Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Vejeteryan 90′lar

29.04.2021
58
Vejeteryan 90′lar

1990’ların başında, etin iki harflik bir kelime olarak kaldı­ğını, sebzenin ise tabağın ortasına doğru ilerlediğini gördük. Bu yer değiştirme, uzun bir sürecin sonunda olmuştu. 1917 …

1990′ların başında, etin iki harflik bir kelime olarak kaldı­ğını, sebzenin ise tabağın ortasına doğru ilerlediğini gördük. Bu yer değiştirme, uzun bir sürecin sonunda olmuştu. 1917 yılma geri döndüğümüzde, kitlesel bir vejetaryenlik deneyi üç milyondan fazla kobay üzerinde denendi. Danimarka’da karne ile yemek verme programında hükümet, et stoklarını artırmak için milletin et alımını kısıtladı. Bunun yerine hububat yenmesi yoluna gidildi. Takip eden senenin vefat oranları he­saplandığında, hastalıktan can verenlerin rakamı, tarihteki en dü­şük seviyesine inmişti. Yirminci asır süresince, dünya ge­nelinde deneyler yapılmaya devam edildi. Şu anda, beslen­me ve sıhhatli hayat arasındaki ilişkiyi müzakereye artık ge­rek yok gibi görünüyor.

Lider bir adım olan “Çin’de Beslenme, Hayat Stili ve Vefat Oranı” isimli araştırma, 1990′da Oxford ve Cornell Üni­versitesi Yayınları tarafından yayımlandı. Bu analistler, insanın ne yemesi gerektiği mevzusunda çalıştılar, ilk başta, bir vejetaryen kuşağı takip eden ikinci kuşak ve bir vejetar­yen cemiyet bulamadılar; ta ki Çin’deki hakimiyet grupları ola­cak olan vejetaryenleri bulana dek. Beslenme, hayat stili ve vefat oranları üzerine dünyanın dört bir tarafında bir hayli grupla yaptıkları çalışmaları, Çin’deki hakimiyet grupları ile karşılaştırdıklarında bir neticeye vardılar. Analistler, yer­suratındaki her kadının, her erkeğin ve her çocuğun veganvejetaryen olması gerektiği mevzusunda kararlıydılar.

Bu çalışmaları öğreniyor ve neticelerini yaşıyoruz. Ama on­lardan bir ders çıkarmak yerine, doğru olandan giderek uzaklaşıyoruz. Milli Bilimler Yüksekokulu’nin Beslenme ve Sağlık isimli raporuna göre, bu araştırmanın ilk yapıldığı 1909 senesinden bu yana, vasati bir Amerikalının yediği et ve süt mahsullerinde ani bir çoğalış olmuştu.

Her birimiz senede takribî 136 kilogram hububat mahsulü harcıyor­duk. Süt, süt mahsulleri ve et tüketimi yüzde 50; tavuk tüketi­mi yüzde 280 arttı.3 Bu asır zamanınca, sebze ve meyveye direnen beslenmenin yerini, ete dayalı bir beslenme biçimi al­dı. Neticeler bunun, sıhhatimiz ve etrafımız için bu bütün bir fe­laket olduğunu ispatlıyordu. Şimdi, yeni bir asrın başlan­gıcında, gelişmiş halklardaki büyük çoğunluğun, sıhhatli bir hayata giden en iyi yol olan vejetaryenliği özümsemesi için elimizde sağlam deliller var. Şimdi, Disney parklarında seb­zeli burger satılıyor. Bu, metamorfoz zamanının bir göstergesi de­ğil de nedir?

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.