Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Unutmak istediğiniz bir şeyler mi var ?

11.04.2021
35

Ruhsal detoks yapın zekânızı yenileyin… Geçmişe takılı kalan duygu ve düşünceleriniz hayata eforunuzu eksiltebilir. Ama bu gidişatı değiştirmek güç değil, yalnızca 10 gün yeter. Psikoterapist Derek …

detoks
Ruhsal detoks yapın zekânızı yenileyin…

Geçmişe takılı kalan duygu ve düşünceleriniz hayata eforunuzu eksiltebilir. Ama bu gidişatı değiştirmek güç değil, yalnızca 10 gün yeter. Psikoterapist Derek Draper ve muayenehane psikolog Cecilia d’Felice tarafından hazırlanan ’10 günlük anı egzersizi’ni siz de deneyin, zekânızı temizletin..

BİRİNCİ GÜN
Kendinizle yüzleşin
Öncelikle şu an kafanızda dolanan meselelerinizi alt alta yazarak bir tablo oluşturun. Patlamamak için kendinizi güç susturduğunuz ve hiddetlendiğiniz vakaları ya da pek ehemmiyetli olmadığını düşündüğünüz hatta gülünç bulduklarınızı dahi yazın. Bunlar günlük veya genel problemler olabilir. Sonra hemen yanına bunların kritiğini yapın. Altta, size destekçi olması için nasıl bir tablo oluşturmanız gerektiğini göreceksiniz. Misal: Ehemmiyetli bir telefon numarasını kaybettim / Ben salağım/ İşverenim yaptığım yanılgıyı düzenlememi söyledi / Neden her zaman kusur yapıyorum / Postaneden almam gereken bir koliyi almadım / Çok uyuşuğum…

İKİNCİ GÜN
İyimser olmayı deneyin
Muhtemelen elinizde uzun bir liste var. Şimdi size bir iyi, bir de makûs haberimiz var! Makûs haber, kafanızdaki negatif düşünceler beyninizin kıvrımlarındaki yollarda sürekli olarak izler vazgeçiyor. İyi haber, bu düşünceleri iz vazgeçemeden durdurabilir hatta daha da iyisi yerlerine destekleyici ve yeni seçenek düşünceler koyabilirsiniz. Şimdi elinizdeki listenizin sağ yanına bir blok açın. Burası sizin için iyimser bir dost sesi olacak. Misal: Ehemmiyetli bir telefon numarasını kaybettim / Ben salağım / Ama bu her zaman olmuyor ki! / Bir telefon defteri alıp numaralarımı ona kaydolmalıyım.

ÜÇÜNCÜ GÜN
Nasıl yetiştirildiniz ?
Bazı aileler duygusal olarak içe kapanık ve gelişmekte olan çocuklarının lüzumlarını karşılamada noksan kalabiliyor. Bazıları ihmalkâr oluyor, bazıları da bir mayın gibi sürekli ateş saçarak çocuğun kendini hırçın ve darmadağınık sezmesine neden olabiliyor. Bu egzersiz geçmiş tecrübelerinizdeki duygusal vakalarla bir bağ kurmanıza destekçi olacak. Şimdi şu sualleri cevaplayın; Nasıl bir ailede geliştiniz? Yetiştirilme stilinizden hoşnut musunuz? Çocukken hoşlanıldığınızı düşünüyor muydunuz? Bir müddet aileniz -veya bakıcınız- üzerinde yoğunlaşın. Tüm duygularınızı yazın. Bu safha, inkâr ettiğiniz duyguları sarihe çıkaracak.

DÖRDÜNCÜ GÜN
Geçmişe geri gidin
Bu egzersiz tamamıyla hayal gücünüzü direniyor. Daha genç halinizle hatta çocukluğunuzla buluşup konuşma imkânı sunuyor size. Rahatça oturun ve gözlerinizi kapayın. Elleriniz kucağınıza düşsün. Derin soluk alın. Her solukla vücudunuzun bir kısmı hafiflesin. Rahatlamayı muvaffak olduktan sonra ilk gün yazdığınız uzun listeye gözatın. Ve ilk defa ne zaman böyle şeyler sezmeye başladığınızı andırın. Şimdi zaman cihazına binin ve geçmişe gidin. Belki 10 yaşındaki halinizdesiniz; şimdi usunuza ne geliyorsa ona mesele. Bu evrede izlemeniz gereken bir senaryo yok. Ehemmiyetli olan kendi çocukluğunuzla erişkinliğiniz arasında bir bağ kurabilmek…

BEŞİNCİ GÜN
Hiddetinizi belirleyin
Bu egzersiz, ailenize karşı dinlediğiniz rastgele bir hiddeti sarihe çıkarma noktasında sıhhatli ve yapıcı bir usuldür. Bir kalem kâğıt alın. Anne ve babanıza veya bakıcınıza, ne cins bir hiddet dinlediğinizi belirleyin. Çocukken onlara kızdığınız belirli hadiseler var mıydı? Bunları onların suratına karşı söyleyebiliyor muydunuz? Şayet söyleseydiniz ne olurdu? Kendinizi terk edilmiş sezseydiniz bunu nasıl gösterirdiniz? Agresifliğinizi dillendirirken nasıl bir his alana geldiğini belirleyin. Mat mı, fobi ya da acı veriyor mu? Tüm sezdiklerinizi hem çocuk hem de erişkin halinizle yazın.

ALTINCI GÜN
Ailenizi kavrayın
Şimdi ailenizin duygusal dünyasını kavramaya çalışacaksınız. Bu basit olmayacak zira ailemiz hakkında düşünürken genellikle bir şeyleri bütün olarak kavrayamadığımız çocukluk penceresinden bakarız. Bu da onları nesnel bir açıdan görmemize mani olur. Şayet onlara sıhhatli ve pozitif bir açıdan bakabilseydik asıl duygusal dünyalarını kavrayabilirdik. Kendinize şunları mesele; Anne-babam duygusal olarak kendilerini nasıl ifade ederdi? Duygularını bastırıyorlar mıydı? Neden böyle davrandılar? Şimdi onlarla alakalı nasıl sezdiğinizi düşünün. Dargınlık egzersizine bir gözatın. Duygu ve düşüncelerinizi en minik detayına kadar yazın.

YEDİNCİ GÜN
Kendinizi yetiştirin
Bu egzersiz çocukken surat surata kaldığınız hüsranları, artık bir erişkin olduğunuzu öğrenerek aşmanıza destekçi olacak. Dr. Alice Domar ‘Kendini yetiştirmek’ adlı kitabında ailenize ithafen kendi kendinize şu lafları söylemenizi öneriyor: Bana yaşam verdin ama sana yaşamımı borçlu değilim. Alakayı hak ediyorum. Şartsız hürmet ve alakanı hak ediyorum. Kendimi sana kanıtlamak için yaşamayacağım. Senin düşlerini yaşamak zorunda değilim.

SEKİZİNCİ GÜN
Şefkatle andırın
Yaşadığımız reelleri tamamen tanıyıp kabul etmedikçe kendimizi genellikle geçmiş acı hatıralar arasında sıkışıp kalmış buluruz. Bu vaziyet kendimizi boşlukta ve trajik sezmemize neden olur. Geçmişle alakalı duygularımızı örtbas etmek yerine yazma yoluna gidersek bir müddet sonra bunları özümseriz. Şimdi daha evvelden keşfettiğiniz manevi dostunuzun sevecen ve şefkatli olmasına izin verin.

DOKUZUNCU GÜN
Geçmişi kabullenin
Duygusal anlamda yaşadıklarımızın farkında olduk, bize nasıl sezdirdiklerini gördük ve artık bunlara şefkatle bakabilir, affedici olabiliriz. Ailenizi, veya bakıcınızı, bağışlamak güç olabilir ama ancak bağışlarsanız kabullenebilirsiniz. Geçmişimizi kabullenmek pasif bir teslimiyetçilik değildir. Kabullenişle beraber serbestlik de kazanç. Şimdi kendinize şu suali mesele; Geçmişimle alakalı şu an inandığım şey nedir? Şimdi finale geçebiliriz.

ONUNCU GÜN
Makûs hatıraları gönderin
Ritüel ve seremoniler tarihin başlangıcından beri hep çok ehemmiyetli olmuşlardır. İnsanoğlu gayelerini reelleştirmede simgelerin ve kutlamaların tesirli olduğuna inanır. Kendi seremoninizi tertip edin. Bir mum yakın, dua edin, bir balon salın semana ve geçmişinizdeki olumsuz iletileri vazgeçin gitsinler. Bu, geçmişte ve bugünde basitçe hafiflemenizi sağlayıp geleceğe bakabilmenizi sağlayacaktır. Size mutluluklar.

Sabah

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=66031&cat=220&dt=2008/04/07

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.