Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Darbeciler Ruh Hastası mı?

01.04.2021
36

Ülkeyi acıya boğan ve halkın bütün/yılmaz istem gösterdiği ve hala atlatılmaya çalıştığımız 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan darbecilerin hastalanıp olmadığına dair tahliller yaptı.

Prof. Dr. Tarhan’ın değerlendirmeleri alttadır:

Darbeci Cinnet

“Türkiye tarihi bir virajdan geçiyor. 27 Mayıs 1960 Darbesi’ne eş ama zafersiz bir versiyonunu yaşadık. Ancak millî bünyemiz politik ve sosyal reflekslerimiz bunu önledi.

Yapması gerekeni hakkıyla yapan Sayın Cumhurbaşkanımıza, Gazi Meclisimize ve Politik İktidara,

Yapmaması gerekeni yapmayan başka bir deyişle çıkarına karşın demokrasiye sahip çıkan politik muhalefete,

Başkaldırıcıları yalanlayan Silahlı Güçlerimizdeki ve Emniyet Teşkilatımızdaki ulusal unsurlara,

Caddeye hâkim olan Sivil Toplum Kuruluşu’lara,

Demokrasimize sahip çıkan medyamıza,

Yanlışa yanlış demenin “farz-ı kifaye” olduğunu anımsatarak, dini kullanan bir gruba karşı davranış alıp manevi destek isteyen Diyanet Teşkilatımıza,

Özellikle şuurlu davranan halkımıza teşekkür etmek gerekir.

Sivil Toplum Kuruluşu dediğimizde görünmeyen bir kahraman grup var. ASDER Hakı Korunanlar Derneği başka bir deyişle darbe mağduru askerlerin kurduğu 1000 ortamında emekli askerden oluşan dernek. Bu şahıslar tankın motorininin hortumunu keserek, periskopunu körelterek, paleti takozlayarak ve askeri ikna ederek sivil tepkiyi organize etti. 15 Temmuz 2016 gecesinden beri sahada olan onlara da teşekkür ediyorum.

İsyan teşebbüsünü FETÖ teşkilatının bazı ETÖ yıkıntılarını da yanına alarak yaptığı kesinleşti.

Bana soruluyor,

Bir uçak kendi meclisini nasıl füze ile bombalar?

Bir helikopter kendi müessesesini nasıl tarar?

Bir tank kendi yurttaşını nasıl ezer?

Bir us Ulusun istemi ile seçilmiş lideri nasıl öldürmek ister?

Bütün bunu hangi motivasyon ile yapar?

İnsan bedeni zaman zaman bazı dokularını yabancı doku olarak görür ona karşı antikor üretir. Antikorlar hamleye geçer otoimmün hastalıklar ortaya çıkar. Guatr, romatizma, Alzheimer, Ensefalit hatta şizofreni gibi. Başka Bir Deyişle bünye arkadaşını düşmanını karıştırmıştır.

İnsan şahsiyeti bazen ayrılınma yaşar, ayrılınır, yarılır. Bir kısmı öteki kısmını düşman olarak görür tartışmaya başlar, çoğul şahsiyet, paranoya, şizofreni yaşanır.

Kurumların veya cemiyetin tüzel karakterinin tabakalarının irtibatsızlık, fazla özgüven veya eğitimsizlik sebebi ile birbirine güveni cılızlar. Tetikte bekleyen kötücül hevesler, hisler, teşkilatlar ve şahıslar bunu kullanır husumeti artırır. Kardeş tartışması başlar. Kiminin hırsından, bazısının taassubundan, bazısının saflığından yararlanarak fitne ve fesadı başlatır, arkadaş-düşman karışır kamu kumpası bozulur.

Büyüklük Paranoyası

2002 senesinde basılmış Psikolojik Savaş ve 2010 senesinde yayınlanmış Asimetrik Savaş kitaplarımdan süratli bir derleme yapmak istiyorum.

Paranoyak insanların değişik özellikleri vardır. Bu özellikler şunlardır:

Şüphecidirler:Yeterli bir esasa katlanmaksızın başkaları tarafından sömürüleceği ve kullanılacağı veya hasar göreceği temennisi içindedirler.

Güvensizdirler:Yerli yersiz arkadaşlarının veya iş dostlarının kendilerine olan bağlılıklarını ve güvenirliklerini denetlerler. Devamlı korunma duygusu içerisindedirler.

Alıngandırlar:Basit laf ve hadiselerden aşağılandığı veya kendilerine makûsluk yapıldığı biçiminde anlam çıkarırlar. Komşusundan “Beni rahatsız etmek için çöpü dışarıya erken koydu” diyerek kuşkulanırlar.

Kincidirler:Kin beslerler; kendilerine yapılan iftihar kırıcı tavırları veya görmezlikten gelinmeyi unutmazlar, affetmezler.

Sırcıdırlar:Fazla gizem gizlerler. Söylediklerinin kendilerine karşı kullanılacağından yersiz yere korktukları için başkalarına kendi gizemlerini vermezler.

Öfkelidirler:Umursanmamaya veya görmezlikten gelinmeye hiddet ve karşı hücum ile tepki gösterirler.

Kıskançtırlar:Yerli yersiz kıskançlık gösterir, eşlerinin cinsel vefasını sorgularlar.

Sahtedirler:Hedef için her türlü yolu hukuki görürler.

İstihbaratçı Olurlar: Paranoid şahısların, başkalarının göremediklerini gördüklerinden şüphe yoktur. Onlara göre hiçbir vaka, tesadüfsel ve sebepsiz değildir. Komplo kuramlarını çok üretirler. Devamlı tehdit altında olma duygusu ile yaşarlar. Paranoid şahıslar, mini minnacık irtibatları görmekte çok galibiyetlidirler. Dil sürçmeleri, kısa bocalamalar ve ufak palavralar onlar için büyük kanıt gibidir. Saflık, içtenlik ve güveni tehdit olarak değerlendirirler. Bunlar güvenlik vazifelisi iseler, mübalağalı raporlar yazarlar ve idareyicilerini yanlış yönlendirirler.

Büyüklük Hezeyanları vardır: Şeref ve vefa düşkünüdürler, Sahte peygamberlik, mehdilik, İsa Mesihlik iddia sahipleri onlar arasından çıkar…

Bunlar hasta mıdır?

Vaziyetleri ilerler ve muayenehane olay haline kazançsa “sistemli hezeyan” ile kendileri de Mehdi veya İsa Mesih olduğuna inanırlar, haftanın muhakkak günleri ileti aldıklarına ve Allah’ın yeryüzündeki temsilcisi olduklarına güçle itikat ederler, cezbe halleri esnasında özel ritüel gösterirler. Daha Önceki terminoloji ile “mantıklı çılgınlık” olarak öğrenilen bu gidişat takipçileri tarafından anlaşılmaz. Bugünün psikiyatrik terminolojisi ile “Paylaşılmış Paranoya” ruh hali uslarının tutsak alındığı takipçileri tarafından benimsenir.

Kültüre uygun hezeyanları sebebiyle kurtarıcı olduğuna hem kendisi hem de takipçileri inanmıştır

Hipnoz maharetleri vardır, beyin devireme üstadlarıdır.

Çok zeki şahıslar ise Paranoid öngörüşe sahip oldukları için insanların hayal dünyalarına çok iyi hitap ederler. Mucize olarak adlandırılan pek çok buluş, paranoid bir insanın yapıtı olabilir. Karşı tarafı etkileyecek değişik şuur vaziyeti oluşturabilirler.

İnsanların inanmak istediği şeyi bulur onu satarlar. Karşılığında vefa, adanmışlık, gönüllülük, özveri gibi kültürel kıymetleri kullanarak beyin devirirler.

Özel teşkilat psikolojisi ile özel motivasyon tekniği kullanırlar

1-İnanılmayacak kadar hoş şeyler sunarak insanlarda motivasyon oluştururlar. Pazarlama maharetleri sebebiyle her zaman için saf alıcı bulurlar.

2-İyi teşkilatçıdırlar. Fani bir tarikat oluşturma maharetleri vardır. Paranoidlere ait fikirlere inanılırsa, hayatta köklü farklılıklar yapmak gerekir. İnancı ve emeli muhakkak “İsa Mesih” müesseseselliği oluşturabilirler.

3-Özel grup yapısı ile kendisine tabi olanlara “Elitler topluluğu” duygusu uyandırırlar.

4-Hakikatleri tekeline alırlar tenkide kapalıdırlar. Tek geçerli düşüncenin kendi fikri olduğuna inandığı için takipçilerini de inandırırlar.

5-Kendilerine ve gruplarına yaradansallık makamı vermişlerdir. Mübalağalı fikirleri ve büyüklük iddialarını böylece kabul ettirirler. Kendilerine mukaddeslik atfettirerek yanılgılarına âmâlık oluştururlar.

6-Tescil reçeteleri vardır. Işık konutları, sızıntı gibi kalıp teklifleri takipçilerinin ezberindedir.

7-Sömürgeci efor olma temennileri yüksektir. Yaşadıkları yerlerde dünya, küre, cihan gibi simgeleri çok kullanırlar. Vatanı kurtarma, dünyayı cennet yapma iddialarına hep alıcı bulurlar.

8- Grup içinde özel dil ve iletileşme oluştururlar.

9- Grup azaları ucuz iş eforu olmayı gönüllü kabul etmişlerdir.

10-Grup azaları fertsellikten uzaklaşmıştır. Grup kimliği ön tasarıya çıkar. Grup için kendilerini feda eden fertler olurlar.

11-Gruba antla bağlanma vardır, lidere itaat andı ettirirler.

12-Tenkit idareyenler korkutulur. Güce dayalı zorbalık ile veya takip edilme fobisi ile bağlılık beslenir.

13-Gruptan ufalayan aboneyi şahsiyetsiz, ürkek veya çıkarcı olarak etiketlerler.

14-Parasal bağlılık ve özveri gururlandırılır hatta ehliyet pasaport grup liderlerince saklanır.

15-Grup ideolojisi olarak kültürel kıymetleri kullanır, özel kahramanlık ideolojisi oluşturabilirler. Mehdi veya Hz İsa’nın ineceğini bekleyen insanları basit etkilerler. Kapalı grup olmayı seçim ederler.

16-“Rical-I Gayb” denilen görünmez bireylerce idarendiklerine inanırlar.

17-Demokrasi kültürünü hiç hoşlanmazlar ama demokrat rolünü çok hoş oynarlar. Hedefleri için her şeyi yaparlar.

Merkezdeki bireye yaradansallık makamı veren,

Dogmatik bağlılığı ve tenkit etmemeyi gururlandıran,

Kanını feda ve cennete kavuşma motivasyonu uyandıran

Efsane birey için kendini feda edebilen,

Bunun için gece gündüz çalışan birey neden ‘cinnet’ dediğimiz kalkışmayı yapmasın ki,

Usunu cemaat liderine teslim etmiş general neden delice darbe yapmasın ki,

“Sorma, düşünme, itaat et” diyen bir eğitim sisteminin mahsulü olan fert neden onu basitçe cennete götürecek lidere inanmasın ki,

Büyüklük Paranoyası olan bir lidere asker yetiştiren eğitim sistemimiz oldukça, çok FETÖ teşkilatları, çok darbe meraklıları çıkar.

Eğer bu anlattıklarım FETÖ teşkilatına ve liderine uyuyorsa gidişat çok tehlikelidir.

ABD yetkilileri O’nu hemen bir psikiyatri merkezine yatırarak müşahadeye almalıdırlar.

İsyana karışanlar hemen tövbe edip tam bildiklerini anlatmalıdırlar.

Halen yeryüzünde o birey ve teşkilatına inanan varsa hasta bir şahsın peşinden gittiklerini ve sorumlu olduklarını öğrenmeleri gerekir. Reelinde tâbi oldukları mukaddeslik değil ‘istidraç’ denilen şeytanî hallerdir, kötücül kerâmetlerdir. http://www.sorularlaislamiyet.com/article/16282/is…

Bu arada “Kim Allah’ın tasarısını bozarsa Allah onun usunu alır ve kararını icra eder” mealindeki Peygamber lafını da Gülen cemaatine andırdırmak isterim.

Eğitim koşul ama reelinde hem us hem de ahlâk ve vicdan eğitimini ön koşul alan din eğitimi olmalı.

Herkes “Demokrasi Kültürü”nün önemini kavradı. Evet “Emel Haksa usul demokrasi” olmalı.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.