Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Yuşçenko’yu zehirleyen madde:dioksin

28.03.2021
70

Sizlere Cumhuriyet Gazetesinin Bilim Teknik ekinden sıhhatimizle alakalı bir alıntı veriyorum; Yuşçenko’yu zehirleyen madde: DİOKSİN Ukrayna muhalefet lideri Yuşçenko’yu zehirleyen dioksinler çok zehirli, belki de insanoğlu tarafından …

Sizlere Cumhuriyet Gazetesinin Bilim Teknik ekinden sıhhatimizle alakalı bir alıntı veriyorum;

Yuşçenko’yu zehirleyen madde: DİOKSİN

Ukrayna muhalefet lideri Yuşçenko’yu zehirleyen dioksinler çok zehirli, belki de insanoğlu tarafından şimdiye kadar üretilmiş olan en zehirli kimyevi maddelerden biridir.. Dioksin grubu maddelerle zehirlenildiğinin en tipik bulgularından biri tende patlama biçiminde klor kaynaklı iltihaplı sivilcelerin yaradılışı ve ten görünümünde başkalaşımlardır. Bu vaziyet Yuşçenko’da bariz olarak kollanmış, tanı da bunun üzerine konulabilmiştir.

Murat Ozmen *

Bir zamanlar Amerikanın ortasında tam canlıların mutluluk içinde yaşadığı, uzaktan bir satranç tahtasını anımsayan çiftliklerle sarılmış bir kasaba vardı. İlkbaharda hububat tarlaları, meyve bahçeleri ve yeşil tarlaların üzerinden beyaz bulutlar geçerdi. Sonbaharda meşe, akçaağaç ve huş ağaçlarının alevlendirdikleri renkler uzaktaki çam ağaçlarının üzerinde alev gibi titrerdi. Tepelerde tilki sesleri dinlenir, sabah sisinin sakladığı geyikler tarlalardan suskunca geçerlerdi.

Sonra ilginç bir afet yöreye saklıca dağılmaya başladı. Sanki kasabanın üzerine vahim bir lanet çökmüştü. Tavuklar eksantrik bir hastalığa tutulmuş, inekler ve koyunlar hasta olup can vermişti. Her yerde vefatın gölgesi vardı. Kuşlar artık uçmuyor, bahar geldiği halde kuş sesleri dinlenmiyordu çevrede…

Rachel Carson 1962 senesinde “Sessiz Bahar” Silent Spring isimli kitabının başında etraf meselelerine ilk defa böyle bir vurgu yaparak başlamıştı. Kitap 40 seneyi aşkındır hali hazırda popüler ve biz etrafımızı giderek daha çok imha etmeye devam ediyor, ekosistem balanslarını artık geri dönüşümsüz olarak daha çok bozuyoruz.

Özellikle son 40 sene içerisinde plastik malzemelerin ve organik klorlu pestisitlerin kullanımındaki çoğalış, bir hayli etrafsal meselelerin yanında, dioksin meselesinin de ortaya çıkmasına neden oldu.

Günümüzde organik klorlu insektisit kullanımı tüm dünyada menedilmiş olup, bir hayli organik maddelerin misalin DDT ve öbür türevleri ve hali hazırda yaygın olarak kullanılan bazı herbisitlerin hasarlı nebat ve tohum öldürücü maddeler dioksin ismi verilen bir maddenin sarihe çıkmasında başlıca mesul kaynaklardan olduğu öğrenilmektedir. Kâğıt sanayinde kâğıt hamurunun beyazlatılması esnasında kullanılan beyazlatıcıların, odundaki organik kimyeviler ile tepkine girerek de dioksin ürettiği anlaşılmıştır.

Plastik maddelerin esas hammaddesi olan polivinil klorür PVC günlük yaşantımızın bölmez bir parçası haline gelmiştir. Şampuan şişelerinden duvar kağıtlarına, su tesisat borularından plastik poşetlere kadar bir hayli alanda yaygın olarak kullanılmaktadır. Etrafımızda nereye baksak PVC’den mamul bir mahsul ile karşılaşmamak artık imkânsız.

EN ZEHİRLİ MADDE
Dioksinler çok zehirli kimyevi maddelerdir, klorlu dioksinler ve furanlar klor kapsayan organik kimyevilerin muhtelif pestisitler gibi ve plastik maddelerin imali, mikroorganizmalar tarafından imhayı ve yanması sırasında istenmeden sarihe çıkan yan mahsullerdir.

Dioksinler belki de insanoğlu tarafından şimdiye kadar üretilmiş olan en toksik kimyevi maddelerden biridir diyebiliriz. Hakikatinde dioksin tanımı bu gruba dahil bir hayli kimyevi için kullanılmakla beraber, bunların içinde en toksik olanı 2,3,7,8-tetraklorodibenzo-p-dioksin kısaca, TCDD olarak öğrenilen maddedir.

Gelişmiş ülkeler dioksin hakkında yeterince bilgi sahibi değillerken, bu maddenin sarihe çıkmasına yol açan kimyevileri daha yaygın olarak kullanıyorlardı, ancak günümüzde olası olduğunca bundan sakınmaya başladılar.

Dioksin’in ciddi negatif tesirleri hakikatinde Vietnam savaşı sırasında nebatları öldürmek için kullanılan bir kimyevi maddenin Orange Agent insanlardaki toksik tesirlerinin kollanmasından sonra anlaşılmaya başlandı. Dioksin ve dioksin-eşi kimyevilerin başlıca kaynaklarını dört ana grup altında toplamak muhtemeldir:

4 ANA KAYNAK
1- Yanma esnasında oluşan dioksin: Özellikle konutsal katı atıklar ve artıkların yakılması, demir-çelik sanayiinde madenin işlenmesi ve eritilmesi sırasında kullanılan yüksek sıcaklık, kömür, odun ve petrol mahsullerinin yakılması olarak sıralanabilir.

2- Kimyasal yapım ve operasyona sırasında oluşan dioksin: Dioksin-eşi yan mahsuller klorlu fenoller, poliklorlu bifeniller, fenoksi grubu herbisitler misalin: 2.4.5-T gibi yurdumuzda yaygın olarak kullanılanlar, klorlu benzenler gibi bir hayli kimyevi maddenin imali esnasında oluşabilmektedir.

3- Endüstriyel ve konutsal atıkların işlenmesi sırasında oluşan dioksin: Dioksin-eşi yan mahsuller natürel olarak oluşan fenolik bileşiklerin klorlanması esnasında misalin: kâğıt hamurunda olduğu gibi oluşabilir.

4- Su depolama alanlarındaki dioksin: Dioksin grubu kimyeviler suda iyi çözünemedikleri ve kalıcı oldukları için, toprakta, sedimentte ve organik maddelerde birikebilirler. Su kaynaklarını pisleyen bu maddeler daha sonra taşınarak başkaca su kaynaklarına basitçe bulaşabilir, ancak genelde bu bulaşma tesirinin çok yaygın olmadığı ve bölgesel olarak tesirini gösterdiği tespit etilmiştir.

DİOKSİN VE ETRAF SAĞLIĞI
Günümüzde dioksinlerin insan sıhhati bakımından ne denli ciddi tesirlerinin olduğu daha iyi öğreniliyor. Bir Hayli toksik kimyevi ile karşılaştırdığımızda, dioksinler onlardan suratlarca hatta binlerce defa daha düşük dozlarda alındığında dahi, daha toksik tesirlere neden olabilmektedir. Bu sebeple bu mevzuda yapılan araştırmalara insan ve etraf sıhhati bakımından büyük bir önemsenmektedir.

Bedene çok düşük ölçülerde alınan dioksin hormonal sistemin bozulmasına yol açabilir. Bu tesirini hormon reseptörlerine bağlanarak gösterir. Bu sebeple dioksinler öğrenilen tüm kimyevi pisleyiciler içinde, “hormon bozucular” ya da “endokrin bozucular” dediğimiz kimyevilerin en başta gelenlerindendir. Bu tesiri neticesinde,

* hücrede genetik mekanizmaların bozulmasına yol açabilir, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kanserlere, asap sistemi bozukluklarına ve doğumsal hataların ortaya çıkmasına neden olabilir. Amerika Etraf Koruma Ktümörümü EPA ve Dünya Sıhhat Teşkilatı WHO tarafından dioksinler kanser yapıcı kimyevi maddeler grubuna dahil edilmektedir.

Ancak, insanların dioksine maruz kalmasına bağlı olarak, doğrudan elde edilen epidemiyolojik bilgi rakamı yeterli seviyede olmadığından, muhtemel tesirler deney hayvanları üzerinde yapılan gözlem ve araştırmalara sabrediyor. Özellikle embriyonal gelişim esnasında bu maddelere fötüsün maruz kalması neticesinde hücresel işlevlerde bariz biçimde ortaya çıkabilecek hatalar ya da başkalaşımlar, gelişimin bozulmasına yol açabilir.

Yapılan çalışmalar dioksin toksisitesi için muhakkak bir eşik dozun bulunmadığını ve bedenimizde çok düşük dozlarda alınması neticesinde dahi bu maddeye karşı bir korunmanın bütün olarak geliştirilemediğini göstermektedir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalara bağlı olarak, insanların günde ancak 1 ng/kilogram 1 mg’ın milyonda biri seviyesinden daha düşük dozlarda dioksine maruz kalması vaziyetinde embriyonal gelişim bakımından ehemmiyetli seviyede bir tehlikenin ortaya çıkmayacağı rapor edilmektedir.

Dioksin grubu maddelerle zehirlenildiğinin en tipik bulgularından birinin tende patlama biçiminde klor kaynaklı iltihaplı sivilcelerin yaradılışı ve ten görünümünde başkalaşımlar olduğu Chloracne bildirilmektedir. Bu vaziyet Yuşçenko’da bariz olarak kollanmış ve büyük ihtimalle dioksin zehirlenmesi kuşkusuna bağlı tanı da bunun üzerine konulabilmiştir.

BESİN ZİNCİRİNDE
Etrafsal lekeleyicilere bağlı olarak tüm hayat civarlarında dioksin lekeliliği görülebilir. Dioksin çevrede oldukça kalıcı ve yağda basit çözünebilir bir madde olduğundan dokularda basitçe birikime uğrar. Bunun neticeyi olarak özellikle yiyecek zinciri yolu ile canlıdan canlıya taşınması ve her birinde giderek daha yüksek dozlara erişmesi mevzubahisidir. Misalin dioksin ile kirlenmiş olan sularda yaşayan balıklar aracılığı ile bunları harcayan insanlar, dioksin ile kirlenmiş meralıklarda beslenen hayvanların etini yiyen insanlar bu maddenin tesirine maruz kalabilir. Tabiatta oldukça kalıcı bir madde olduğundan, kesintisiz olarak kirlenen civarlar bunun neticesinde hem ekosistem balansını bozacak, hem de o etrafta yaşayan insanlar için ciddi bir sıhhat meseleyi oluşturacaktır.

Daha sıhhatli bir çevrede yaşamak ve sıhhatli etrafın gelecek kuşaklara vazgeçilmesini sağlamak açısından, Türkiye’nin AB kapısında iken etrafa daha fazla duyarlı olması kaçınılmazdır. Bu sebeple tüm etrafsal pisleyiciler ve özellikle dioksin ve eşi lekeleyicilerin kaynaklarının en aza indirilmesi, dioksin lekeliliğine neden olan atıkların kesinlikle ön arıtımdan geçirilerek bu maddenin orijininin civardan uzaklaştırılması, organik klorlu pestisitlerin kullanımından netlikle bırakılması ve millet sıhhatinin korunması için cemiyetin bu mevzularda daha fazla bilinçlendirilmesinin zamanı çoktan geçiyor. AB trenine binemesek dahi, bizler bu topraklarda var olan harikulade natürel zenginliklerimizle yaşamaya devam edeceğiz. Etrafa hürmet, geleceğe yatırım demektir.

* Prof. Dr.
mozmen@inonu.edu.tr
İnönü Üniv. Biyoloji Ayrıl. Öğretim Azası

Kaynaklar:
Rachel Carson, Silent Spring, Mariner Books; 40th Annv ed.,400 sayfa, 2002. 2- EPA Dioxin Reassessment Health Assessment, Volume III: Tehlike Characterization http://www.cqs.com/dioxh96.htm, 1994. 3- Cole P, Trichopoulos D, Pastides H, Starr T, Mandel JS. Dioxin and cancer: a critical review. Regulatory Toxicology and Pharmacology 38: 378-388, 2003. 4- Masuda Y. Health effect of polychlorinated biphenyls and related compounds. Journal of Health Science 49: 333-336, 2003. 5- Behnisch PA, Hosoe K, Sakai S. Combinatorial bio/chemical analysis of dioxin and dioxin-like compounds in waste recycling, feed/food, humans/wildlife and the environment. Environment International 27: 495-519, 2001.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.