Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Tatlandırcılar Kanser Riskini Çoğalıyor Mu?

30.03.2021
41
Tatlandırcılar Kanser Riskini Çoğalıyor Mu?

İnsanoğlu doğumdan itibaren tatlıya düşkün bir canlıdır. Yiyeceklerin içine tatlarını artıracak maddeler konulması ilk olarak daha önceki Çin ve Yunan kültüründe kollanmış ve tatlandırıcı olarak bal kullanılmıştır. Daha sonraları bunun yerini beyaz şeker almıştır. 1879 senesinde birleşimlenen ilk tatlandırıcı olan sakarin saccharin ucuz bir mahsul olmasından dolayı I. ve II. Dünya Savaşları sırasında yaygın kullanım alanı bulmuştur. Savaşlardan sonra insanlar beyaz şekere dönseler de 1970’lerden itibaren süratle çoğalan kiloluluk tatlandırıcıları yeniden gündeme getirmiştir. Ucuz ve kalorisiz bir tatlandırcı hem üreticinin hem de harcayıcının işine gelmiştir. Günümüzde light mahsul sanayiinin hudut tanımazlığı ve kilolarıyla başı tasada olan insanlar hergün onlarca grama varan oranda tatlandırıcı kullanmaktadırlar. Bugün dünyada on kadar tanınmış ve yaygın kullanıma sahip tatlandırıcı vardır; sakarinden başka acesulfame-K, aspartame, sucralose, cyclamate en çok öğrenilenleridir.

Tatlandırıcıların pekçoğu başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere farklı ülkelerde yarıyıl yarıyıl menedilmiş, daha sonra hasarsız oldukları anlaşıldığı için satışı yine özgür vazgeçilmiştir. Ancak özellikle mesane kanseri yaptıklarına dair kuşkular hiçbir zaman bütün anlamı ile ortadan kalkmamıştır. Değişik ülke ve değişik araştırma grupları tarafından yapılan çalışmaların neticelerinin paradokslu çıkması özellikle Amerika Birleşik Devletleri’de devasa bir sektör olan ilaç işletmelerinin baskılarını akla getirmektedir. Aynı cins baskı cep telefonlarının kanser tehlikesini artırıp artırmadığı mevzusunda da yaşanmış ve bilimsel bilgiler pislenerek hadise bir oldu bittiye getirilmiştir. Hali Hazırda bilimsel olarak cep telefonlarının kanser tehlikesini artırıp artırmadığı sarihçe muhakkak değil ve/veya açıklanamamaktadır.

Son bilimsel bilgilere göre, tatlandırıcıların kanser tehlikesini anlamlı biçimde artırdıklarını söylemek doğru değildir. Ancak tamamen suçsuz olmadıkları da ayrı bir asıldır. Bu sebeple orta yolu bulmak ve tüketimlerini muhtemel olduğunca kısmak gerekir. Zira özellikle piyasaya yeni sürülen tatlandırıcıların uzun yarıyıl tesirlerini gözlemlemek için senelere gereksinim vardır. Bugün gelişmiş ülkelerde üretilen pasta tatlı cinsi besinlerin takribî %80’i bu tip yapay tatlandırıcılarla yapılmaktadır. Ülkemizde bu oran daha düşük olmakla beraber, tatlandırıcıların ucuzlaması sürdükçe alanını genişleteceğini öngörmek güç olmayacaktır.

Çaylarında tatlandırıcı kullanımını alışkanlık haline getiren insanlar kullandıkları tatlandırıcı ölçüsünü her hafta çeyrek eksilterek bir iki ay içerisinde damak tatlarını şekersiz çaya basitlikle alıştırabilirler. Ve görülecektir ki şekersiz çay, şekerli veya tatlandırıcılı çaya göre çok daha değişik ve lezzetli bir meşrubattır. Afiyet olsun…

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.