliyor. Bulantı, kusma, mide rahatsızlığı, hipotansiyona ve alerjik tepkine yol açabiliyor.

Sekiz değişik karışımdan oluşan Pc-Spes, içeriğinden dolayı östrojen ve öteki bazı maddelerle kontamine olabiliyor. Jinekomasti, libido eksilmesi, mide rahatsızlıkları, kramplar, damar pıhtılaşması, ishal, kalp problemleri, sıcak basmasına yol açabiliyor. Pc-Spes’in rastgele bir emelle kullanılmaması gerekiyor.

Zakkum, mevcut hali ile kanser rehabilitasyonunda kullanılmamalıdır. Pozitif tesir yaptığına dair bilimsel bilgi bulunmuyor.

‘AKUPUNKTUR’UN DOĞRUDAN KANSER REHABİLİTASYONUNDA YERİ YOK’
Akupunktur’un, doğrudan kanser rehabilitasyonunda yeri bulunmuyor. Bedene bir iğne girmesi mevzubahisi olduğu için, kan ve pıhtılaşma hücreleri düşükken uygulamanın yapılmaması gerekiyor.

Aromaterapi, masaj ve yoga, meditasyon ile egzersiz gibi usullerde de kemik metastazı olan hastalarda kırıklara yol açabileceğinden dikkatli olunması nasihat ediliyor.

Anadolu Ajansı

Kaynak: http://www.haberturk.com/saglik/haber/577919-kanserde-bu-nebatlara-dikkat

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.