Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

O kremler güneşten gözetmiyor mu

28.04.2021
25

Etmen rakamı çoğaldıkça kimyevi oranı da çoğalır. Tamamen gözeten bir güneş kremi yoktur. Ehemmiyetli olan fiziksel gözeticiler.

Türk Cildiye Derneği Başkanı Ertan Yılmaz, yaz yarıyılıyla ciltteki kir rakamlarının da çoğalacağını belirterek, “30 mu 50 mi etmen alalım diye tartışılıyor. Reelde 30 etmenin güneşten gözetici özelliği yüzde 95 ise 50 etmenin gözeticiliği yüzde 97’dir. Başka Bir Deyişle tamamen gözeten bir güneş kremi yoktur. Onun için fiziksel gözeticiler ehemmiyetli” dedi.

LEKELERE YOL AÇIYOR

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Cildiye Bvefatı Öğretim Abonesi Prof. Dr. Yılmaz, yaptığı açıklamada, uzun süren kışın ardından yazın cildin ışık görmesiyle renklerin açıldığını ve kirlerin ortaya çıktığını söyledi.

Güneşin şiddeti çoğaldıkça renk üretmeye meyilli olanlarda daha sık kirler görüleceğini anlatan Yılmaz, daha öncekinden hamilelik maskesi olarak belirlenen “melazma”nın erkekler ve bayanlarda sıkça gördüğünü belirtti.

Güneşin kirleri tetiklediğini, güneş almasa bile güçlü ışıkta da kirletilmelerin olabileceğini kaydolan Yılmaz, “Çok az ışık dahi yeterli olabiliyor. Ne kadar sakınırsak sakınalım kesinlikle olacaktır. Olmasını yasaklamak için güneşin yoğun olduğu zamanlarda dışarıya çıkmaktan sakınmamız gerekiyor” diye konuştu.

DÜNYA SAĞLIK TEŞKİLATI KISITLAMA GETİRDİ

Yılmaz, güneşli havada şapkanın yanında şemsiye kullanmak gerektiğini, fiziksel gözetmenin kimyevi gözetmeden daha ehemmiyetli olduğunu vurguladı.

Şemsiye, şapka kullanımının yanında, güneş kremi de kullanılabileceğini belirten Yılmaz, şunları kaydoldu:

“Güneş kremleri 15, 20, 30 etmen, 50 artı diye gidiyor. Daha evvel etmen rakamında 60, 80, 90 diye kavramlar çıkmaya başlamıştı ancak Dünya Sağlık Teşkilatı bu kavramlar harcayıcıyı yanılttığı için bir kısıtlama getirdi. 50 artı ifadesi kullanılıyor. Başka Bir Deyişle güneşten gözetici kremler konuşulurken güneş yanığından koruma ve kirden koruma noktasında iki seçim yapmamız gerekiyor. Güneş yanığından gözetecek olacak ultraviyole B, ışığın yakmasını, renk çoğalışını önlemek için de özel kimyevi maddeler, ultraviyole A kremler kullanılmalı. ’30 mu 50 mi etmen alalım’ diye tartışılıyor. Reelde 30 etmenin güneşten gözetici özelliği yüzde 95 ise 50 etmenin gözeticiliği yüzde 97’dir. Başka Bir Deyişle tamamen gözeten bir güneş kremi yoktur. Onun için fiziksel gözeticiler ehemmiyetli.”

Yılmaz, güneşten gözettiği istikametinde “gururlandırılan” kremlerin iki saatte bir yenilenmemesi halinde bir anlamı kalmadığını, denize girdikten sonra da kremin yenilenmesini gerektiğini söyledi.

“ETMEN RAKAMI ÇOĞALDIKÇA KİMYEVİ ORANI ARTIYOR”

Piyasada çokça güneş kremi olduğunu ve renklenmeyi önlemek için ultraviyole A kremlerin seçim edilebileceğini ifade eden Yılmaz, “Onların 30 etmenli olması yeterlidir. Türk halkının ehemmiyetli bir kısmının ten tipi, iki ve üzeridir. Bundan dolayı yalnızca çok ciddi hastalığı olanlar 50 etmen kullanabilir” dedi.

Kremlerin etmen rakamı çoğaldıkça kullanılan kimyevilerin de çoğaldığını dile getiren Yılmaz, “Bir sürü kimyevi maddeyi suratınıza sürüyorsunuz. Devamlı suratınızda kalıyor ve tendeki sıyrıklardan, beden o kimyevi maddelerle tanışıyor. Zaman içinde belki de onlara karşı tepkin büyüyecek. Başka Bir Deyişle onların alerji yapma potansiyelleri var. Hiçbir güneşten gözetici kimyevi, suçsuz değildir” dedi.

Yılmaz, güneş kremini sürdükten 30 dakika sonra gözetici tesirinin ortaya çıktığına dikkati sürükleyerek, kremin makyajın altına sürülmesini önerdi.

HER ÜÇ SAATTE BİR YENİLEYİN!

Güneş kremlerinin her üç saatte bir yenilenmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Üç saatte bir yenilemek için her keresinde makyajı silip, kremi sürmek gerekiyor. Bu surattan fiziksel gözeticileri öneriyoruz” dedi.

Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bizim hakikat tasamız çocuklar ve bebeklerdir. Zira 30, 40’lı yaşlarda ten kanseri oluyorsak bu üç, beş, on yaşında aldığımız güneşin tesiriyle oluşuyor. Faturası daha sonraki senelerde çıkıyor. O sebeple tehlikeli yaş grubu elbette bebeklerdir. Natürel ki D vitamini için güneşlenmesi gerekiyor ama muhakkak bir miktarda olması gerekli. Güneş yanıklarına neden olmayacak biçimde güneşlendirmek gerekiyor. Bebekleri güneşe çıkarırken, kolunu bacağını gösterin ama kesinlikle suratını, boynunu gözetin. Suratımız, kollarımız, boynumuz devamlı güneş alıyor ve erken ihtiyarlamaya neden oluyor.”

Anadolu Ajansı

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.