Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

İlaçlama deliliği

29.09.2021
46
İlaçlama deliliği

İlaçlama işi yapılırken canlı hücrelere neler oluyor sizce? Hoş bir sual. Yamtı hoş değil ama! Ne olacak, tabii ki öldürülüyor ve biyoelektrik alanları tamamen altüst …

İlaçlama işi yapılırken canlı hücrelere neler oluyor sizce? Hoş bir sual. Yamtı hoş değil ama! Ne olacak, tabii ki öldürülüyor ve biyoelektrik alanları tamamen altüst ediliyor. Peki neden ilaçlanmış yiyecekler buna “taze” sebze ve mey­veler de dahil yiyoruz o zaman? Bu da ikinci hoş sualimiz. Besinlerin çoğu, haşarat ve bakterileri hakimiyet altına almak ve bozulmayı geciktirmek için hâlâ yaygın olarak ilaçlanıyor­lar.

Taze meyve ve sebzeler, balık, kümes hayvanları, domuz, buğday ve bitkilar yüksek oranda radyoaktif madde kapsayan ce-sium-137 ile parlatılıyor. Kırmızı et ve balık, üsteye girmek için bekliyorlar. Acaba bu ilaçlanmış gıdaları yemek gü­venli mi? Devletin resmi cevabı “evet”. Ne var ki FDA ’nm bi­lim adamları başka bir şey söylüyorlar: “İlaçlama, faydalı bakterileri de öldürebilir.” Oysa faydalı bakteriler, hastalığa neden olan hasarlı bakterilerin üremesini hakimiyet altma al­mak için onlarla savaşırlar.

Düşük dozlu ışınımla bakterilerin öldürülmesi ise, hastalığa neden olan hasarlı bakterilerin yaşaması için ortam hazırlar. Burada sorulması gereken bir sual daha var: Sağlık ve insan Departmanı Servisi neden “düşük seviyede” ışınla­ma ışınım kelimesinin üzerinde duruyor? Sebzenin üzerindeki haşaratı ve öteki organizmaları öldürmek için kul­lanılan 100.000 kıymetindeki ışın, üç milyondan fazla göğüs röntgeni ışınına denktir. Kuşkusuz, gıdaları gözetmek için kullanılan bu metodun ne kadar büyük bir yanlış olduğunu, palavra gelecekte yapılacak olan araştırmalar gösterecektir.

Tarım ilacına bakış
Kendi arka bahçemizdeki sebzeleri ve meyve ağaçlarını böcek ilaçlarıyla ya da spreylerle ilaçlasaydık, o sebze ve meyveleri yemeleri için çocuklarımıza vermezdik. Her gün dükkândan satın aldığımız mahsullerin bundan bir farkı yok. Tarımsal ilaç kullanımı seneden seneye artmaya devam ediyor son on sekiz senede yüzde 170 çoğalmış gidişatta. 1993′te yapı­lan bir anketin 1995′te açıklanan neticesine göre USDA, test edilen 7.328 misal üzerinde 20.329 adet kimyevi virane bul­du. Üzerinde en az bir çeşit kimyevi maddeye tesadüfülen ör­nekler arasında, başı sürükleyen gıda %97 oranıyla elma olmuş­tur.10
Tarım ilacı kullanımındaki çoğalışla illet hastalık oranlarındaki ar­tış arasındaki paralellik üç Amerikalıdan birini tesirler du­rumdadır. Tarımsal ilaçlara maruz kalma ile illet hastalıke tutul­ma ihtimali arasındaki ilişkiyi ortaya koyan araştırmalar kimyevi yüklü gıdaları yememek için bir hayli ehemmiyetli ne­den sunuyor.

Genetikleriyle oynanmış gıdalar
Gen mühendisliği, yiyecek imalinin son modası olsa da bu yeni bir şey değil. Standardizasyonun moda olmaya başladığı 1950′lere baktığımızda, plastik poşeti patlatmayan yu­varlak uçlu havuçlar; tadı için değil de bütün ufalanabilir stan­dart bir ağırlık için yetiştirilen domatesler misalin sekiz ta­nesi yarım kilo gelen domatesler; hatta hiçbir şeyde kullanıl­mayan ama sırf görünümü sebebiyle oldukça popüler olan minyatür Hint mantarlarını görüyoruz.

Bugünün uslu teknolojisi bazen beslenme hudutlarını aşı­yor olsa da, imkânları genişletmiş gidişatta.
Bu teknoloji bize aynı iyi amaç ve samimilikle, beyaz ekme­ği ve yapay tatlandırıcıları da verdi. Aynı teknoloji bize haşa-re istilasına, don ve kuraklığa karşı dayanıklı nebatlar, bol süt­lü inekler, tezgâhta çürümeden iki ay kalabilen domatesler ve az yağlı etler de veriyor. Tam gıda grupları içinde, ge­netik olarak bozulmuş yiyecekler de sofralarımıza gelmek için hazırlar. Ama biz bunun muhtemel yan tesirlerine hazır mıyız?

Genetiğiyle oynanmış besinlerin bu taahhütlerine karşın çok ciddi problemleri olduğu da dikkate alınmalıdır. Sihir­mekte olan bu alan hem iyi hem de makûs özellikleri açısından değerlendirilmelidir. İyi olan doğrultuyu, açlık sürükleyen ülkelerdeki besin ölçüsünü artırabilme imkânıdır. Makûs olan ise, beslen­menin Deoksirübo Nükleik Asit ’sının bozulmasının insan vücudu üzerinde yara­tacağı ciddi ve uzun süreli tesirler olabilir.

Yiyeceklerin vücuttaki kromozomlar üzerinde tesiri oldu­ğunu öğreniyoruz. Başka Bir Deyişle yapısı hasar görmüş yiyeceklerin, vücudu­mizin her yerine ufak fakat ehemmiyetli olumsuz tesirleri olabilir. Genetik mühendisliği, besinlerin kimyasını genetik yapılarıy­la oynayarak ve muhtelif Deoksirübo Nükleik Asit ’lan birleştirerek değiştirir. Bu da mahsulün son halinde geçimsiz bir mineral yapı oluşturur. So­rumuz şu: Bu tertip etme değişinime uğramış gıdalar için bir pbitkiansiyel oluşturur mu? Ben oluşturduğuna inanıyorum.

Değişik besinlerden alınan Deoksirübo Nükleik Asit ’lan birleştirmek, değişik üç ülkeden üç insanı alıp ufak bir odaya kapatmak ve birbirlerini çok iyi kavramalarını beklemek -zira hepsi insan­dır – gibidir. Tıpkı bunun gibi, gıdalar ve mineraller de kendi kaynaklarından koparılıp bir yere tıkılamazlar. Vücuda faydalı olabilmeleri için, birbirleriyle bağlantı kur­maları koşuldur.

Gerçek kaygı yaratan şey şudur ki, Deoksirübo Nükleik Asit ’daki başkalaşımların, gıdayı hücrelere sürükleyen ve hücreler tarafmdan kolayca absor-be edilebilen canlı besinlerin elektromanyetik yükünü nasıl etkilediğini hâlâ öğrenmiyoruz. Kır kahvesinin birbirine bağlı renkli ışıkları sönmüştür, zira ampullerden biri patlamıştır. Beden hücreleri ve gıdalar arasmdaki ilişki de buna eş.

Yapının bir parçasının bozulması ya da durması, fonksi­yonların da durmasma neden olabilir. Mahsulün son hali ger­çek bir yiyecek gibi görünse de sahip olduğu gıda yapısının, o besinin natürel halindeki gibi natürel hücrelerine geçimli olup olmadığım hâlâ öğrenmiyoruz.

Bunların hepsi araştırılmış ve ispatlanmış şeylerdir. Gene­tiği ile oynanmış besinlerin sinsi birer risk olduğunu da öğreniyoruz. Meyvenin genlerindeki bozulmanın, mahsulün son halini sağlıksız bir hale getireceğini kim düşünebilir ki? Me­lez elmaların başına neler geldi? O lezzetli kırmızı elma, ori­jinal halinden elli kat daha tatlı. Gen başkalaşımı mevzusu, yendi­ğinde etraf facialarına müthiş bir katkı sağlayan fazla fruktozlu besinlere yönelmiş gidişattadır. Bazı insanlar el­manın sıradan görünümünün ticari açıdan makûs olduğunu düşünüyorlar. Ben onlara katılmıyorum.

Analistler şimdi bu test edilmiş ve ispatlanmış şeker metamorfozunu göz önünde bulundurmalı, değişinime uğradığın­da kemikteki mineralleri aşıran aminoasitler gibi tamamlayı­cı maddeleri hakimiyet etmelidirler. Domatesin raf ömrünü uzatmak için balık genini domatese; domuz etinin güvenilirligini ve büyüklüğünü artırmak için insan genini domuza ak­tarmak; sentetik steroidi sığıra enjekte ederek gen havuzunu genişletmek gibi gen bozulmalarının uzun süreli tesirleri hak­kında daha çok şey öğrenmemiz gerekiyor. Tam bu “ileri” tek­nolojilerin çok ehemmiyetli bir tesiri vardır ve belirlim ilerleyen zamanlarda insan sıhhatini ciddi bir biçimde etkileyecektir.

Netice
İşlenmiş ve genleri ile oynanmış besinlerin vücuda yap­tığı günlük atakların neticeleri çağdaş dünyada büyük bir felaket yaratıyor: Beslenme bozukluğu bağışıklık sisteminde, metabolik kumpasta ve beden işlevlerinde son bir bo­zulmaya neden oluyor. Dünyadaki hiçbir yapay vitamin ve mineral, vücudu bu hücumdan gözetemez. Bu sebepledir ki her sene yüzlercemiz hatta binlercemiz erkenden can veriyor.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.