Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Güçle Değil, Dans Ederek Bilsin

04.04.2021
42
Güçle Değil, Dans Ederek Bilsin

Okuma Yazma Güçlüğü Sürükleyen Talebeler Dikkat!

Çocuklar karnelerini aldı, yarı sene tatiline girdi. Mektebe yeni başlayan ve okuma yazmayı henüz bilememiş ya da bilme güçlüğü sürükleyen talebeler, tatili nasıl değerlendirmelidir?

Evvel ritm sonra kalem!

Bir vals müziği ile 8 çizmek, rock müziği ile cümbüşlü bir biçimde köşeli çizgiler oluşturmak, parmakları rengarenk boyaların içine batırarak kağıt üstünde dans ettirmek, yazı yazmayı bilmenin ilk adımlarını oluşturuyor.

I. Yarıyıl okuma yazmayı bilemeyen, bilmede eforluk sürükleyen küçükler; ses, müzik, ışık ve ritim eşliğinde, beş duyuyu çalıştıran bilme metodu sayesinde daha acele ve basit okuma ve yazma öğrenebiliyorlar.Bilme Terapisti Psikolog İnci Özkoray; bilme eforluğu sürükleyen talebelerin değişik metodlarla bilebileceğini, bu metodları uygulayan uzmanların sabrının, sevgisinin ve empatisinin yeterli olduğunu belirtiyor.

Herkes Aynı Usulle Bilecek Diye Bir Kaide Yok!

Bilme eforluğunun bir hata ya da noksanlık olmadığını belirtenBilme Terapisti Psikolog İnci Özkoray; “her çocuk aynı usulle bilecek diye bir kaide yok, değişik bilme metodları kullanılarak bu mesele ortadan kaldırılabilir” diyor. Özel olarak hazırlanmış egzersizler sayesinde çocuklar ses ve görüntü değişikliklerini ayırt etmeyi, hafıza, yönelme ve beden farkındalığını kazanmayı biliyorlar. Likeni işlevlerini düzenleyerek okuma-yazma bilme sürecinde mertçe yerlerini alıyorlar.

5 Duyuyu Çalıştıran Bilme Metodunun Özelliği Nedir?

Bilme Terapisti Psikolog İnci Özkoray; değişik bilme metodlarından biri olan 5 duyuyu çalıştıran bu usulün; ses, müzik ve ışık eşliğinde öncelikle hece farkındalığı yarattığını belirtiyor. Hece farkındalığını yapılan tekerrürlerle ses ve ışık uyarıcıları ile beyne yerleştirdiklerini, müziğin yanında yaratıcı hazini de kullanarak okumayı pekiştirdiklerini vurguluyor. Harflerin ve rakamların ritmik beden hareketleri ile canlandırıldığını, bu çalışmanın parmakları hazırladığını ve yazmayı kolaylaştırdığına sözlerine ilave ediyor. Özkoray; şöhretli müzik eğitimcisi Wolfgang Löscher’in “Dinleme Oyunları” isimli kitabından alıntı yaparak şöyle diyor; “ Yazıya geçişte müzik eşliğinde çalıştırılan ufak parmaklar kalemleri dansettirerek bir ritm oluşturuyor ve yazı yazma basitleşiyor. Bedenin ritim alması ile kalem kullanımı basitleşiyor ve yazmayı bilmek bir problem olmaktan çıkıp çocuğun tam akademik yaşamını etkileyici zevkli bir faaliyete dönüşüyor.

Bilme Terapisti Psikolog İnci Özkoray; en ehemmiyetli hünerin dinlenen sesleri simgelere yansıtılabilmek, başka bir deyişle harfleri oluşturulabilmek olduğunu belirtiyor. Duyuların işitsel – görsel – dokunsal işbirliği ile okuma güçlüğünün üstesinden gelinebileceğini, bu eforlu işbirliğinin okuma yazma yeteneğinin Literacy

kazanılmasında bırakılmaz olduğunu belirtiyor.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.