Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Cilt Kanseri Ve Güneş

29.04.2021
27

Cilt kanseri hadiseleri tüm dünyada tırmanış gösteriyor. Uzmanlar, özellikle yaz tatillerini deniz-kum-güneş üçgeninde geçirenleri kanser mevzusunda uyarıyor.

Yazın özlenen yanlarından biri bronz ciltler hiç şüphesiz. Ancak uzmanlar, son senelerde tüm dünyada süratle tırmanış gösteren cilt kanseri vakalarını dikkat topluyor ve bronzlaşmak için güneş altına serilmeye hazırlananları uyarıyor.

Amerika da her sene 1 milyon şahsın cilt kanserine tutulduğunu ve 9 bin 800 şahsın yeniden bu hastalık sebebiyle yaşamını kaybettiğini belirten uzmanlar, güneşe çıkarken kesinlikle gözetici krem kullanılmasını öneriyor.

Cilt kanserinin BCC, SCC ve Melanoma olarak adlandırılan 3 cinsi bulunuyor. Her 6 etişkinden birinde görülen BCC, oldukça yavaş büyüyen ve seyrek iç uzuvlara atlayan bir cins olarak öğreniliyor. Rehabilitasyonu sırasında kullanılan ilaçlar ise görünümü kalıcı olarak bozabiliyor. Çoğunlukla kırmızı ve kabuklu ya da siğil biçiminde ortaya çıkan SCC ise, umursamama edildiği takdirde iç uzuvlara atlama tehlikeyi yüksek bir cins. Bu cins, Amerika Birleşik Devletleri De her sene bin 200 şahsın vefatına neden oluyor.

Cilt kanseri cinsleri arasında en öldürücü olan ise Melanoma olarak adlandırılıyor. Her sene Melanoma teşhisi konan hastaların takribî yüzde 20 sinin yaşamını kaybetmesi, riskin ebadını anlatmaya yetiyor da çoğalıyor dahi. Daha çok bedende var olan benler nedeniyle oluşan bu kanser cinsi, cildin alt katmanlarını etkilediği ve çok basit dağılabildiği için çoğu kere temkin alınamadan hastanın yitirilmesine neden oluyor.

SARİH RENK DERİLİLER DAHA FAZLA TEHLİKE ALTINDA

Güneşin yaydığı ultraviyole ışınlarına aşırıca maruz kalınması neticeyi tetiklenen cilt kanseri, sarih renk derili şahıslar için çok daha büyük bir risk oluşturuyor. Ancak uzmanlar, erken teşhis edildiği takdirde özellikle BCC ve SCC cinsi kanserlerin yüksek oranda rehabilitasyon edilebildiğini, bunun için de ciltte alana gelen ve anormal olabilecek başkalaşımların her olasılığa karşı hakimiyet edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Tüm cilt kanseri cinsleri aynı bulguları göstermese de hemen hepsi, kendini ciltte alana gelen renk metamorfozları ve pullanma ile irinli, kanamalı, sızılı ve kaşıntılı benekler biçiminde muhakkak ediyor. Bu bölgeler zamanla kabuk yakalıyor, iyileşiyor ancak yine sarih yara biçiminde ortaya çıkıyor. Daha çok, aşırıca ve korunmasız olarak güneş ışığına maruz kalan surat, dudak, kulak, boyun, göğüs, kol, bacak ve el gibi bölgelerde görülen Melanoma, seyrek avuç içi, genital bölge veya parmak aralarında da rtaya çıkabiliyor.

Uzmanlar kolay gibi görünen ama cilt kanserine davetiye çıkaran bazı etkenleri şöyle sıralıyor; “Sarih deri, güneş yanıkları, güneş altında olağandan fazla zaman geçirmek, fazla güneşli ve yüksek bölgelerde yaşamak, benler, cilt lezyonları, ailede var olan cilt kanseri öyküsü, cılız bağışıklık sistemi, etrafsal facialara maruz kalmak”

Sarih renk deriye sahip bireylerde pigment hücreleri, başka bir deyişle melaninler, güneşten veya solaryum makinelerinden dağılan ultraviyole ışınlarına karşı çok daha korunmasız. Şayet sarışın veya kızıl saçlı iseniz, göz renginiz sarihse, çilleriniz varsa ve cildiniz çok az güneş ışığında dahi kızarma meyli gösteriyorsa, esmer veya buğday derililere göre daha fazla tehlike altındasınız demektir.

Güneş yanıkları, kısaca, cildin yakıcı güneş ışınlarına karşı gösterdiği tepki olarak belirlenebilir. Çocukluğunda veya ergenlik yarıyılında bir ya da birden fazla kere güneş yanığı geçirmiş bireylerde, erişkinlik yarıyılında cilt kanserine tutulma tehlikeyi de ehemmiyetli miktarda çoğalıyor. Ayrıca erişkinlikte maruz kalınan güneş yanıkları da yüksek tehlike anlamına geliyor.

Olması gerekenden daha fazla zaman güneş ışığına maruz kalmak, kanser tehlikesini artırıyor. Bronz bir cilt, sizi çok hoş ve çekici gösterebilir. Ancak bronzlaşmanın reelinde, cildin ultraviyole ışınlarına karşı gösterdiği tepki olduğunu da unutmamak gerekiyor.

FAZLA GÜNEŞLİ BÖLGELERDE YAŞAYANLAR DİKKATLİ OLMALI

Fazla güneş alan ve sıcak abuhavaya sahip bölgelerde yaşayanlar, oranla daha soğuk bölgelerde yaşayanlardan daha fazla tehlike altında bulunuyor. Aynı biçimde güneş ışınlarının daha güçlü olduğu yüksek bölgelerde yaşayanlar da, pespaye bölgelerde yaşayanlara göre daha fazla ultraviyole ışınına maruz kalıyor.

Bedeninde banal benlere göre daha büyük ve kumpassız benler bulunan bireylerde, bu benlerin kansere dönüşmesi hadisesine sık tesadüfülüyor. Şayet bedeninizde bu cins kirler varsa, hekiminizden bunları takip etmesini isteyin. Çünkü bedeninde fazla ben olan insanlarda kanser tehlikeyi oldukça yüksek.

Cilt lezyonları, cilt kanseri tehlikesini artırıyor. Bu lezyonlar genellikle pürüzlü, pullu ve koyu kahverengidir. Daha çok güneş yanığına maruz kalmış surat, alt kol ve ellerde bulunurlar.

Şayet ebeveynlerinizden veya kardeşlerinizden birinde cilt kanseri görüldüyse, siz de tehlike altında olabilirsiniz.

Daha evvel cilt kanseri rahatsızlığı geçirdiyseniz, kanserin tekerrür etme tehlikesinin bulunduğunu unutmayın.

Cilt kanseri, daha evvel uzuv nakli geçirmiş, bağışıklık sistemini baskılama emeliyle ilaç rehabilitasyonu gören ve lösemi gibi kan bozukluğu rahatsızlıkları yaşayanlarda daha çok görülüyor. Yanık rehabilitasyonu görmüş veya bir rahatsızlık neticeyi ten hastalığı geçirmiş bireyler de, güneş yanığına ve cilt kanserine karşı daha duyarlı.

Cilt kanseri tehlikeyi ihtiyarlamayla doğru orantılı olarak çoğalıyor. Ama bu kanser cinsi orta yaş veya yaşlılıkla hudutlu değil. Günümüzde 20 li ve 30 lu yaşlardaki insanlarda da sıklıkla görülüyor. Unutmamak gerekir ki bulguları her ne kadar 50 yaşından sonra ortaya çıksa da cilt, çok daha erken yaşlarda zarar görmeye başlıyor. Bu surattan cildinizde alana gelen farklılıkları kollamak ve rastgele bir olağandışı gidişatta uzmana müracaat etmek, erken teşhis açısından büyük ehemmiyet taşıyor.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.