Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Kulak Çınlaması Nelerin Habercisi?

06.04.2021
51
Kulak Çınlaması Nelerin Habercisi?

Kulak çınlaması, yaş ve cinsiyet korumaksızın cemiyetin yüzde 10-15’inde görülüyor. Devamlılığı halinde uykusuzluk, asaplılık, tedirginlik ve bazı muayenehane bunalımlara neden olabilen kulak çınlamalarının süre kaybetmeden rehabilitasyon edilmesi gerekiyor. Rehabilitasyon edilmemesi halinde hayat niteliğini bozan kulak çınlamaları dış faktörlerin yanı gizeme, bireylerin sistemik rahatsızlıkları ve buna bağlı olarak uygulanan ilaç rehabilitasyonlarıyla da tetiklenebiliyor Kulak Btümörün Boğaz Uzmanı Dr. M. Engin Çakmakçı’dan kulak çınlamasına dair merak edilenleri bildik.

Kulak Çınlaması Nedir?

Tıp dilinde ‘tinnitus’ olarak adlandırılan kulak çınlaması, asılda tek başına bir hastalık değil, bulgu. Bireyin, civarda var olmayan sesleri kulağında veya kafasının içinde dinlemesi olarak belirleniyor.

Çınlamalar müddetine, şiddetine ve biçimine göre de tarif edilebiliyor. Bu ses kesintisiz olabileceği gibi, pulsatil başka bir deyişle nabız stilinde ya da aralıklı olarak dinlenebiliyor. Çınlamanın şiddeti de değişiklikler gösterebiliyor. Bireyin dinlemesini bozacak derecede şiddetli olabileceği gibi, yalnızca suskun civarda da dinlenebiliyor. Çınlama sesleri biçimine göre tek bir tonda ya da biçiminde de olabiliyor. Daha çok tiz tonlarda olan çınlama sesi, hastalar tarafından genellikle zil sesi, uğuldama, rüzgar sesi, dalga sesi, motor hengamesi, sinek vızıltısı, ıslık sesi, elektrik akımının çıkardığı ses, televizyonun vınlaması, çekirge ya da cırcır böceği sesi gibi pek çok biçimde belirleniyor. Çınlamaların büyük çoğunluğu subjektif öznel oluyor. Bu çınlama cinsi, hasta dışında kimse tarafından dinlenemiyor, tarif edilemiyor. Genellikle kulak ve duyma asabını ilgilendiren meseleler ile boyun ve baştaki bazı hastalıklar sebebiyle oluşuyor. Ender görülse de, yakınındaki bir şahıs tarafından da dinlenen nesnel objektif çınlamalar da oluyor. Bu çınlamalar damarlarla alakalı nedenler ateroskleroz, anevrizma gibi ve nöromüsküler nedenlerden yutak ve geniz arasında bulunan bazı adalelerin istemsiz kasılması başka bir deyişle seğirmesi kaynaklanabiliyor. Bu cins hastalarda omzun, başın veya çenenin hareketi ile çınlama şiddeti ya da biçimi farklılık gösterebiliyor.

Görülme Sıklığı Yaşa Göre Değişiyor Mu?

Kulak çınlamaları çocuklar dahil olmak üzere her yaşta görülebiliyor. Cemiyette görülme sıklığı yüzde 10-15 arasında olan kulak çınlaması, 40 yaşından sonra çoğalarak, 55-65 yaş aralığında daha da keskin hale geliyor. En yaygın 65-79 yaş grubunda görülen bu rahatsızlık, 80 yaşından sonra eksilmeye başlıyor. Özellikle 55-65 yaş grubunda olan her beş şahıstan birinde kulak çınlaması görülebiliyor.

Sosyal hayatı bozacak derecede ciddi çınlaması olan hastaların oranı ise yüzde 0.5. Genellikle erkeklerde bayanlara oranla azıcık daha fazla görülen kulak çınlamasının nedeni ise erkeklerin çalıştıkları işlerde, bayanlara göre daha fazla hengameye maruz kalmaları olabiliyor.

Bu Gidişat Günlük Yaşamı Nasıl Etkiliyor?

Kesintisiz kulak çınlaması; asaplılık, tedirginlik, bitkinlik, uykuya dalmada güçlük ve bazı gidişatlarda muayenehane bunalıma dahi neden olabiliyor. Özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığı ve tavır bozukluğu olarak kendini gösteriyor. Çınlama kesintisiz hale geldiğinde, özellikle beyin ile alakalı hastalıklar olabilir kaygısıyla, şahıslar hekime müracaat etiyorlar.

Tehlike Etkenleri Neler?

Bazı etkenler kulak çınlamasına neden olabiliyor ya da şiddetini artırıyor. Özellikle hipertansiyon ve geçmişte sigara kullanımı ile kulak çınlamasının ortaya çıkması arasında doğru orantılı bir ilişki bulunuyor. Ayrıca günümüzde gençlerin kullandığı ve yüksek sesli müzik dinledikleri kulaklıkların iç kulakta yarattığı ‘eko travma’ da kulak çınlamasının ehemmiyetli hazırlayıcıları arasında sayılıyor.

Kulak Çınlaması Hangi Hastalıkların Belirtisi?

Pek çok etmen ya da hastalık, kulak çınlamasının nedeni olabiliyor. Kulak çınlamasının mekanizması henüz bütün olarak öğrenilmese de, özellikle iç kulakta duymayı sağlayan iç ve dış tüylü hücrelerin eskimesine bağlı olduğu kabul ediliyor. Değişik yandan kulak ve duyma asabı dışındaki nedenlerde, beyin sapındaki duyma çekirdeğinde çaprazlaşan asap liflerinin bu sualin ortaya çıkmasında hisse sahibi olduğu da düşünülüyor. Kulak hastalıkları geçici, aralıklı veya kalıcı çınlama nedenlerinin başında geliyor. Özellikle iç kulak tipi duyma kayıplarında kulak çınlaması yüzde 80 oranında görülüyor. Kulak çınlaması olan hastaların yüzde 8’inin duyması basmakalıp oluyor. Ancak duyma kaybı çoğaldıkça çınlama oranı da çoğalıyor. Alerjik nezle, geniz eti, sinüzit, değişik nezleler gibi burun tıkanıklığı ve geniz akıntısına neden olacak her şey kulak problemine de yol açabileceği için çınlama sebebi olabiliyor. Dış kulak yolunu tıkayan lekeler, orta kulak enfeksiyonları, seröz otit sınan ve sıklıkla çocuklarda görülen orta kulakta olumsuz tazyik ve akışkan birikimi ile büyüyen gidişatlar, kulak çeperi delinmeleri, kulağa olan künt travmalar ile çene eklemi sızı belirtiyi ve hastalıkları da çınlama sebepleri arasında sayılıyor.

Ne Zaman Hekime Başvurmak Gerekiyor?

Kulak çınlaması devamlılık kazanmışsa, baş dönmesi eşlik ediyorsa ve özellikle tek taraflı ise bir kulak burun boğaz uzmanına müracaat etmek gerekiyor. Kulak çınlamasının şiddeti arkasıymışsa, günlük yaşantıyı ve irtibatı bozacak konsantrasyon problemi oluşturur hale gelmişse kesinlikle rehabilitasyon edilmesi öneriliyor.

“Yapılan çalışmalar, 4 seneden az olmamak kaydıyla, her gün 10 dakika ve daha fazla cep telefonu ile konuşanlarda kronik kulak çınlamasının dayanarak çoğaldığını gösteriyor.”

Kesin Tanı Nasıl Konuluyor?

Hastanın hikayesi ve tetkik belirtileri ehemmiyet taşıyor. Bu bilgiler kulak çınlamasına neden olabilecek hastalık hakkında ehemmiyetli ipuçları verebiliyor. Yapılacak duyma testleri ve MRI gibi radyolojik testler ise tanıda dayanakçı oluyor. Beyin sapı uyarılmış potansiyellerinin ölçümü ABR de bazı gidişatlarda yol gösteriyor. En ehemmiyetli mevzu ise altta uyuyan, ileri rehabilitasyon gerektirebilecek ve bu rehabilitasyon ile çınlamayı ortadan kaldırabilecek bir hastalığın tespit etilmesi. Ancak nicel olarak tinnitusun varlığını ortaya koymak güç oluyor. Nesnel tinnitusta, yaygın olarak kullanılmasa da dışarıdan verilen ses frekansı ile şiddeti dB, çınlama frekansında ve 5 dB daha yüksek ise çınlama dinlenmiyor. Bu da çınlamanın frekans ve şiddetinin tespit etilmesini sağlıyor.

Kulak Çınlaması Rehabilitasyon Edilebiliyor Mu?

Subjektif tinnitusun rehabilitasyonunu kesin olarak sağlayacak ilaç henüz bulunamadı. Çınlamaya neden olabilecek faktörlerin ortadan kaldırılması, altta uyuyan nedenin tespit etilmesi ve ardından bu nedenin rehabilitasyon edilmesi gerekiyor. Hiçbir neden bulunamamışsa şikayetlerin eksiltilmesine müteveccih ilaçlar kullanılıyor. Rehabilitasyonun ardından sigara, içki ve kafeinden uzak durmak, yüksek sesli etraflardan kaçınmak, bazı ilaçları mecburi kalmadıkça kullanmamak da rahatsızlığın ortadan kalkmasına dayanakçı oluyor.

Kulak Çınlamasından Korunmanın Yolları

Yüksek şiddetteki hengameden 70-90 dB arasında kesintisiz bir ses veya 100 dB üzerindeki patlar stildeki seslerden eko travma yaratabileceği için uzak durulmalı. Çınlamaya yol açabilecek ilaçlar, şayet çok lüzumlu değilse kullanılmamalı. Hipertansiyon ve diyabet rehabilitasyon edilmeli.

Fazla tuzlu besinlerden uzak durulmalı ve kan tazyiki kumpaslı biçimde hakimiyet ettirilmeli.

Daha hareketli bir hayat stili özümsenmeli. Zira hareketli hayat, kan dolaşımının daha iyi tertip edilmesini de sağlıyor. Sensorinöral duyma azlığı yapabilecek kolesterol ve trigliserid yüksekliği için perhiz uygulanmalı.

Kulakta çınlamaya yol açabilecek hastalıklar Meniere hastalığı, buşon, eksternal otit, urlar rehabilitasyon edilmeli, östaki disfonksiyonu ve alerjik hastalıklar için uygun rehabilitasyon yapılarak orta kulak havalanması artırılmalı.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.