Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Gençler arasında yaygın olarak görülen ruh hali

03.04.2021
37

Günümüz cemiyetlerinde gençlerin vaziyeti araştırılınca ortaya sıhhatsiz ve balanssız bir tablo çıkar: Tereddütlük, güvensizlik, evham, asaplılık, ani tepkiler, heyecan, hiddet, fevri ve ilgisiz davranışlar, basitçe …

Günümüz cemiyetlerinde gençlerin vaziyeti araştırılınca ortaya sıhhatsiz ve balanssız bir tablo çıkar: Tereddütlük, güvensizlik, evham, asaplılık, ani tepkiler, heyecan, hiddet, fevri ve ilgisiz davranışlar, basitçe coşup basitçe yeise kapılma, içe kapanma, bencillik.

Gençlik yarıyılı benlik algısının ön tasarıya çıktığı bir yarıyıldır. Genç insan kimi zaman kendisinin hiçbir bedeli olmadığını, sıradan bir insan olduğunu, kimi zamansa üstün bir şahsiyet olduğunu düşünür. En ehemmiyetli mevzusu ve fikri kendisidir. Düşünceleri çoğunlukla kendi merkezlidir. Bu yarıyılda balanslı şahsiyet anlamına gelen, duygu-düşünce-davranış geçimi faydalı şekilde ortaya konamayabilir.

Gençlerin bir kısmı bu yarıyılda düşler kurar, hayallere dalar; kendini büyük işler muvaffak olan biri, bulgular yapan bir bilim adamı, hayran kitleleri olan bir sinema oyuncusu veya sporcu, insanların hayatını kurtaran çok galibiyetli bir hekim, büyük bir devlet adamı veya star olarak hayal edebilir.

Aileler,açısından bakıldığında da vaziyet evham vericidir: Ebeveynlerin çoğu, çocukları geliştikçe beliren terslenmelere,kaprislere ve hiddet nöbetlerine bir anlam veremezler. Artık çocukları hiçbir şeyi sevmemekte, dostça yaklaşımlarına dahi ters karşılık vermekte, her şeye fazla ve sert tepki göstermektedir. Bazı anne babalar ise en sempatik yaklaşıma dahi sırtını dönen, sert tutum gördüğünde ise daha da deliren gence nasıl davranacaklarını afallar, ne yapmaları gerektiğini bilemezler.

Yeni yetişen gencin kendilerine cephe aldığını hatta hiddet dinlediğini paydan anne babalar bundan huzursuz olurlar. Tüm teşebbüsleri negatif sonuçlanır. Bunun devamında genç ile anne baba arasındaki irtibat kopar ve karşılıklı münazara ve kavgalar başlar.

Genç insanın laf dinlemeyişleri, isyankar tutumları anne babayı naçar vaziyete sokar. Kimi zaman hiddetle kapıyı çarpıp çıkan genç, daha aradan fazla bir zaman geçmeden hiçbir şey olmamış gibi sevinci yerinde olarak konuta dönebilir. Annesinden kendisine beğendiği yemeği hazırlamasını isteyip, ufak kardeşine mizahlar yapabilir. Bunlar elbette ki çok balanslı tutumlar değildir. Odasına kapanıp müziğin sesini sonuna kadar açar. Daha 10 dakika evvel kapının önünde böldüğü dostuyla telefonda bir saate yakın konuşur. Başka bir zaman televizyon izlerken ertesi günkü imtihanı kendisine andırdırılınca kendisinin bunu zati bildiğini ve dersine çalışıp tamamladığını söyler. Fakat bu ihtara çok tepkili olduğu belirlidir.

Annesinden babasından bilecek bir şeyi olmadığı kanısındadır. Dahası her fırsatta annesini babasını eleştiri eder. Onları kendi tabiriyle daha önceki veya geri kafalı bulur, zevkleriyle alay eder. “Bana böyle diyorsunuz ama ona bakılırsa siz de şöyle yapıyorsunuz” anlamını devamlı dile getirir. Hürmetten, saygıdan uzak, pervasızca laflar sarf eder. Kimi zaman da sırf onları kızdırmak ve inat emelli laflar ortaya atar. Misalin, belki yapacağından değildir ama bir yerden sonra mektebi vazgeçeceğini, dostlarıyla müzik grubu kuracağını söyler. Veya babasının politik görüşlerine karşı görüşleri korunur, sıcaklıkla tartışır, hiç alakası olmadığı halde, yakalamadığı partiyi meblağ gibi görünür. Değişik bir düşüncesi korunması elbette yanlış değildir, yanlış olan bunu yapma emelidir. Tamamen terslik yapmak ve inatlaşmak için böyle bir tutuma girer.
Bazen gençlerin bu tutumları sadece ailelerine müteveccihtir. Gencin dışarıda son derece utangaç ve mahcup bir tutum içinde olup, konutta bu kadar ters, asaplı ve tepkili olması ebeveyni donakaltır. Hatta etraflarından gençle alakalı pozitif laflar dinlediklerinde ailesinin bu afallamışlığı daha da çoğalır.

Gençler ebeveynlerine, dostlarının veya tanıdıklarının anne babasını misal gösterirler, onların davranışından hoşnut olmadıklarını söyleyip, yakınırlar. Özellikle konuta dostları geldiğinde böyle bir tutum içine girer, annelerinin veya babalarının yanlarına gelmesine kızarlar. Ebeveynleri dostlarına sevecen dahi davransa, gidince hemen onlara çıkışırlar. Kimileri konutta istenmediklerini düşünür ve bir an evvel ayrı bir konutta yaşamanın hayalini kurarlar. Kendisinin tenkide tahammülü yoktur ama anne babasını acımasızca tenkit etir. Onların yaptıkları her şeyi negatif algılar ve kısıtlamalarını mübalağalı değerlendirir. Devamlı haksızlığa uğradığını, kimsenin kendisini kavramadığını düşünür. Bu yarıyılda dost tercihine karışıldığı takdirde ciddi çatışmalar yaşanır. Bu anlatılanlardan da anlaşıldığı üzere bu yarıyılda genelde gençler çok meseleli bir yapı sergilerler.

Psikolog Orhan Gümüşel 12-21 yaşlar arası kabul edilen bu gençlik yarıyılında ortaya çıkabilecek meseleleri şöyle sıralamaktadır
• Tik ve endişe bozuklukları Strese bağlı, şiddetlenerek veya rahatlayarak aynı bulgularla devam edebilir
• Fobiler, bölme endişesi Bunlar erişkinlikte bağımlı şahsiyet, bunalım, panik bozukluk ve obsesif-kompülsif bozukluk tabloları biçiminde ortaya çıkabilir
• Zihin geriliği veya özel bilme bozuklukları gibi rahatsızlıkların yansımaları ya da bulguları olarak ortaya çıkabilecek meseleler; ketlenme, içe kapanma, matlık ve yavaşlık
• Dikkat beceriksizliği ve hiperaktivite bozukluğu veya muhtelif sebeplere dayalı davranış bozukluğu yaşayan ergenlerde; saldırgan davranışlar, hiddet hakimiyetinde meseleler, antisosyal davranış yapılanması ve kabahate meyil
• Ergenin hayat kumpasını, niteliğini, zamansız, derinden veya devamlı etkileyebilecek vakaların olması da meseleler doğurabilir Natürel afetler, aileden birisinin ölümü, taşınma, sakatlanma, uzun süreli sıhhat meseleleri, ekonomik problemler
• İçe kapanık ya da saldırgan, lakayt ya da çok hırslı şahsiyet özelliklerinin öne çıkması, güdü hakimiyet meseleleri, sosyal ilişkilenmede eforluklar, geçim bozuklukları.

Gençlerin bu ruh hali banal karşılanmalı mıdır ?
Eğer evvelki kısımda saydığımız tüm bu özellikler erişkin bir şahısta toplansaydı, kararsız etmeden o şahsın ruhsal vaziyetinin bozuk olduğunu, geçimsiz bir şahıs olduğunu söyleyebilirdik. Ancak gençlik yarıyılının ruh sıhhati kriterleri erişkin yarıyılın kriterlerinden değişik kabul edilmektedir. Bu değişikliğin sebebi, ruh sıhhati kavramının büyüme yarıyıllarına göre tanımlanan bir kavram olmasıdır. Bunu bir misalle açıklayalım: Oyuncak bebeği kırılan üç yaşındaki bir çocuğun ağlaması, kendini yere atıp tepinmesi bu yarıyıl için uzmanlarca natürel karşılanan bir tutumdur. Aynı tavrı bir erişkinin göstermesi ise ruhsal balanssızlık işaretidir. Eş biçimde gençlik yarıyılında sergilenen bazı tutumlar da bu yarıyıl için banal sayılabilmektedir. Dolayısıyla değerlendirme yapılırken bu yarıyılın ortak özellikleri dikkate alınarak değerlendirme yapılır.

Ancak dostlar biz bu kitapta azıcık daha değişik bir değerlendirme yapıp sizlerden, evvelki kısımda anlatılan ruh halini banal karşılamamanızı isteyeceğiz. Elbette ki bu ruh hali uzmanlar tarafından ruhsal bir bozukluk olarak nitelendirilmiyor.

Ama anlatılanlardan da anlaşıldığı üzere bunun balanslı, sıhhatli bir görüntü vermediği sarih. Eğer siz isterseniz gençlik yarıyılınızı çok balanslı, manalı, usu başında, huzurlu bir ruh haliyle geçirebilir, gençlerde yaygın olarak görülen bu ruh halini hiç yaşamayabilirsiniz.

Dilerseniz tam bu anlatılan anormallikleri banal kabul edip bunları gençlik yarıyılının kimlik depresyonuna verin ve siz de böyle yaşayın ya da isterseniz gençlik yarıyılını atlatana kadar beklemek yerine kendiniz için ehemmiyetli kararlar alın ve bu ruh halini aşarak çok daha üst bir karaktere, kişiliğe, ruh haline erişin. Bu mevzuda da tercih size ait olacak. Biz bu kitapta size ruhunuzu eğitebileceğinizi, zenginleştirebileceğinizi, kuvvetlendirebileceğinizi, ruh sıhhatinizi gözeterek balanslı bir insan haline gelebileceğinizi anlatıp bu mevzuda yol göstermeyi hedefliyoruz.

Mevzunun uzmanları bilimsel açıdan gençliğin içinde bulunduğu ruh halini irdelemektedir. Ancak bizim emelimiz; sizlere değişik bir bakış açısı, değişik bir yol sunabilmek, böylece bir an evvel olgun, balanslı, yetkin bir ruh haline sahip olabilmeniz için yollar göstermektir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.