Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Cinsel Sağlık

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Zayıf düşünün

14.05.2021
59
Zayıf düşünün

Düşünceler ve duygular -zekâsal, psikolojik, duygusal ve hatta ruhsal gidişatınız- gerçeğinde bedeninizi az ya da çok asidik yapar. Eş olarak, yedikleriniz düşüncelerinizi, ruh halinizi ve …

Düşünceler ve duygular -zekâsal, psikolojik, duygusal ve hatta ruhsal gidişatınız- gerçeğinde bedeninizi az ya da çok asidik yapar. Eş olarak, yedikleriniz düşüncelerinizi, ruh halinizi ve duygularınızı etkileyebilir. Yanlış besinler yemek, bunalıma ve neticesinde fazla yemeye yol açabilir. Doğru yi­yecekler yemek ise, bütün anlamıyla mutluluk, hatta coşkunluk ve dinçlik hisleri oluşturabilir. Bu kısım, usunuzun mevzu kilo vermeye gelince size karşı değil, tamamen sizin için çalıştığına emin olmanız için kaleme alındı.

Davranışlar karışıktır, onları değiştirmek de öyle. Süratli ve kesin olan bir çözüm de yoktur. Ama genel olarak düşünceleri­mizi ve hislerimizi kavramak ve özel olarak besinleri tanımak bizi tesirler; yaşam stili tercihlerimiz yalnızca ideal kiloya ulaş­makta değil onu gözetmekte de ehemmiyetlidir. Yolculuğunuzda, pozitif istikamette ilerlemenize takviyeci olacak bir programın ya­nı gizeme, size takviye edecek bir davranışa da lüzumunuz var.

Pozitif düşünün
Bedenin balanslı sağlıkta ve aynı zamanda da sağlıklı kilo­da kalması için, fiziksel balansın yanında zekâsal, duygusal ve ruhsal dinginliği de tutmalısınız. Düşüncelerimiz ve duy­gularımız, aynı fiziksel etmenler gibi, balansımızı bozabilir ve fazla kilonun orijini olan asit aşırılığına yol açabilir. Şayet bu ki­tabı “ne yiyor ve içiyorsanız o sizsiniz” deyip bıraksaydım, ki­tap yarım kalmış olacaktı. Siz, aynı zamanda düşündüğünüz şeysiniz. Olumsuz düşüncelere ve duygulara saplanmak sizi asit­li ve fazla kilolu bir bedene tutuklayacaktır, zira gerçeğinde şiş­man düşünüyorsunuzdur. Öbür yandan, duygusal bir denge ve ruhsal bir irtibat hissi oluşturarak, gerçeğinde kendinizi zayıf düşünebilirsiniz.

Çok temel bir seviyede, hakimiyet edilmeyen olumsuz duygular ve düşünceler, kendinizi rahatlatmak ve teselli etmek emeliyle ge­nellikle sağlıksız beslenmeyi tetikler. Stresliyken ya da hiddetlen­diğimizde, anlık olarak iyi sezmek için, yalnız olduğumuz için, kendimizi mükâfatlandırmak için, zaman geçirmek için, mut­suz olduğumuz için veya kendimizi cezalandırmak için çok ye­riz ve bu böyle gider. Ve genellikle sağlıksız besinler seçeriz zira genel olarak negatif seziyoruzdur veya o besinler bize mutlu çocukluk anılarımızı anımsatıyordun Sarihçesi, ay­rıntıları ne olursa olsun bu yemek cümbüşleri, özellikle nere­deyse hepsi şeker, karbonhidrat ve/veya çok fazla protein kapsa­diğinden bedene aşırıdan iş yükler. Sonra, daha çok yağ veya daha çok sağlıksız besin yüklediğimizden, düşüncelerimiz de düşüşe geçer ve bu da makûs bir döngü yaratır. Bu döngü içinde dönüp dururken, buna son vermekten de bırakmaya meyilli olursunuz, sıhhatinizi iyileştirmek için bir şeyleri sınamaya bi­le son verirsiniz.

Kalıcı kilo vermeyi sağlamak ve sağlıklı kalmak için yalnızca yediklerinizi değiştirmek yeterli değildir. Davranışlarınızı anla­yarak ve değiştirerek duygusal mevzularla ve streslerinizle de ilgilenmelisiniz. Onları hakimiyet dışında vazgeçmek, yediklerinize dikkat etmek mevzusunda tükettiğiniz mücadelelerin dahi temelini çürütecektir. Hepimiz değişik düşünüp sezmenin yollarını bulmalı, negatif düşünceleri ve duygulan, ortalarında debe­lenmek yerine yapıcı biçimde kullanmak için değiştirmeliyiz ve bunu stres altındayken dahi yapabilmeliyiz.

Ben Shelley size netlikle duygusal olmamanız gerektiği­ni söylemiyorum. Bu, her şeyden evvel insan tabiatına aykırı olduğu için olası değil, insan olmak, duygu sahibi olmak demektir. Size yalnızca negatif düşünmeyin demek veya boş-verin, üzülmeyin demek de yeterli değil, işe yarasa dahi asla so­na ermez. Tıpkı, perhizin ve egzersizlerin temel kaidelerinin öğ­renilmesi, anlaşılması, düşünülmesi, kabul edilmesi ve benim­senmesi gerektiği gibi, düşüncelerinizi ve duygularınızı onlara tavrınızın yanında işlemeniz gerekmektedir. Bu, duygula­rınızın düşüncelerinizden geldiğini anlayarak başlar ve düşün­celer de inançlardan kazanç.

İnançlarımız, düşüncelerimize ve davranışlarımıza doğrultu ve­rir. Öbür bir deyişle, inançlarımız, üzerinde kendimizi inşa et­tiğimiz temeldir. Dünya görüşümüz, değerlerimiz ve yargıları­mız tam kararlarımızı ve öbür insanlarla olan ilişkilerimizi tesirler.

Düşüncelerimiz devamlı bizimle olan dostumuzdur, bu sebeple genel sıhhatimizin değişmez bir parçası olduklarına da afallamamak gerekir. Düşünceler, hayale dönüştüğünde, neşe verdiğinde veya mutlu anıları anımsadığınızda sizi mutlu eder veya fobi, şüphe ve kaygı verdiklerinde sizi altlara sürükler. Düşünceler, bizi anı yaşamaktan alıkoyarak, o an önümüzde ne olduğuna bakmamızı yasaklayarak geçmiş veya geleceğe sı­kışıp kalmamıza neden olabilir. Düşünceler doğru da olabilir yanlış da; ancak iki vaziyette de çok güçlüdürler. Düşünceleri­miz, sıhhatimize faydalarının değmesi ve kalıcı kilo kaybını sağlaması için mutluluk hissimize katkıda bulunmalı, ihtiyaçlanmızı yerine getirmeli ve bizi afaki kaygı veya stresle yüklememelidir. Düşüncelerinizle yüzleşip onları anlayarak hakimiyet etmeyi bilmeniz, negatif düşüncelerin birikimini maniler ve uygun bir biçimde beslenmenizle beraber sağlıklı bir yaşama imkân sağlayacak destekleyici davranışlar geliştirme­nize takviye eder.

Duygular da pozitif veya negatif olabilir. Dr. David R. Havvkins, Power Vs. Force kitabında temel insan duygularının enerji seviyesini 1 ile 1000 arasında sınıflandırır, 200 veya daha düşük seviyeler hem fert hem de cemiyet için devirici olacak­ken, bu seviyenin üzerindeki her değer eforun yapıcı ifadesini temsil eder. İşte sınıflandırması;

Utanç 20
Kabahatlilik 30
Duyarsızlık 50
Efkâr 75
Fobi 100
Arzu 125
Hiddet 150
Şeref 175
Cesaret 200
Nötrlük Suçlamamak 250
İsteklilik 310
Razı Olma 350
Emel 400
Sevgi 500
Neşe 540
Barış 600
Aydınlanma 700-1000

Dr. Havvkins’in listesindeki öbür tam yüksek değerli hisler bir yana, natürel ki kendi hayatınızı yaşamak istiyorsunuz. Benlik duygusu ve mutluluğun en sadık hizmetkârları, sağlıklı duygular ve pozitif düşüncelerdir. Makûs olaylar olduğunda, güç duygusal yarıyılları deneyim etmek asılcıdır ama içinizdeki pusulanın siz devam etmeye hazır olduğunuzda kurulmasına takviye eder. Duygularınızı bütün anlamıyla yaşamaya lüzumunuz var; ama sizin fiziksel olarak balansınızı bozacak negatif duygulara saplanıp kalmamalısınız. Negatif duygulan gevşetmek ve onların vücu­dunuzda egemen olmasını yasaklamak için, misalin azim, bağışla­mek, karşılama ve uzlaşma gibi pek çok yaklaşıma lüzumunuz olacak.

Maneviyat
Mutluluğun, neşenin ve memnuniyetin hakikat kaynağı, ki­şinin usunda ve kalbinde uyur, fiziksel dünyada değil. Fiziksel bedeninizi hakimiyet ederek -kilo vererek ve sağlıklı kalarak-bu vaziyete ulaşmaya çalışabilirsiniz ama hakikat şu ki fiziksel farklılıkların daha kolay hakikatleşmesi için evvel o kaynağı bulmalısınız.

Bu sebeple, kendiniz ve genel anlamda insanlık için daha manevi bir vizyon kucaklamanız gerekmektedir. Daha az kor­kusuz ve stressiz bir biçimde yaşamanın, çalışmanın ve hoşlanma­nin yolu budur. Pek çoğumuz iki dünyada yaşıyoruz: yapılışla­rın dünyası ve oluşların dünyası. Yapılışların dünyası genel an­lamda kendimizin ve hoşlandıklarımızın hayatını daha rahat kıl­mak için gereksinimlerimizi, isteklerimizi, özlemlerimizi, temenni­lerimizi, kimliğimizi ve kültürel vaziyetimizi asıllaştırmak ile alakalıdır. Bu yol çok ender olarak hakikat mutluluğa veya ken­di duygusal ve ruhsal iletişimlerimize çıkar. Bir mesele çözül­düğü zaman bir başkası çıkar. Bir emele ulaşıldığında, başka bir emelin önümüzde belirmesi ve yeni bir şeyin peşinden koşmamız yalnızca zaman sorunudur.

Oluşların dünyası ise hepimizin derinliklerinde uyur. Ger­çek benliğimiz, manevi tabiatımızdır. Suskunluk, dinginlik, özgür­lük ve sevgi egemendir. Bu dünyada yaşamamız sakin olmamı­zı sağlar. En çok değer verdiğimiz şeylerle -adalet, zarafet, bağışlama­fetmek, sevecenlik, umut, sevgi ve hayırseverlik gibi- tekerrür bağlantı içinde olmamızı sağlar. Burada odak noktası, yapılma­sı gerekenlerden oluşan dünyadan sıhhatiniz ve kilonuz da da­hil, zati son derece sağlıklı olan ve rastgele bir şeyin yapılması gerekmediği, yalnızca var olan şahsın manevi manevi varlığı­nın oluşturduğu zamansız ve ebatsız dünyaya kayıyor.

pH mucizesine inanmak
Manevi yaşamınızı pozitif bir biçimde yönlendirmek için ilk adım, seçtiğiniz sağlık yaklaşımına inanmaktır. Bu, kendimiz ve bedenimiz için asıllaştıracağımız bazik davranışa bütün olarak inanmak anlamına kazanç. Bir mucize inanç gerektirir! pH Mucizesi programını kabul edip uygulamanın anahtarı, bir şeyleri sınırlamak veya bir şeylerden yoksun kalmak değil, programın ideal kilonuzu ve sıhhatinizi bütün anlamıyla destek­lemeye en uygun gıdalarla dolu olduğunu öğrenmektir. Sağlık­lı besinler, ulaşmamızın olası olduğu bir lütuftur ve bu usumuzda olduğu sürece işe girişmek için bir çeşit minnet duy­gusu -pozitif bir duygu- sezeriz. Bizim için en iyi besin­lerden daha çok yedikçe, zekalarımız da daha huzur dolu ola­caktır.

Kendimize nasıl baktığımız hakkındaki düşüncelerimiz sa­dece seçtiğimiz yaşam şekline ne derece sadık kalacağımızı değil, ondan ne kadar hasılatlı çıkacağımızı da tanımlar. Her bir teklifimizin arttaki prensipleri anlamanın sizin için çok ehemmiyet­li nedenim de bu. Uymanız gereken ikincil­matları bir sayfaya yazar ve vazgeçebilirdim; ancak her şeyin se­bebini ve kumpasını kavramadan bundan çok fazla faydalanabileceğinizi düşünmüyorum. Ve bu programın faydalarını görme­ye devam ettikçe, programın doğruluğuna olan inancınız da çoğalacaktır.

inancınız kuvvetlendikçe, bazik yaşam stili sizin için bir alış­kanlık olacaktır; bir anlamda her şeyi kendiliğinizden yapmaya başlayacaksınız, işe başlarken, benimsenecek çok fazla şey var gibi göründüğünden, bunu andırmak ehemmiyetli. Size çok yoru­cu gelebilir. Ama bu geçici! duygunun ideal kilonuzu bulma­nız -ve onu korumanız- için bulduğunuz çözümü takip etme­nizi yasaklamasına izin vermeyin. Bu, başlayıp tamamlayacağınız bir “perhiz” değil, bir yaşam stilidir.

İnançlarınızın doğru olduğuna emin olun
Kendinizi zayıf düşünme yolculuğunuzda ehemmiyetli bir durak, sahip olduğunuz rastgele yanlış bir inancı fark etmek ve onu düzenlemektir. Şayet bunu yapmazsanız, yanlış düşünceler negatif düşüncelerle beraber birbirini izleyecektir. Misalin, kilolu olmanın makûs, çirkin, zayıflık göstergesi veya bir ceza olduğuna inanabilirsiniz zira kendinizin makûs, çirkin, zayıf olduğunuza ve cezayı hak ettiğinize inanıyorsunuzdur. Kilolu olmanın genetik olduğuna da inanabilir ve anne babanız şiş­man olduğu için mukadderatınızın çoktan tanımlandığını düşünebilir­siniz. Mesullüğü başka birine veya bir şeye de -eşinize, diye­tisyeninize, bazı mucize zayıflama haplarına- yükleyebilirsi­niz. Yediklerinize karar vermenin en iyi yolunun, damak zevki­nize en uygun olana veya en kolay elde edilebilenlere göre seç­mek olduğuna da inanabilirsiniz.

Bu veya buna eş inançları arkanızda vazgeçmek ideal ki­lonuza giden yolu önünüze açacaktır, misalin yağlı olmanın bu noktada hayatınızı kurtardığını fark etmek, kalçalannızda-ki, göbeğinizdeki ve bacaklarınızdaki birikmeye değişik bir gözle bakmanızı sağlar. Yağlarınızı beğenebilir, sıhhatinizi gözettikleri için onlara teşekkür edebilirsiniz. Ve sonra bu yeni şuurunuz ve bazik yaşam stili ile hepsine veda edebilirsiniz. Ebediye ka­dar. Her şeyden evvel, bir daha onlara lüzumunuz olmayacak.
pH Mucizesi programında, “perhiz yapmak” saf bir inanç de­ğil, değişmiş inançların, düşüncelerin ve belki de duyguların bir neticeyi olarak yeni bir yaradılıştır. Kilo, yağ ve sağlık hak­kında edindiğiniz yeni anlayış, iyi yemek tercihleri yapmanızı ve pH Mucizesi’ne göre davranmanızı sağlayacak. Düşüncele­riniz “Besinlerimi ve meşrubatlarımı, sıhhatim, enerjim ve duy­gusal mutluluğum için en iyi olacaklarına inandıklarım arasın­dan seçiyorum. Kendime seyyaredeki en lezzetli bazik yiye­cekleri veriyorum zira öğreniyorum ki bu beni ideal kilomda ve sıhhatimde yakalayacak” biçiminde olacaktır. İyi yemek -kek veya bif­tek değil!- hayattaki büyük bir mükâfattır.

Yemek tercihleriniz hakkında usçu bir biçimde düşünmeye başladığınızda “Şayet asidik yersem kilo alırım; şayet bazik yersem kilo verir ve sağlıklı olurum” ve özellikle sıhhatiniz ve kilonuz hakkında hakikat ve pozitif duygularla çalıştığınızda, pH Mucizesi programı prensiplerini gerçekten uygulamaya soktu­nuz demektir. Alttaki ilkeler de ideal kilonuzu sağlama bağlaya­cektir:

Nasıl zayıf düşünülür?
* Hayatınızdaki afaki duygusal stresten kaçının.
* Kaçınamayacağınız stresle başa çıkmak için aktif ve yapı­cı taktikler geliştirin ve onları uygulayın.
* Karşınıza ne çıkarsa çıksın, olayın üzerinde davranmayı bilin, karşısında değil. Olaydan bir adım uzaklasın, yargılarınızı bir kenara vazgeçerek tarafsız olarak değerlen­dirmesini yapın ve rastgele bir negatiflik duygusuna yer vermeyin.
* Anı yaşayın.
* Negatif düşünce ve duygular içinde takılıp kalmayın.
* Pozitif olun.
* Kusur yaptığınızda kendinizi cezalandırmayın. Kendinizi bağışlayın ve devam edin.
* Negatif duygu ve düşüncelerin içinizde birikmesinden kaçının.
* Öbür herkes gibi, gün içinde pek çok duyguyu yaşayacağı­nızı öğrenil; bunların kimisi pozitif kimisi negatif olacak­tır. Bu duyguları kabullenmek, olasıysa meseleleri ça­buk bir biçimde çözmek, yanlış inançları ve devirici negatif duygusal tepkileri değiştirmek ve enerjinizi daha neşeli ve rahat zamanlara gizlemek için kendinizi yönlendirin.
* Duygularınızın, yemek alışkanlıklarınızla nasıl alakalı oldu­ğunun farkına varın. Yemek yemeyi bir başa çıkma meka­nizması olarak kullanmayın. Olaylarla başa çıkmak için başka pozitif yollar bilin.
* Dinlenin. Bayağı bir metabolizma için iyi bir gece uyku­su çok ehemmiyetlidir. Uykusuzluk veya gece sık sık uyanmak, huzur dolu bir uykuyu bozan ve bilinçaltınızda yerleşmiş duygusal bir mevzudan kaynaklanır. Aynı zamanda bir stresten kaynaklanan adrenalin bitkinliğinin de belir­tisi olabilir.
* Şayet lüzumluysa veya kendinizi aralıksız depresyonda hissedi­yorsanız, tutuklanmış duygusal mevzuları açması ve onları çözmesi için bir terapiste danışmayı deneyin.
* Kendinize kısa ve uzun süreli emeller edinin ve kendiniz­den makul temennileriniz olsun. Kilo verme sürecinize ve emelinize değer verin. Tekerrür ince ve sağlıklı olmayı ne kadar istiyorsunuz?
* Kendinize, emelinize ulaşmak için makul bir zaman ve­rin ve ona sadık kalın.
* Kendinizi besinler yerine başka şeylerle mükâfatlandırın. Emellerinize ulaştıkça, kendinizi tebrik edin ve yolunuza
devam edin. Mükâfatlarınızı değer verdiğiniz şeyler arasın­dan seçin, misalin hep katılmak istediğiniz bir kursa kayıt yaptırmak, yolculuğa çıkmak, daha minik beden bir kıya­fet almak veya konutunuzun duvarına asmak için bir sanat ürü­nü almak önünden her geçtiğinizde zaferinizi hatırlaya­caksınız gibi.
* Her gün düşünmek, dua etmek veya meditasyon için va­kit ayırın. Tam lütufların farkına varın ve minnettarlığı­nızı ifade edin.
* Sizi sağlıklı olmayan besinleri yemeye neyin yönlendir­diğini bulun -stres, gevşeme, sosyal civar gibi- ve on­lardan kaçınmaya çalışın. Güdülerinizi hakimiyet etkeniz için evvel onları anlamanız gerekir.
* Duygularınızı ifade etmekten çekinmeyin. Gülün. Ağlayın.
* Kendinize inanın.
* Kendi alaka alanlarınız üzerinde çalışın. Sizin için en iyi olan şeyi, sizi sağlıklı, güçlü, uslu ve mutlu kılacak şeyleri yapmak için zaman ve mekân yaratın. Bu, besin diyarı­nın ötesinde de gayet hoş uygulanabilir. Mektebe geri dö­nün, sanat kurslarına katılın, hayal kurma cesareti göste­rin ve sonra onları uygulayın.
* Kilo vermeyi bir eylem değil bir yolculuk olarak düşünün. Bunu yeni ve geliştirici bir tecrübe haline getirin. Yol bo­yunca bildiğiniz her şey için minnet duyun

Tercih sizin
Tam bunların tek anahtarı sizsiniz. Daha iyi istikamette dokunuşa­ceğinize karar vermek zorundasınız. Bu tercihi hiç kimse sizin için yapamaz ve siz de hiç kimseye mesullük yükleyemezsiniz. Kendi parçanız haline getirmedikçe hiçbir tasarı işe afacan. Şayet ideal kilonuza, sıhhatinize, enerjinize, canlılığınıza sahip ol­mak istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız. Bunu satın alamaz veya bir yere yaptıramazsınız. Doğruyu veya yanlışı seçmekte özgürsünüz. Salata veya biftek yiyebilirsiniz. İyi su içebilir veya içmeyebilirsiniz. Egzersiz yapmaya karar verir veya egzersiz yap­mazsınız. Zayıf olabilir veya olmayabilirsiniz. Tercih sizin.

Tercihinizi yaparken, kararlarınızın yalnızca sizin değil, aynı zamanda ailenizin, etrafınızın ve cemiyetin üzerinde de tesiri olacağını usunuzda bulundurmalısınız.

Yolunuzu tanımlayın
Zafere giden yolculuk kendinize nerede olduğunuzu, ne­reye gideceğinizi ve oraya nasıl gideceğinizi sormanızı gerekti­rir. Kendiniz için doğru yolu bulmanın ve onu takip faktörün başka bir yolu yok. Şimdiye kadar bulunduğunuz veya şu an ol­duğunuz yeri sevmiyorsanız, aşikar ki farklılık yapmak zo­rundasınız!

En iyi güzergaha doğru ilerlemek için, varış yerinizi aydınlatarak işe başlayın. Emelinizi tanımlayın. Kastetmek için muhakkak ve ölçülebilir bir şeye lüzumunuz var. Aksi takdirde, oraya nasıl vardığınızı ve ne zaman vardığınızı nereden öğreneceksiniz? Ama­cınızın aynı zamanda da makul olması gerekiyor; on beş yıldır birikmiş ya da en azından senelerce süren makûs alışkanlıklar ne­deniyle oluşan kiloları yıldırım süratiyle vermeyi beklemek sade­ce kendinizi galibiyetsizliğe çekmek demektir. Emeliniz za­man çerçevesine sahip olmalıdır. O sebeple mesela, Haziran’a kadar 10 kilo vermeye ve Ağustos’a kadar da ideal kilonuz olan 65 kiloya ulaşmaya karar verin. Ya da üç ay içinde tansiyonu­nuzu bayağıya düşürmeye; yılbaşı partisi için 38 beden bir kıya­fet giymeye, adale kütlenizi artırmaya… Neyin peşinde olduğu­nuz mevzusunda dikkatli bir biçimde düşünün. Sonra bunu bir kenara yazın. Bir kâğıda yazmak, planınıza ne kadar sadık ol­duğunuzu gösterecektir.

Şimdi bir mola verin. Usunuzda varış yerinizi ve emelinizi tanımladınız; şimdi de yolculuğunuzdaki muhakkak mola yerlerini tanımlamalısınız. Hâlâ doğru yolda olduğunuzdan emin olmak için takip edebileceğiniz minik işaretler olmalı; her hafta diye­tinizdeki bir besini değiştirmek veya porsiyon ölçüsünü eksiltmek ya da daha fazla taze ürün almak gibi. Bir kere daha söylüyorum, planınızı yazın.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.