Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Kemik iliği beklerken hayatını yitiriyorlar

13.08.2021
26

Her sene takribî 3 bin şahıs bekliyor ama hastaların çok azına nakil yapılabiliyor Türkiye’de her sene takribî 3 bin şahsın kemik iliği nakli için gizeme beklediği, …

Her sene takribî 3 bin şahıs bekliyor ama hastaların çok azına nakil yapılabiliyor

Türkiye ’de her sene takribî 3 bin şahsın kemik iliği nakli için gizeme beklediği, hastaların yarısından aşırısının nakil için gizeme beklerken hayatını yitirdiği bildirildi.

Bayındır Sağlık Kurumu Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Kısım Başkanı Doç. Dr. Süleyman Dinçer, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, kemik iliği nakil merkezlerindeki yatak ve uzman hekim sayısı eksikliği sebebiyle her sene binlerce şahsın kemik iliği nakli yaptıramadıklarını söyledi.
kemik iliği
Türkiye ’de her sene takribî 3 bin şahsın kemik iliği nakli için arzda bulunduğuna dikkati sürükleyen Dinçer, senede yalnızca 600-700 hastaya nakil yapılabildiğini, nakil yapılamayan hastaların seçenek tıbbi rehabilitasyonlarla ömürlerinin uzatılmaya çalışıldığını vurguladı.

Türkiye ’de bir hastanın takribî 1 sene kemik iliği nakli için gizeme beklediğine dikkati sürükleyen Dinçer, ”Gizeme bekleyen hastaların yarısından aşırısı, bu süreçte hayatını kaybediyor” diye konuştu.

Nakil sürecinde hastanın enfeksiyon almasının çok tehlikeli olduğuna dikkati sürükleyen Dinçer, ”Kemik iliği nakli yapılan hastaların yüzde 10-15′i de enfeksiyon sebebiyle hayatını yitiriyor” dedi.

Dinçer, kemik iliği naklinin, Türkiye ’de takribî 50 bin, Amerika Birleşik Devletleri ’de 300 bin dolar, Avrupa ’da ise 150 bin Avro ’ya mülk olduğunu söyledi.

”NAKİL 1 AY SÜRÜYOR”
Kemik iliği naklinin güç ve uzun süren bir rehabilitasyon biçimi olduğunu anlatan Dinçer, takribî 1 ay süren kemik iliği nakil operasyonu sonrasında da hastanın 1 sene süresince takip ve rehabilitasyon edildiğini belirtti.

Nakil yapılacak hastada, aciliyet, sosyal ve psikolojik gidişat, nakli kaldırabilme beceriyi ve zafer kısmeti gibi muhakkak kriterleri göz önünde bulundurduklarını ifade eden Dinçer, şunları kaydetti:

”Özellikle hastanın psikolojik gidişatı çok ehemmiyetli. Zira, hasta nakil süresince 1 ay sterilize etrafta hiç dışarı çıkmadan kapalı kalacak. Bizler de özel elbiselerle yanına odaya giriyoruz. Hastanın, bu zamanı kaldırması çok ehemmiyetli. Hasta kimi zaman, nakil yapıldıktan sonra civarı kaldıramıyor ve intihara girişim ediyor ya da dışarı çıkarak enfeksiyon alıyor. Bu da galibiyeti negatif etkiliyor.”

”TÜRKİYE ’DE YALNIZCA 150 HEMATOLOG VAR”
Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan da Türkiye ’deki lüzuma yanıt verebilmek için hematolog uzmanlarının sayısının artırılması gerektiğini belirterek, ”Türkiye ’de yalnızca 150 hematolog var. Bu sayının en az 750-800 olması gerekli” dedi. İngiltere ’de ve Almanya ’da bin, Amerika Birleşik Devletleri ’de de ise 6 binin üstünde hematoloji uzmanı olduğunu ifade eden Özcan, ”Amerika Birleşik Devletleri, popülasyon olarak bizim 4 katımız ama bu alandaki hekim sayımız ise 40 katı” diye konuştu.

Özcan, Sağlık Bakanlığı ile Türk Doktorları Birliğinin Türk Tabipleri Birliği mevzuat mevzusunda uzlaşamadıkları için 2 sene süresince yan dal uzmanlık imtihanlarının yapılamadığını, son yapılan imtihanda da açılan 70 şahsiyet kadroya yalnızca 35 başvuru yapıldığını belirtti. Özcan, ”Türk tıp bilimi büyük bir riskle karşı karşıya kalmaktadır. Yan dal araştırma vazifeliliği acilen daha önceki sürükleyiciliğine kavuşturulmalıdır” dedi.

Türkiye ’de hasta başına düşen hekim sayısının eksik olduğunu, hematologların yalnızca hasta muayene edebildiğini, bilimsel araştırmalara süre ayıramadıklarını anlatan Özcan, şunları kaydetti:

”Bu mevzudaki tekliflerimizi Türk Tabipleri Birliği ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ ’a ifade ettik. Ancak hala tatmin edici bir yanıt alamadık. Mevzuyu, YÖK Başkanı ’na aktarmak için buluşma arz ettik, henüz yanıt alamadık.

Bu alandaki kasvetlerin ortadan kalkması için hembitkioloji uzmanları 3. lüzumlu hizmetten muaf yakalanmalı. Zira, bu aşamaya gelmiş olan 35-45 yaş aralığındaki hekimler akademik gelişmişlik açısından oldukça ileri seviyede oluyorlar. Başka Bir Deyişle, kemik iliği naklini yapacak vaziyete gelen bir hekim, devlet hizmeti mükellefliği için kura sürüklüyor ve lüzum olmayan bir sağlık kurumunda misyon yapmak zorunda kalabiliyor. Bu son model bir Ferrari marka arabayı tarlada sürmeye çalışmak gibi bir şey.”

”ACİL İLAÇLARIN TEMİNİNDE KASVET YAŞANIYOR”
Nakil yapılacak olan hastalara ilaç temininde de kasvet yaşandığına dikkati sürükleyen Prof. Dr. Muhit Özcan, şöyle devam etti:

”Hasta için olmazsa olmaz olan acil bir ilacı kullanmamız gerektiğinde, ilacın kesinlikle Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanması gerekiyor. Onay, Sağlık Bakanlığı ’ndan haftalar sonra geliyor. Bu arada, hastalar için rehabilitasyonu olası olmayan gecikmeler olabiliyor. Bu sebeple Sağlık Bakanlığı, kemik iliği nakli için ilaç onay mekanizmasını ya ortadan kaldırmalı ya da süratlendirmeli.”

Anadolu Ajansı

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=55161&cat=220&dt=2008/02/11

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.