Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Beyin Unutsa da Beden Unutmuyor…

29.04.2021
22
Beyin Unutsa da Beden Unutmuyor…

Yaşanan Travmaları Beyin Unutsa Da Beden Unutmuyor!

Yaşanan travmalar zamanla veya muhtelif rehabilitasyon usulleriyle bellekten silinebiliyor ancak vücudumuz bu travmayı unutmuyor! Sosyal belleğe kaydolunan travma anındaki vücutsal tepkilerimizi vücudumuz ileriki yarıyıllarda hatırlar ve bize o anları tekerrür yaşatır. Uzman Dr. Mehmet Yavuz, bu vaziyetin negatif tesirlerini ve rehabilitasyon yollarını anlattı…

Travma yalnızca akılda, tutumda ya da duyguda kodlanmaz. Bedenimiz de travma yaşandığı anda nasıl tepki verdiğini hatırlar. Bazı gidişatlarda aklımız tarafından bastırılmış, belleğimiz tarafından geri getirilmekte zorlanan sahnelerin vücudumuz tarafından anımsandığını belirten Dr. Mehmet Yavuz, vücudumuzun verdiği tepkileri dikkatlice izlemenin yaşadığımız travma ve sonrası hakkında oldukça ehemmiyetli bilgiler verdiğini söylüyor.

Sosyal Hafıza Bozukluğu Anti Sosyalliğe Neden Oluyor…

Travma sırasında farkında olduğumuz ya da olmadığımız bir hayli şey, bilinçaltına kaydolunur ve bunların pek çoğunu zamanla unuturuz. Yaşadığımız pek çok negatif vaka sosyal belleğimize kaydolunur. Sosyal belleğin beynin ön, başka bir deyişle frontal loblarında bulunduğunu ve şakak loblarındaki ana hafızadan değişik olduğunu belirten Dr. Yavuz, psikolojik dünyamızın merkezinin de sol frontal lobda olduğunun altını çizdi. Şakak loblarındaki ana hafıza başka bir deyişle ana hard disk genel hafıza ile ilgilidir. Bu bölgelerin işlev görmemesi Alzheimer hastalığı ile sonuçlanır. Sosyal belleğin görülen, yaşanılan hadiselerle birlikte eğitimle de şekillendiğini vurgulayan Dr. Yavuz, bu belleğin şahsın cemiyetteki tutumlarını, ahlaki yapısını teşkil ettiğini; anti sosyal, psikopatik bireylerde sosyal hafıza bozukluğu olduğunu belirtti.

Travmalar İç Uzuvlarımızı da Etkiliyor!

Sosyal hafıza tutumlarımızda ehemmiyetli rol oynar aynı zamanda beden dili ile de yakından alakalıdır. Mide ve bağırsaklar gibi iç uzuvlarımız sosyal hafıza ile iç içedir. Yaşanılan travmalar bir yandan sosyal belleğe kayıtlandığı için aynı zamanda iç biçimini de tesirler. Misalin ehemmiyetli bir buluşma evvelinde mide ve bağırsak işlevleri bozulabilir, çarpıntı yaşanabilir, kan tazyikinde iniş çıkışlar olabilir. Bu tablonun ruhsal gerilimin psikosomatik yansımaları olduğunu belirten Dr. Yavuz bu vaziyetin, yaşanmış travmaların mide bağırsak işlevleri üzerindeki kalıcı negatif tesirlerinden kaynaklandığının altını çizdi.

Travmaların Bedene Tesiri Ömür Boyu Sürebilir!

Şahıs, travmayı yaşamış ve vaka bitmiştir. Hatta tamamen de unutmuş olabilir. Ancak bu travmadan oluşan vücutsal bozuklukların devam ettiğini vurgulayan Dr. Yavuz, vaziyetin bazen bir ömür boyu sürebildiğini, beyin unutsa da vücudun yaşanmışlıkları asla unutmadığını andırdırdı.

Bedenin Travmaları Unutmaması Panik Hücum Sebebi…

Bazı gidişatlarda ağır travmaların oluşturduğu ani vücutsal tepkimeler bir müddet sonra otomotizma kazanır. Şahıs yaşadığı travmayı çoktan unutmuştur ama bu vaka bir kere özellikle sol frontaldaki sosyal belleğe kayıtlanmıştır. Buradan hiç beklenmedik zamanlarda vücutsal dille anımsanan travmayla şahıs kalp krizi, mide kanaması ya da felç geçirdiğini düşünür. Böylece panik hücum denilen vaka büyür. Şahsın mutlu anında dahi, birden sosyal belleğin harekete geçtiğini ve şahsa aynı tepkisel hadiseyi yaşattığını belirten Dr. Yavuz, çoğu defa bedenin mübalağaya kaçtığını ve şahsa vefat fobisi yaşattığını vurguladı.

Travmaların uzun süreli vücutsal tepkimelerinin psikosomatik bozukluklara; kısa süreli ani tepkimelerininse panik saldırılara neden olduğunu belirten Dr. Yavuz rehabilitasyon için etrafsal şartların düzenlenmesi, ilaç rehabilitasyonları, psikoterapiler ve TMS ile beyin resetlemesi usulünü önererek laflarını bitirdi.

Nöroloji Uzmanı

Dr. Mehmet Yavuz

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.